Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Türkiye'nin NATO içindeki önemine dikkat çekerek, Orta Doğu ve Kafkasya'da istikrar için Türkiye ile diyaloğun kritik olduğunu vurguladı. Kallas, Ankara Zirvesi'nin tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Kallas: Türkiye NATO'da İkinci Büyük Orduya Sahip
Kallas, Türkiye'nin AB'ye aday bir ülke olduğunu hatırlatarak, "NATO açısından bakıldığında Türkiye, İttifak'ın ikinci büyük ordusuna sahip ve çok güçlü bir savunma sanayisi bulunuyor. Bu nedenle NATO içinde son derece önemli bir konuma sahip" dedi. Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolüne değinen Kallas, Kafkasya'daki istikrar için Türkiye ile diyaloğun şart olduğunu ifade etti.
Ankara Zirvesi: Tarihi Bir Dönüm Noktası
7-8 Temmuz'da gerçekleşecek NATO Ankara Zirvesi'ne değinen Kallas, "Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle. Transatlantik ilişkiler son dönemde ciddi baskı altında kaldı. Bu nedenle birlik mesajı vermek son derece önemli. Bu, yalnızca İttifak için değil hasımlarımıza da güçlü bir mesaj olacaktır" şeklinde konuştu. Zirvede savunma sanayisi üretiminin artırılması, savunma ve caydırıcılığın güçlendirilmesi ile Ukrayna'ya daha fazla destek verilmesinin ele alınacağını belirtti.
Avrupa'nın Ortak Ordusu Yok
Kallas, "Avrupa'nın ortak bir orduya ihtiyacı var mı?" sorusuna "Hayır" yanıtını verdi. Her üye devletin kendi ordusunun bulunduğunu ve bunların NATO'nun genel savunma yapısının parçası olduğunu dile getiren Kallas, "Dolayısıyla her AB üyesinin ayrıca Avrupa liderliğine bağlı ikinci bir ordu kurması mümkün değil. Elimizdeki araçlarla çalışmalıyız. Savunma kabiliyetlerimizi güçlendirmemiz ve savunmaya daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor ancak bunu birlikte yapmamız da önemli çünkü tehditler bölgesel, verilecek yanıt da bölgesel olmalı" ifadelerini kullandı.
NATO ile Mükerrerlik Riski Yok
Avrupa başkentlerinin savunma kapasitesini NATO ile mükerrerlik riski olmadan geliştirmesi konusunda Kallas, amacın herhangi bir mükerrerlik yaratmamak olduğunu, bu nedenle NATO'yla sürekli yakın temas halinde bulunduklarını söyledi. "Bizim için önemli olan, NATO içindeki Avrupa ayağını güçlendirmek ve böylece NATO'yu daha güçlü hale getirmek. Mevcut kabiliyet eksikliklerini belirliyoruz. Ayrıca üye ülkeleri ortak tedarik projelerine yönlendiriyoruz çünkü bazı savunma kabiliyetleri tek bir ülkenin karşılayamayacağı kadar maliyetli" dedi.
Ukrayna'dan Alınacak Dersler
Avrupa'nın yeni kabiliyetler konusunda Ukrayna'dan da öğreneceği çok şey olduğunu ifade eden Kallas, "Bütün bunlar, Avrupa'yı NATO içinde daha güçlü hale getirmek için yaptığımız çalışmalar" diye konuştu.
Kıbrıs Meselesi ve BM Desteği
AB ile Türkiye'nin Kıbrıs meselesini de ele alması gerektiğini belirten Kallas, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in arabuluculuk ve müzakere çabalarını desteklediklerini vurguladı. Kıbrıs'ta barışçıl çözüme ulaşılmasının birçok sorunun önünü açacağını düşündüğünü ifade etti.
İsrail'in Adımları Kınıyor
İsrail'in uluslararası hukuk ihlallerine değinen Kallas, "İsrail'in attığı adımlar, Avrupa'da geniş ölçüde kınanıyor. Özellikle şiddet yanlısı yerleşimcilerin eylemleri ve yerleşim faaliyetleri, iki devletli çözümü fiilen imkansız hale getiriyor" uyarısında bulundu. Avrupa'nın hem iki devletli çözümün hem de Filistinlilerin en güçlü destekçisi olduğunu belirtti.
Diyalog Vurgusu
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın kendisiyle ilişkileri kesme kararına ilişkin Kallas, "Diyalog, bu meseleleri dile getirmenin ve sesimizi duyurmanın tek yolu" dedi. Saar'ın kendisiyle görüşmeyeceğini açıklaması üzerine, "Eleştiriyle karşı karşıya kaldığınızda verilecek doğru tepki bu değil" ifadelerini kullandı.



