ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerinin iyi olduğunu ancak Netanyahu'nun biraz aklını başına alması gerektiğini ifade etti. Trump, ABD merkezli Axios haber sitesine verdiği röportajda İran savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmeler hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Trump: İran Askeri Olarak Tamamen Yenilgiye Uğratıldı
Röportajda İran'ın askeri olarak tamamen yenilgiye uğratıldığını öne süren Trump, imzalanan mutabakat zaptının şartsız teslimiyet anlamına geldiğini savundu. ABD'nin askeri gücünü gösterdiğini iddia eden Trump, 'Böyle bir ablukayı başka kim uygulayabilirdi? Bir deniz ablukası kurdum ve tek bir gemi bile geçemedi. Bazıları denedi ama uzun sürmedi' dedi.
Savaşın Ekonomik Sonuçları
Trump, İran ile anlaşmaya varılmaması halinde ortaya çıkabilecek ekonomik sonuçların ciddi boyutlara ulaşabileceğini kabul etti. İran'a karşı daha sert davranması gerektiğini savunanlara cevap veren Trump, 'Daha sert olmanın tek yolu iki ya da üç hafta daha devam edip, onları yoğun şekilde bombalamak olurdu. Peki bu bize ne kazandıracaktı? Hürmüz Boğazı açık kalmayacaktı' ifadelerini kullandı.
Çatışmaların sürmesi durumunda petrol akışının durabileceğini belirten Trump, 'Aylarca petrol alamazdık. Bombalar düşerken o boğaz otomatik olarak kapanır. Bu tür bir durum dünya çapında bir ekonomik bunalıma yol açabilir' dedi.
Netanyahu ve İsrail Değerlendirmesi
'Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir devlet olmazdı' diyen Trump, Netanyahu ile ilişkilerinin iyi olduğunu ancak Netanyahu'nun biraz aklını başına alması gerektiğini ifade etti. 'İsrail'in Lübnan'a saldırmasını engelleyebilecek misiniz?' sorusuna Trump, 'Evet. Bana büyük saygı duyuyorlar ve ne dersem onu yapıyorlar' yanıtını verdi.
Anlaşmaya Tepkiler
İran ile varılan anlaşmaya tepki gösteren Cumhuriyetçileri de hedef alan Trump, 'Eskiden saygı duyduğum bazı insanlara artık saygı duymuyorum. Onlar aşırı sertlik yanlıları' ifadelerini kullandı. İran ile varılan anlaşmanın savaş öncesindeki taleplerinin gerisinde kaldığı yönündeki sorular üzerine Trump, İran'ın sonuçta şartsız teslim olduğunu ve bunun aynı zamanda bir rejim değişikliği anlamına geldiğini savundu.
ABD'deki 'Büyük Buhran' ile özdeşleşen ABD'nin 31. Başkanı Herbert Hoover'ı hatırlatan Trump, 'Başkan olarak birincil arzum asla Herbert Hoover gibi olmamak' dedi.



