Brüksel'de Derinleşen Kriz: 1600'den Fazla Çocuk Evsiz Kalıyor
Brüksel'de 1600'den Fazla Çocuk Evsiz

Avrupa'nın Kalbinde Çocuklar Sokakta: Brüksel'de Barınma Krizi Derinleşiyor

Belçika'nın başkenti ve Avrupa Birliği'nin kalbi Brüksel'de, giderek derinleşen bir barınma krizi yaşanıyor. The Brussels Times haber sitesinin aktardığı resmi verilere göre, kentte binin üzerinde genç ve çocuk, yeterli barınma imkânı bulunamadığı için sokakta gecelemek zorunda kalıyor. Bu durum, Avrupa'nın en önemli merkezlerinden birinde insani bir krize işaret ediyor.

2024 Verileri Endişe Verici Boyutu Ortaya Koyuyor

Genel Çocuk Hakları Delegasyonu (DGDE) ile Kinderrechtencommissariaat (KRC) tarafından açıklanan güncel veriler, sorunun boyutunu net bir şekilde gözler önüne seriyor. 2024 yılında Brüksel'de toplam 9 bin 777 evsiz kişi kayıtlara geçti. Bu kayıtlı evsizlerin tam 1678'ini çocuklar ve gençler oluşturuyor. Bu rakam, kentteki evsiz nüfusun önemli bir bölümünün henüz hayatının baharında olan bireylerden meydana geldiğini acı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Uzmanlar Alarm Zillerini Çalıyor: Politikalar Yeniden Ele Alınmalı

Konuyla ilgili açıklama yapan uzmanlar, Brüksel'de son yıllarda evsiz sayısında düzenli ve endişe verici bir artış yaşandığına dikkat çekiyor. Mevcut durumun, sadece geçici bir sorun olmadığını, aksine yapısal problemlere işaret ettiğini vurguluyorlar. Uzman görüşlerine göre, bu kriz:

  • Sosyal konut politikalarının yetersizliğini,
  • Yoksullukla mücadele stratejilerinin etkin bir şekilde uygulanamadığını,
  • Kentsel dönüşüm ve barınma erişilebilirliği konularında acil reform ihtiyacını

açıkça ortaya koymaktadır. Brüksel özelinde yaşanan bu durum, tüm Avrupa için bir uyarı niteliği taşımakta ve sosyal devlet anlayışının sınavdan geçtiğini göstermektedir.

Özellikle çocuk ve gençlerin bu krizden en ağır şekilde etkilenmesi, gelecek nesillerin güvenliği ve refahı açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Sokakta gecelemenin getirdiği sağlık riskleri, eğitime erişimdeki aksaklıklar ve psikolojik travmalar, bu genç bireylerin hayatlarını uzun vadede olumsuz etkileyebilecek faktörler arasında yer alıyor. Yetkililerin, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası kurumların konuya dair acil ve somut adımlar atması bekleniyor.