Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, iklim değişikliğinin dünya liderlerinin gündeminde aşağı sıralara kaydığına işaret ederek, Türkiye'nin COP31 ev sahipliğiyle bu konuyu yeniden üst sıralara taşıdığını söyledi. Birol, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ekonomik etkilerinin asimetrik olduğunu, gelişmekte olan ülkelerin daha fazla darbe aldığını belirtti.
İklim Değişikliği Liderlerin Gündeminde Alt Sıralara Düştü
Birol, 20-28 Haziran tarihlerinde düzenlenen Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları, orman yangınları, kuraklık ve sel felaketlerinin sayısı ve şiddetinin arttığını dile getirdi. Buna rağmen iklim değişikliğinin dünya liderlerinin gündeminde aşağı sıralara düştüğüne dikkat çeken Birol, "Bunun nedeni hükümetlerin jeopolitik gelişmeler, savaşlar, savunma sanayilerine daha fazla ilgi göstermesi ve ekonomik sorunlar. Ancak bu son derece tehlikeli bir durum. İklim değişikliği liderlerin gündeminde daha da aşağı kayarsa, küresel ısınmaya karşı alınacak tedbirler zaafa uğrayabilir" uyarısında bulundu.
Türkiye'nin COP31 Stratejik Rolü
Kasım ayında Antalya'da Türkiye'nin ev sahipliğinde ve Avustralya ile düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) büyük önem taşıdığını belirten Birol, "COP31 kapsamında açıklanan ve ülkelerin anlaşmasını umduğumuz birçok hedef var ancak en önemlisi Türkiye'nin iklim değişikliğini uluslararası gündemde üst sıralara taşıyabilmesi. Türkiye bu anlamda son derece önemli ve stratejik bir görev üstleniyor" dedi.
2035 Elektrifikasyon Hedefi
Birol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum'un açıkladığı 2035'e kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikten karşılanması hedefini anımsattı. Dünyada elektrifikasyonun hızlı ilerlediğini, yapay zeka, veri merkezleri ve soğutma cihazı satışlarındaki büyümenin elektrik talebini artırdığını söyledi. Birol, "Türkiye'nin açıkladığı 2035 hedefi birçok ülke için zor değil ama gelişmekte olan ülkeler zorlanabilir. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bana da söylediği gibi bu ülkelerin COP31'de nasıl desteklenebileceğine ilişkin bir mekanizma yaratılacak. '2035'e kadar yüzde 35' ulaşılabilir ve yıllarca Antalya ile anılacak bir hedef" dedi. Elektrifikasyonun aslan payının yenilenebilir kaynaklardan geleceğini ancak nükleer ve diğer kaynakların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Savaşın Ekonomik Etkileri Asimetrik
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın enerji piyasası ve ekonomiye etkilerini değerlendiren Birol, "tarihin en büyük enerji krizi" olarak nitelendirdiği bu dönemin ekonomik faturasının ülkelere göre değişeceğini belirtti. En fazla faturayı Irak ve Bahreyn gibi finansal kasları güçlü olmayan Orta Doğu ülkelerinin ödeyeceğini ifade eden Birol, "Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de darbe aldı ancak finansal ve teknolojik imkanları sayesinde toparlanabilirler. Orta Doğu ile ilgili risk algısı kötüleşti ve bu bölgedeki tüm ülkeleri etkileyecek" dedi.
Bangladeş, Pakistan, Filipinler ve Vietnam gibi gelişmekte olan Asya ülkelerinin de savaş sürecinde ciddi ekonomik darbe aldığını söyleyen Birol, Afrika ülkelerinin yüksek petrol ve gaz fiyatlarının yanı sıra gübre fiyatları nedeniyle ekonomik zorluklar yaşayabileceğini anlattı. Dünyadaki toplam ekonomik büyümeye bakıldığında savaşın etkisinin çok belirgin olmadığını belirten Birol, "ABD ve Çin bundan fazla etkilenmedi. Bu açıdan savaşın ekonomik etkileri asimetrik oldu" diye konuştu.
Petrol Piyasasında Gelecek Beklentileri
Gelecek dönem için petrol piyasalarında ABD-İran arasındaki müzakerelerde tüm aktörleri ikna edecek bir anlaşmaya varılıp varılamayacağının belirleyici olacağını vurgulayan Birol, "2027'nin başlarında Orta Doğu'dan petrol akışının tekrar önemli miktarda akmaya başlamasına karşı talebin düşecek olması ve ABD, Kanada, Brezilya gibi ülkelerdeki üretim artışına bağlı olarak petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı oluşacağını düşünüyorum. Ancak buradaki şart ABD-İran arasında herkesi ikna edecek ve barış havası oluşturacak bir anlaşmaya varılıp varılmaması" ifadelerini kullandı.



