
Güzel İzmir'imiz, son günlerde ne yazık ki hiç de hoş olmayan bir manzaraya sahne oluyor. Sahilleri, parkları, o doyasıya gezdiğimiz mesire alanları... Hepsi, bazı duyarsız vatandaşların bıraktığı çöpler yüzünden perişan halde.
Düşünsenize; güneşin muhteşem doğuşunu izlemek için gittiğiniz sahilde, ayaklarınızın altında poşetler, pet şişeler, yiyecek artıkları... İnsanın içi acıyor gerçekten.
Piknik Sonrası Vahşet Manzaraları
Özellikle hafta sonları, ailelerin akın ettiği piknik alanları adeta savaş alanına dönüyor. Mangı keyfinden sonra geride bırakılanlar inanılmaz: kömür artıkları, teneke kutular, yağlı kâğıtlar... Sanki hiç bu şehrin bir parçası değilmişiz gibi davranıyor bazılarımız.
Belediye ekipleri var, evet. Gece gündüz demeden çalışıyorlar. Ama yetmiyor! İnsanların birazcık olsun vicdanlı olması, çöplerini toplaması o kadar zor mu?
En Kötü Durumdaki Bölgeler
- Şehir merkezindeki sahil parkları: Özellikle akşamüstü yürüyüşünden sonra kalan izler içler acısı
- Piknik alanları: Doğayla baş başa kalmak isterken çöple baş başa kalıyorsunuz
- Site ve apartman arkaları: Kimse görmesin diye atılan çöplerin son durağı
Durum o kadar vahim ki, bazı bölgelerde yürümek için neredeyse çöp dağlarının arasından geçmek zorunda kalıyorsunuz. Bu nasıl bir umursamazlık, nasıl bir bencillik?
Belediye Ne Diyor?
Yetkililer, nüfus yoğunluğu ve kontrolsüz kullanımın sorunu katladığını söylüyor. "Ekiplerimiz sürekli temizlik yapıyor ama vatandaşlarımızın da duyarlı olması şart" diyorlar. Haklılar da... Sonuçta bu şehir hepimizin.
Aslında çözüm çok basit: Herkes çöpünü toplasa, en azından çevresine saygı gösterse, İzmir yine o eski güzel İzmir'imiz olacak. Deniz, kum, güneş... Hepsi bu kirlilikten kurtulacak.
Umarım bu yazı, en azından birkaç kişinin daha dikkatini çeker ve biraz olsun vicdanları harekete geçirir. Çünkü temiz bir çevre, hepimizin hakkı.