
O an her şey normaldi. İstanbul Boğazı'nın lacivert sularında vapur ilerlerken, yolcuların çoğu günün yorgunluğunu atıyor ya da akşam planlarını düşünüyordu. Kimse birkaç dakika sonra yaşanacak nefes kesen dramdan habersizdi.
Birdenbire—belki de içgüdüsel bir refleksle—bir yolcu sudaki garip bir hareketlilik fark etti. Önce gözlerine inanamadı. Acaba bir deniz kuşu muydü? Yoksa poşet mi? Hayır! İnanamıyordu ama bu bir insandı!
"İnsan var! Denizde biri var!" diye bağırmaya başladı. O an her şey değişti.
Son Saniyelerde Gelen Umut
Boğaz'ın dondurucu sularında çırpınan genç bir adamdı. Gücü tükenmek üzereydi ve her dalga onu biraz daha aşağı çekiyordu. Yüzme çabaları giderek zayıflarken, yardım çığlıkları da boğuluyordu adeta.
Vapur personeli hemen harekete geçti. Can yelekleri atıldı, denize halatlar sarkıtıldı. Her saniye çok değerliydi çünkü soğuk su insan vücudunu hızla etkisiz hale getiriyordu. İşte tam o sırada mucizevi bir şekilde yakından geçen başka bir tekne olay yerine yöneldi.
O anları yaşayan bir yolcu, "Hayatımda bu kadar hızlı tepki veren insanlar görmemiştim" diye anlatıyor sonradan. "Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor, bağırıyor, yardım etmek için seferber oluyordu."
Soğuk Suyun Pençesinden Kurtuluş
Kurtarma ekibi genç adamı sudan çıkarmayı başardığında, yüzü morarmış ve bilinci yerinde değildi. Hemen temel yaşam desteği uygulamaları başladı. Vapur personeli ve aralarında sağlıkçı olduğu anlaşılan yolcuların müdahalesi sayesinde genç adam kendine geldi.
İlk sorulan sorulara cevap veremiyordu belki ama nefes alıyordu—bu yeterliydi. Sahil Güvenlik ekipleri olay yerine intikal etti ve genç adamı hastaneye yetiştirmek üzere devraldılar.
Peki nasıl olmuştu da bu genç adam kendini Boğaz'ın soğuk sularında bulmuştu? Kimdi? Neden oradaydı? Bu soruların cevapları henüz net değil ama önemli olan hayatının kurtulmuş olması.
İstanbul Boğazı—güzelliğiyle büyüleyen ama aynı zamanda tehlikelerle dolu bir suyolu. Bugün yine bir can bu suların pençesinden kurtuldu. Ve herkesin ortak düşüncesi aynıydı: O yolculardan biri o an pencereden bakmasaydı, belki de her şey çok farklı olacaktı.
Hayat bazen saniyelik anlara bağlı. Bugün İstanbul Boğazı'nda bu gerçek bir kez daha kanıtlandı.