Hürmüz Boğazı'nda Petrol Trafiği Çöktü: Günlük Geçişler Yüzde 86 Düştü
Hürmüz Boğazı'nda Petrol Trafiği Yüzde 86 Düştü

Hürmüz Boğazı'nda Petrol Trafiği Çöküş Yaşıyor: Günlük Geçişlerde Yüzde 86 Keskin Düşüş

Basra Körfezi'nin ağzında yer alan ve dünya enerji ticaretinin hayati arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı, son günlerde yaşanan gerilimler nedeniyle adeta felç oldu. Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden küresel pazarlara bağlayan bu stratejik geçit, dünya günlük petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine denk gelen 20 milyon varil civarında akışa ev sahipliği yapıyordu.

Petrol Taşımacılığında Ani ve Keskin Daralma

Ancak, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hafta sonunda başlattığı saldırıların ardından durum kökten değişti. Sigorta şirketlerinin yüksek risk nedeniyle maliyetleri artırması üzerine, gemi operatörleri Boğaz'dan geçişleri askıya aldı. Gerçek zamanlı veri analitik şirketi Kpler'in analizlerine göre, durumun vahameti açıkça ortaya çıkıyor:

  • 27 Şubat'ta Hürmüz Boğazı'ndan 21 milyon varil ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan 15 tanker geçiş yaptı.
  • 28 Şubat'ta bu sayı 18 gemiyle 21,6 milyon varile yükseldi.
  • Ancak 1 Mart'ta bölgede gerilimin tırmanmasıyla sadece 3 tanker geçiş yapabildi ve toplamda 2,8 milyon varil taşındı.

Bu yıl itibarıyla Boğaz'dan taşınan ham petrol ve petrol ürünlerinin günlük ortalaması 19,8 milyon varil seviyesindeydi. 1 Mart'taki veriler, petrol ihracatının günlük ortalamaya kıyasla yüzde 86'lık keskin bir düşüş yaşadığını gösteriyor. Bu çöküş, risklerin artmasından önce yüklerin boşaltılması için bir itici güç oluştuğunu, ardından koşulların kötüleşmesiyle geçişlerin neredeyse durma noktasına geldiğini işaret ediyor.

706 Tanker Bölgede Beklemeye Alındı

Bugün itibarıyla, İranlı olmayan 706 tanker Hürmüz Boğazı'nın iki yakasında yığılmış durumda. Bu tankerlerin dağılımı şu şekilde:

  1. 334 ham petrol tankeri
  2. 109 kirli petrol ürünü tankeri
  3. 263 temiz petrol ürünü tankeri

Bu gemiler, Orta Doğu Körfezi (Boğaz'ın batısı), Umman Körfezi (Boğaz'ın doğusu) ve Arap Denizi'ndeki çeşitli noktalarda bekletiliyor. Körfez içinde tankerlere petrol yüklemesi devam etse bile, Boğaz'dan doğu yönündeki çıkışların azalması ve yüklerin geçiş için daha uzun süre beklemesi nedeniyle, varışlarda ciddi gecikmeler ve nakliye maliyetlerinde önemli artışlar bekleniyor.

Güvenlik Riskleri Kritik Seviyeye Ulaştı

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırısının ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusunun Hürmüz Boğazı'nı kullanacak gemilere "Hiçbir geminin geçişine izin verilmiyor." mesajları ilettiği iddiaları gündeme geldi. Bu mesajların, Basra Körfezi'nde faaliyet gösteren gemilerin uluslararası çağrı kanalı VHF Kanal 16 üzerinden mürettebata iletildiği öne sürülse de, resmi makamlarca Boğaz'ın kapatıldığına dair bir açıklama yapılmadı. Buna karşın, İran medyası Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapandığını iddia etti.

Bazı konteyner gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan kaçınmak için U dönüşü yaptığı gözlemlenirken, dünyanın önde gelen konteyner taşımacılık şirketleri artan güvenlik riskleri nedeniyle Boğaz'dan geçişleri askıya aldı. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), dün yaptığı açıklamada, hafta sonu Umman Körfezi, Musandam yakınları ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyı sularında birden fazla ticari gemiye yapılan saldırıların teyit edilmesinin ardından, Hürmüz Boğazı'na yönelik deniz güvenliği durumunun en üst düzey risk seviyesi olan "kritik" seviyeye çıktığını duyurdu.

Bu gelişmeler, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran gibi büyük üreticilerin petrol ihracatını doğrudan etkilerken, başta Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore olmak üzere Asya ülkelerine yönelik sevkiyatlarda da ciddi aksamalara yol açıyor. Küresel enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı'ndaki bu tıkanıklığın ne kadar süreceğini ve petrol fiyatları üzerindeki olası etkilerini endişeyle takip ediyor.