Bir Şehit Babasının Hikayesi: Oğlunu Teröre, Tüm Ailesini Depreme Şehit Verdi
Şehit Babası: Oğlumu Teröre, Ailemi Depreme Şehit Verdik

Bir Şehit Babasının Hikayesi: Oğlunu Teröre, Tüm Ailesini Depreme Şehit Verdi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri, Türkiye'yi derinden sarsarken, bir şehit ailesini de tarifsiz bir acıyla baş başa bıraktı. 2020 yılında İdlib'de terörle mücadele operasyonunda şehit düşen Piyade Uzman Onbaşı Fatih Saylak'ın ailesi, depremin simge noktalarından biri haline gelen Ebrar Sitesi'nde enkaz altında kalarak yaşamını yitirdi.

Deprem Öncesi: Bir Ailenin Son Buluşması

Onikişubat ilçesine bağlı Kale Köyü'nde ikamet eden Saylak ailesi, şehit oğulları Fatih'in üçüncü sene-i devriyesi dolayısıyla 5 Şubat günü Ebrar Sitesi'ndeki evde bir araya geldi. Bu buluşma, ailenin son görüşmesi olacaktı. Şehidin babası Ömer Saylak ise o gece hayvanlarına bakmak için köyüne dönmüştü, bu karar onun hayatını kurtardı.

04.17'de Gelen Felaket ve Kayıplar

Saat 04.17'de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem, Ebrar Sitesi'ni yerle bir etti. Depremde; şehidin annesi Nigar Saylak, kardeşleri İbrahim ve Elife, ağabeyi Osman Saylak, yengesi Gülbahar Saylak, ablası Ayşe, eniştesi Kasım Çayır ile torunları Esmanur, Fatma Nigar ve Fatih Çayır hayatını kaybetti. Yengesi Gülbahar Saylak'ın ikiz bebeklere hamile olduğu öğrenildi, bu da kaybın boyutunu daha da derinleştirdi.

Ömer Saylak'ın Acı Dolu İfadeleri

Depreme köyde yakalanan şehit babası Ömer Saylak, yaşadığı tarifsiz acıyı şu sözlerle anlattı: "Sabaha karşı büyük bir depremle uyandık. Hemen eşimi ve çocuklarımı aradım ama ulaşamadım. Şehir merkezine indiğimde Ebrar Sitesi'nin yerle bir olduğunu gördüm. Tüm ailem o enkazın altındaydı. Günler geçtikçe umudum tükendi. Eşim, çocuklarım, damatlarım ve torunlarım, şehit oğlum Fatih'in şehit olduğu 10 Şubat günü enkazdan çıkarıldı. Bir oğlumu teröre, tüm ailemi depreme şehit verdim."

Devlet Desteği ve Milletin Yanında Oluşu

Deprem sonrası süreçte devletin yaraları hızla sarmaya çalıştığını belirten Ömer Saylak, şunları söyledi: "Benim gibi herkes büyük acılar yaşadı. Devletimiz her an yanımızda oldu. Beni o zor günlerimde hiç yalnız bırakmadılar. Kaymakam, askerler ve diğer yetkililer sürekli gelip benimle ilgilendiler. Devletimiz var olsun. Yıkılan binaların yerine yenileri kısa sürede yaptı ve teslim etti. Cumhurbaşkanımız sözünü tuttu. Başka bir ülkede bu kadar kısa sürede bu mümkün olmazdı."

Bu hikaye, depremin yıkıcı etkilerini ve bir ailenin nasıl iki büyük trajediyle sınandığını gözler önüne seriyor. Ömer Saylak'ın yaşadıkları, Türkiye'nin son yıllarda karşılaştığı zorlukların insani boyutunu hatırlatırken, devletin bu süreçteki desteğini de vurguluyor.