FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Ancak o karanlık gecede yaşananlar hafızalardan silinmiyor. İstanbul'da o dönemki adıyla Boğaziçi Köprüsü'nde darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu kasığından vurulup ağır yaralanan 15 Temmuz gazisi Resul Çakır, hem köprüde yaşadıklarını ve tedavi sürecini hem de kalkışmanın 10'uncu yıl dönümünde hissettiklerini Yeni Şafak'a anlattı.
Vurulunca Anladım
Kalkışma gecesi Kısıklı'da bulunduğunu anlatan Çakır, silah seslerini duyunca annesiyle vedalaşıp köprüye gittiğini söyledi. Evden çıkarken annesine “Ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz, sakın üzülme” dediğini ifade eden Çakır, “O an bunu neden söylediğimi bilmiyorum. Annem de anlam veremedi. Meğer kader beni gaziliğe çağırıyormuş. Vurulup gazi olunca bu sözün anlamını anladım” diye konuştu.
Bagajda Hastaneye Götürdüler
Gişelere ulaştığında yerde kan izleri gördüğünü belirten Çakır, “Telefonda kardeşimle konuşuyordum. Bir anda ateş açıldı ve kasık bölgemden vuruldum” dedi. O an içinin tarif edemeyeceği bir huzurla kaplandığını ve kelime-i şehadet getirdiğini kaydeden Çakır, “2 genç beni bir otomobilin bagajına koydu. Ön koltukta bir şehit vardı, bagajda ise ben. Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne gittik” ifadelerini kullandı.
Aort Damarı Patlamış
Hemen ameliyata alındığı bilgisini veren Çakır, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi: “Şuurum açıktı ama çok ağrım vardı. Aort damarım patlamış, buna rağmen hayatta kalmışım. Doktorlar mucize olduğunu söyledi. 1 ayı yoğun bakımda olmak üzere 77 gün hastanede kaldım. 1 yıl çift koltuk değneği kullandım. Kurşun kaba etimi parçaladığı için uzun süre oturmakta bile zorlandım.”
Destek Olmadan Yürüyemiyor
“Yaşamımı destekleyici yürüme ekipmanlarıyla sürdürüyorum. Kalıcı bir tedavim yok ancak destek alarak yürüyebiliyorum. Her yıl stent kontrollerimi yaptırıyorum. Ağrılarım zaman zaman dayanılmaz hale geliyor. O zaman da iğne tedavisi görmek zorunda kalıyorum. Sağlık durumum nedeniyle darbe davalarından yalnızca 2 duruşmaya katılabildim. Orada bulunmak hem bedenen hem de psikolojik olarak bana çok ağır geldi.”
Her Sela O Geceyi Hatırlatıyor
“Aradan geçen 10 yıla rağmen yaşadıklarımı unutamıyorum. Engelli kaldığım için zaten yıl boyu yaşadıklarımı unutma şansım da yok. Ancak 15 Temmuz’da duygularım daha da yoğunlaşıyor. 15 Temmuz geldiğinde içimi hüzün kaplıyor. Okunan her sela bana o geceyi hatırlatıyor. Gazilik büyük bir gurur ama aynı zamanda ağır bir sorumluluk. Bu ünvana yakışır şekilde yaşamaya çalışıyoruz.”
Hastaneye Yetiştiren de Gazi Olmuş
Resul Çakır, yıllar sonra hastanede, kendisini o gece arabaya bindirip hastaneye götürenlerden biriyle karşılaştığını anlattı. O isim Gökhan İşcan. Çakır, kendilerini duygulandıran o karşılaşmayla ilgili şunları söyledi: “O da gazi olmuş. Dostluğumuz kanla yazıldı. İnşallah ahiret biletimiz de yan yana kesilir.”



