
Haber geldi, nefesler tutuldu... Denizli'nin Beyağaç ilçesinde dün öğle saatlerinde aniden başlayan orman yangını, adeta bir seri katil gibi komşu il Aydın'ın Karacasu ilçesine de sıçradı. Aman tanrım, o anları düşünsenize! Rüzgarın da zalimce yardım etmesiyle alevler hızla yayıldı, ormanlık alanı bir alev denizine çevirdi.
İlk anda seferberlik ilan edildi resmen. İtfaiye ekipleri, orman işçileri, gönüllüler... Herkes tek yürek oldu. Havadan helikopterler ve uçaklar yangına müdahale etmek için su ve yangın söndürme malzemesi attı. Karadan ise adeta bir insan zinciri kuruldu. Saatler gece yarısını gösterdiğinde bile mücadele devam ediyordu. Karanlıkta dans eden alevlerle savaşmak – inanılmaz derecede zordu.
Yaklaşık 36 saatin sonunda, o müjdeli haber geldi: Yangın artık kontrol altında! Ekipler soğutma çalışmalarına hâlâ devam ediyor, çünkü biliyoruz ki en ufak bir kıvılcım her şeyi yeniden başlatabilir. Şu an için can kaybı ya da yerleşim yerlerine ulaşma tehlikesi bildirilmedi – ki bu, tüm bu çabanın en sevindirici yanı.
Peki Ya Sonrası?
Yangının çıkış sebebi henüz netlik kazanmış değil. İncelemeler sürüyor. Ancak asıl mesele şu: Bu olay, orman yangınlarıyla mücadelede ne kadar hazırlıklı olduğumuzu bir kez daha sorgulattı. Hava araçlarının zamanında müdahalesi işleri ne kadar değiştirdi, kim bilir...
Bölge halkı ise – elbette – büyük bir korku yaşadı. Evlerini, anılarını, doğayı kaybetme korkusu. Şimdi ise derin bir 'oh' çekmiş durumdalar. Umarız bir daha böyle bir şey yaşanmaz ve umarız bu, hepimiz için bir uyarı olur.