ABD medyası TAYFUN füzesini mercek altına aldı
ABD merkezli savunma yayını Defence Blog, Türkiye'nin milli balistik füze programındaki son gelişmeleri analiz etti. Haberde, ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN füzesinin son testinde hareketli bir deniz hedefini başarıyla vurmasının, Türkiye'nin uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetinde yeni bir dönemin kapısını araladığı vurgulandı.
TAYFUN füzesinin gelişim süreci
Defence Blog'un aktardığına göre TAYFUN, ROKETSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından BORA füzesi temel alınarak geliştirildi. Füzenin ilk test atışı 20 Ekim 2022'de gerçekleştirildi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın o dönem yaptığı menzil açıklamaları, özellikle Yunanistan'da büyük ses getirdi ve Atina yönetiminde rahatsızlık oluşturdu.
Seri üretim ve yüksek hassasiyet
İlk testin ardından Mayıs 2023'te ikinci deneme başarıyla tamamlanırken aynı ay seri üretim süreci başladı. Şubat 2025'te Rize açıklarında gerçekleştirilen üçüncü testte ise TAYFUN, yüzlerce kilometre uzaklıktaki deniz hedefini yaklaşık 5 metrelik isabet hassasiyetiyle vurdu. Defence Blog, bu başarının TAYFUN'un yüksek hassasiyetini ortaya koyduğunu, son testte kullanılan yeni arayıcı başlık sayesinde artık hareket halindeki deniz hedeflerinin de başarıyla vurulabildiğini belirtti.
Türk savunma sanayisinin yükselişi
Haberde yalnızca teknik başarılar değil, Türk savunma sanayisinin ekonomik yükselişi de öne çıkarıldı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci'nin açıklamalarına yer veren Defence Blog, şirketin 2025 yılında 750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini, toplam cirosunun 2 milyar doları aştığını ve yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesine imza attığını aktardı. Şirketin 2026 yılında ihracat, ciro ve sipariş hacmini yüzde 50 daha artırmayı hedeflediği ifade edildi.
CENK füzesi de mercek altında
Haberde TAYFUN'un ardından geliştirilen CENK balistik füzesine de yer verildi. İlk kez kamuoyuna tanıtılan CENK'in TAYFUN'dan çok daha büyük bir platform olduğu belirtildi.
Stratejik önem ve caydırıcılık
Defence Blog, Türkiye'nin hareketli savaş gemilerini karadan vurabilecek balistik füze kabiliyeti kazanmasının yalnızca teknik bir gelişme olmadığını vurguladı. Haberde, Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaşanan deniz yetki alanı anlaşmazlıkları başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hatırlatılarak, hareketli deniz hedeflerini vurabilen balistik füze kabiliyetinin Türkiye'nin caydırıcılığını önemli ölçüde artırdığı ifade edildi. Savunma yayını, bu kabiliyetin özellikle komşu ülkelerde dikkatle takip edildiğini ve bölgedeki askeri dengeler açısından stratejik önem taşıdığını değerlendirdi.
Türkiye sayılı ülkeler arasında
Defence Blog'un analizine göre Türkiye, TAYFUN ve CENK gibi projelerle yalnızca yeni füze sistemleri geliştirmiyor; aynı zamanda dışa bağımlılığı azaltan yerli ve milli savunma sanayisi vizyonunu da güçlendiriyor. Milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil balistik füzeler, hem Türk Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcılığını artırıyor hem de Türkiye'yi uzun menzilli hassas vuruş teknolojisine sahip sayılı ülkeler arasına taşıyan önemli projeler arasında gösteriliyor.



