Türkiye'nin gündemine oturan büyük uyuşturucu operasyonu, arka plandaki isimleri ve kirli ilişkiler ağını gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan isimlerden biri olan iş insanı Kasım Garipoğlu ile ilgili Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör çarpıcı detaylar paylaştı. Güngör'ün kaleme aldığı yazı, Garipoğlu'nun uyuşturucu ticareti piramidinin tepesine uzanan bağlantılarını ve yurtdışına aktarılan finansal ağını gözler önüne serdi.
Dominik Pasaportlu Kevin Graham: Kasım Garipoğlu Kimdir?
Geçen hafta perşembe günü yakalama kararı çıkarılan, ancak firar ettiği için bulunamayan Kasım Garipoğlu, tanınmış iş insanı Hayyam Garipoğlu'nun oğullarından biri olarak biliniyor. Aile, Garipoğlu Şirketler Topluluğu, batırılan Sümerbank'ın sahipliği, POAŞ özelleştirmesi ve Türkbank skandalı gibi olaylarla Türkiye gündemine gelmişti. Kasım Garipoğlu aynı zamanda Münevver Karabulut cinayeti sanığı Cem Garipoğlu'nun da amcası konumunda.
Güngör'ün yazısına göre, Kasım Garipoğlu Dominik Cumhuriyeti vatandaşı ve pasaportunda Kevin Graham ismini kullanıyor. Gayrimenkul, eğlence ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren Garipoğlu'nun, İngiltere merkezli Global Kapital Group (GKG), Divine Circus, Trive Financial Holding ve Miami'deki GKG Holding LLC gibi birçok şirketi bulunuyor. Hollanda ve Macaristan'da Trive Bank adıyla dijital bankacılık hizmeti veriyor.
Malta-ABD-Türkiye Hattında Para Trafiği ve Şoförün İfşası
Kasım Garipoğlu'nun Malta, Avrupa, ABD ve Türkiye arasında bir para trafiği yönettiği iddia ediliyor. Türkiye'deki Trive Yatırım adlı aracı kurumunun, Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) sermayesinin üç katından fazla borçlanma izni aldığı ve piyasada 10 adet fonunun olduğu belirtiliyor. Operasyon sonrası Takasbank'ın risklere karşı tedbir aldığı biliniyor. Garipoğlu'nun Türkiye'deki mal varlıklarına el konulmuş olsa da, paranın çoktan yurtdışına aktarıldığı vurgulanıyor.
Olayın dikkat çeken bir diğer boyutu ise Garipoğlu ailesi hakkında bilgi veren isimler. Bir dönem batık banka operasyonlarıyla tanınan Korkmaz Yiğit'in kardeşi Gürbüz Yiğit, Garipoğlu ailesinden 7 milyon 850 bin dolar alacağı olduğunu iddia ederek şikayette bulundu. Yiğit'in verdiği ifadede, "Benim paramı vermek yerine baba-oğul parayı kumarda ve uyuşturucuda harcamışlar" dediği aktarılıyor.
Yiğit'in iddiaları, Kasım Garipoğlu'nun şoförü Ahmet Akçay'ın ifadeleriyle de örtüşüyor. Şoförün beyanları, baba Hayyam ile oğul Kasım arasında bir "uzlaşı" olduğunu gösteriyor: Kasım, babasının her hafta sonu yurtdışında kumarda harcadığı milyon dolarlara karışmıyor; Hayyam ise oğlunun uyuşturucu kullanımı ve trafiğini görmezden geliyor.
Savcılığın Tespitleri ve Piramidin Tepesine Uzanan İlişkiler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tespitlerine göre, Kasım Garipoğlu operasyonda adı geçen dört büyük uyuşturucu torbacısının ikisiyle iyi ilişkilere sahip. Bu durum, soruşturmanın piramidin daha üst katmanlarına ulaşması için Garipoğlu'nun kilit bir isim haline geldiğini gösteriyor. Dilek Güngör, "Garipoğlu'ndan piramidin tepesine ulaşmak bir adım daha kolaylaşacak" ifadelerini kullanarak, önümüzdeki günlerde daha önemli gelişmelerin yaşanabileceğine işaret ediyor.
Güngör'ün yazısında ayrıca, Kasım Garipoğlu'nun villasında 15 günde bir 'sapkın' partiler düzenlediği iddiası da yer alıyor. Ailenin, el koyma kararının geri alınması için 'hatırlı dostlarını' devreye sokmaya çalıştığı da yazıda belirtilen diğer iddialar arasında.
Sonuç olarak, genişleyen uyuşturucu operasyonu sadece organize suç örgütlerini değil, iş ve finans dünyasının üst kademelerindeki karanlık bağlantıları da sorgulatıyor. Kasım Garipoğlu dosyası, bu bağlantıların ne denli derin ve yaygın olabileceğinin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.