Körfez Ülkeleri ABD'den Bağımsız Güvenlik Düzeni İçin Harekete Geçti
İngiliz gazetesi The Telegraph'ın haberine göre, Körfez ülkeleri İran'la olası bir savaş sonrası döneme hazırlanırken Washington'dan bağımsız bir bölgesel güvenlik düzeni kurma çabası içinde. Özellikle Donald Trump döneminde yaşanan gelişmeler, ABD'nin güvenilirliğini ciddi şekilde zedeledi ve Körfez başkentlerini yeni arayışlara itti.
İran'la Peş Peşe Diplomasi Trafiği
Habere göre son dönemde İran ile Umman, Umman ile Katar, İran ile Suudi Arabistan ve Katar ile Suudi Arabistan arasında yoğun görüşmeler gerçekleştirildi. Taraflar, savaş sonrası oluşacak yeni jeopolitik düzeni ve İran'la bölgesel birlikte yaşamın kurallarını masaya yatırdı. The Telegraph, bu diplomatik temasların henüz başlangıç olduğunu ve önümüzdeki dönemde daha fazla görüşmenin yapılmasının beklendiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı ve Ekonomik Teşvikler Masada
Görüşmelerde en önemli başlıklardan biri, dünya enerji ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nın nasıl yönetileceği oldu. Taraflar, boğazdaki gemi trafiğinin yönetimi ve İran'a verilebilecek ekonomik teşvikler karşılığında Tahran'ın sağlayabileceği olası güvenlik tavizlerini ele aldı. Bu görüşmeler, ABD ile İran arasında ağustos sonuna kadar uzun vadeli bir anlaşmaya varılması amacıyla yürütülen müzakerelerle aynı dönemde gerçekleşse de Washington'dan ayrı bir diplomatik kulvarda ilerliyor.
ABD'nin Güvenilirliği Ciddi Biçimde Azaldı
Orta Doğu Enstitüsü'nden bir uzman, The Telegraph'a yaptığı değerlendirmede, "ABD'nin güvenilirliği uzun yıllardır ciddi şekilde geriliyor" ifadelerini kullandı. The Telegraph, Körfez ülkelerinin artık "ABD ne yapacak?" sorusundan çok, "İran'la nasıl bir denge kurulabilir?" sorusuna odaklandığını belirtti. Uzman, Körfez ülkelerinin İran'la kendi anlaşmalarını yapmasının şaşırtıcı olmayacağını söyledi.
Kamuoyunda ABD ile Uyum Mesajı
Öte yandan Körfez ülkeleri kamuoyuna verdikleri mesajlarda hala Washington'la uyumlu bir çizgi izliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da katıldığı son bölgesel toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, Hürmüz Boğazı'nda "serbest, koşulsuz ve sınırsız seyrüsefer" vurgusu yapıldı. Bildiride boğaz üzerinde herhangi bir ülkenin ücret, vergi veya kontrol uygulamasına karşı çıkıldı. Ancak habere göre Körfez ülkeleri, İran'ın elindeki en büyük koz olarak gördüğü Hürmüz üzerindeki etkisinden kolay kolay vazgeçmeyeceğinin de farkında.
İran'ın Stratejik Kozu: Hürmüz
The Telegraph'ın aktardığına göre Tahran'da, Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için çeşitli "hizmet ücretleri" uygulanması fikri de tartışılıyor. Bu ücretlerin mayın temizleme faaliyetleri, çevresel zararların azaltılması, liman masrafları veya sigorta giderleri için kullanılabileceği öne sürülüyor. Ancak mekanizmanın nasıl işleyeceği, gelirlerin kim tarafından toplanacağı ve kime aktarılacağı henüz belirsiz. İran ise şimdiden yeni bir adım attı. Yeni kurulan Körfez Boğazı Otoritesi aracılığıyla gemilerin İran sigortasına sahip olması yönünde bir düzenleme hazırladı. Bu uygulamanın, Tahran ile Washington'ın uzun vadeli bir anlaşmaya varmayı hedeflediği 60 günlük sürenin sonunda yürürlüğe girmesi planlanıyor.
İran Nükleer Silahlardan Daha Etkili Bir Koz Buldu
Uzmanlar, İran'ın artık Hürmüz Boğazı'nın nükleer programdan bile daha etkili bir baskı aracı olduğunu fark ettiğini söyledi. Gazeteye göre Tahran, bu kozunu kaybetmemek için elinden geleni yapacak ve gelecekteki herhangi bir anlaşmada da bu avantajını korumaya çalışacak.
Körfez Ülkeleri Artık Kendi Yolunu Çiziyor
Uluslararası Kriz Grubu'ndan Yasmine Farouk, Körfez ülkelerinin uzun zamandır işlerin eskisi gibi olmayabileceği bir döneme hazırlandığını söyledi. Farouk'a göre bölge ülkeleri artık güvenlik ve diplomasi konusunda inisiyatifi kendi ellerine almaya çalışıyor. Suudi Arabistan'ın bölgesel güvenlik görüşmelerinde öncü rol üstlenmesi beklenirken, ülkelerin Hürmüz'ün geleceği konusunda İran'la doğrudan ikili temaslar yürüttüğü belirtiliyor. Petrol ihracatı açısından Hürmüz Boğazı'na bağımlı olan Irak'ın da bu süreçte ayrı bir oluşum içinde yer alabileceği ifade ediliyor.



