Gazze'de çocuklar savaşın gölgesinde çocukluklarını yaşayamıyor
Gazze'de çocuklar savaşın gölgesinde hayata tutunuyor

Gazze Şeridi'nde yıkılan evlerin enkazları ve yerinden edilenlerin çadırları arasında zorlu yaşam koşullarıyla mücadele eden çocuklar, okullarından, oyun alanlarından ve normal hayatın tüm unsurlarından uzak şekilde günlerini geçiriyor. Çocukların çoğu için öncelikler artık gıda, su ve hayatta kalmak için gerekli temel ihtiyaçlara erişim etrafında şekilleniyor.

Çocukluk hayalleri savaşın gölgesinde kaldı

Gazze'deki çocuklar savaşın gölgesinde çocukluklarından ve hayallerinden mahrum bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. Çadırda annesine gündelik işlerde yardım eden Filistinli kız çocuk Mira, gününün büyük bölümünü su taşımak, aşevinden yemek almak ve ailesine yardım etmekle geçirdiğini belirterek, şunları söyledi:

"Savaştan önce evde yaşıyorduk, şimdi ise çadırda yaşıyoruz. Eskiden televizyon izler, kuzenlerimle oynardım ama onlar şehit oldu. Kiminle oynayayım? Babam bizi denize götürürdü, oyun alanlarına götürürdü. Şimdi ne evimiz kaldı ne de gidecek bir yerimiz. Dünyadaki diğer çocuklar gibi yaşamak, oynamak, gülmek ve mutlu olmak istiyorum."

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Geceleri uyuyamıyorlar

Savaşın kendisini psikolojik olarak da etkilediğini anlatan Mira, geceleri uyumakta zorlandığını ifade ederek, "Artık tek başıma tuvalete gidemiyorum. Annemin ışığı açmasını bekliyorum. Sürekli suyu nasıl dolduracağımı, aşevine ne zaman gideceğimizi düşünüyorum. Bombardıman ve enkaz gördüğüm kabuslar görüyorum. Uyuyamıyorum." diye konuştu.

11 yaşındaki Filistinli çocuk Muhammed el-Caruşe ise çadır hayatının ve günlük sorumlulukların çocuklar için ağır bir yük olduğunu belirterek, "Biz bu işleri kaldırabilecek yaşta değiliz. Sabah kalkınca su doldurmaya gidiyorum, sonra okula gidiyorum, ardından aşevinden yemek almaya çalışıyorum. Savaştan önce bunların hiçbirini yapmıyorduk. Ne su taşırdık ne ateş yakardık ne de yemek kuyruğuna girerdik." ifadelerini kullandı.

İsrail saldırıları nedeniyle ailesinin yeni yaptığı evi kaybettiğini anlatan Muhammed, "Evimiz yeniydi. Daha sadece iki gün uyuyabilmiştim içinde. Sevincini bile yaşayamadan savaş çıktı ve her şey yıkıldı. Amcamı da kaybettim. Ben de dünyadaki diğer çocuklar gibi olmak istiyorum. Evimize dönmek, kendi yatağımda uyumak istiyorum." dedi.

İşgalcinin ilk hedefi oldular

Filistin verilerine göre, çatışmanın başlangıcından bu yana 21 binden fazla çocuk öldürüldü; bunların yaklaşık 19 bini okul çağındaki çocuklar, 450'den fazlası bebekler, 1000'den fazlası bir yaşın altında ve 5 binden fazlası 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Yaralı çocuk sayısı 44 bini aşmış durumda. Çocukların çoğu, sağlık sektörüne verilen büyük hasar nedeniyle gerekli tıbbi bakıma erişmekte zorluk çekiyor.

Veriler, 200'den fazla çocuğun açlık ve yetersiz beslenmeden veya çadırlardaki zorlu yaşam koşullarından dolayı hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. İsrail saldırılarının bir diğer sonucu olarak, yaklaşık 58 bin Filistinli çocuk ebeveynlerinden birini kaybetti. Savaşın etkileri sadece insan kayıplarıyla sınırlı kalmadı; eğitim sürecini de etkiledi. Çok sayıda okul yıkıldı veya hasar gördü, dersler uzun süre aksadı, binlerce çocuk eğitimden mahrum kaldı. Uzmanlar ve insan hakları örgütleri, çocukların bombalama, öldürme, yerinden edilme ve aile üyelerinin kaybı gibi durumlara maruz kalmaları nedeniyle uzun vadeli psikolojik sonuçlar konusunda uyarıda bulunuyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması