İstanbul'da Uyuşturucu ve Cinsel İlişki Skandalında Şok İfadeler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma çerçevesinde, 'şüpheli' sıfatıyla Dilvin Miray Çalkın'ın ifadesi alındı. Bu ifade, İstanbul'da gerçekleştiği iddia edilen uyuşturucu ve cinsel ilişki skandalına dair çarpıcı detayları ortaya koydu.
Bağdatlı'nın Uyuşturucu Kullanımı ve Dağıtımı İddiaları
Çalkın, ifadesinde önemli iddialarda bulunarak, 'Gönül Mama' kod adlı Gülşah Rojin Demir'in kadınları erkeklerle tanıştırıp maddi menfaat elde ettiğini öne sürdü. 2023 yılında Zorlu Raffles Otel'de Demir'in aracılığıyla tanıştığı ve İBB soruşturmasının firari ismi olarak bilinen Emrah Bağdatlı ile cinsel birliktelik yaşadığını belirten Çalkın, Bağdatlı'nın uyuşturucu madde kullandığını ve birlikte otele gelen kadınlara bu maddeleri dağıttığını iddia etti.
Çalkın, "Bağdatlı, yanında cebinden çıkardığı parayı rulo yaparak uyuşturucu maddeyi çekti. Kendisiyle cinsel birlikteliğimizde farklı istekleri oldu ancak ben bunu kabul etmedim" şeklinde konuştu. Bu ifadeler, skandalın boyutunu daha da derinleştirerek, uyuşturucu kullanımının yaygınlığına işaret ediyor.
Ongun ve Köksal'ın Skandala Dahil Olduğu İddiaları
2023 yılında Bağdatlı ile yaşadığı cinsel birliktelik sırasında, tutuklu eski İBB Sözcüsü Murat Ongun'un da aynı otelde bulunduğunu ifade eden Çalkın, "Ancak İBB'deki görevini bilmiyordum. Fotoğrafı gösterildi, teşhis ettim" beyanında bulundu. Çalkın, Ongun ile de 2023 yılında yine Zorlu Raffles Otel'de cinsel birliktelik yaşadığını ve kendisini Gülşah Rojin Demir'in yönlendirdiğini ileri sürdü.
İBB soruşturmasında tutuklu yargılanan Hüseyin Köksal'ın kadın ayarlayan kişilerden biri olduğunu iddia eden Çalkın, Köksal, Bağdatlı ve Ongun ile birlikte cinsel birliktelik yaşadığına ilişkin fotoğrafların kendisine gösterildiğini ve bu kişileri teşhis ettiğini belirtti. Bu durum, skandalın birden fazla kişiyi kapsadığını ve organize bir yapıya işaret ettiğini gösteriyor.
Diğer İsimler ve Mağduriyet İddiaları
Çalkın, Melisa, Reyhan ve Burcu isimli kişilerin de benzer şekilde kullanılan kadınlar olduğunu iddia ederek, bazı kişilerin bu faaliyetler nedeniyle "mağdur" olduğunu savundu. Bu ifadeler, skandalın sadece birkaç kişiyle sınırlı olmadığını, daha geniş bir çevreyi etkilediğini ortaya koyuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması devam ederken, bu ifadelerin yargı sürecinde nasıl değerlendirileceği merak konusu olmaya devam ediyor. Skandalın detayları, toplumda şok etkisi yaratarak, adalet mekanizmasının hızlı ve etkili bir şekilde işlemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.