Yunanistan, Atina'daki Ruhsatsız Mescitleri Kapatıyor ve Göçmenlerin Oturum İzinlerini İptal Ediyor
Yunanistan Atina'daki Ruhsatsız Mescitleri Kapatıyor

Yunanistan, Atina'daki Ruhsatsız Mescitlere Karşı Sert Önlemler Alıyor

Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Thanos Plevris, başkent Atina'da ruhsatsız olduğu belirlenen çok sayıda mescidin kapatılacağını ve bu ibadethaneleri yöneten göçmenlerin oturum izinlerinin iptal edileceğini resmen duyurdu. Bakan Plevris, Meclis'te yaptığı konuşmada, bu kararların yasal çerçevede uygulanacağını vurgulayarak, göçmenlerin ibadet alanları üzerindeki denetimi artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

Bangladeşli Göçmen Örneği ve Yasal Dayanak

Plevris, Atina'daki bir mescidi yöneten Bangladeşli bir göçmenin oturma izninin iptal edildiğini ve söz konusu mescidin ruhsatsız olduğu gerekçesiyle kapatıldığını açıkladı. Ayrıca, bu göçmen hakkında sınır dışı kararı alındığını belirtti. Bakan, oturum izninin iptali için dayanak olarak, 2025'te yürürlüğe giren yasayı gösterdi. Bu yasa, Yunanistan yasalarını ihlal eden göçmenlerin oturum izinlerinin iptal edilmesini öngörüyor.

Koordineli Operasyonlar ve Gelecek Planları

Plevris, benzer mescit kapatma ve oturum izni iptali uygulamalarının, ilgili bakanlıkların koordinasyonuyla diğer ruhsatsız camiler için de devam edeceğini bildirdi. Bu sürecin, göçmenlerin yasalara uygun hareket etmesini sağlamak amacıyla sistematik bir şekilde yürütüleceği vurgulandı.

Atina'nın İbadethane Tarihi ve Mevcut Durum

Yıllarca camisi olmayan tek Avrupa başkenti olan Atina'da, ilk resmi cami 2020 yılında Votanikos semtinde açıldı. On binlerce Müslümanın yaşadığı tahmin edilen şehirde, bu tek resmi cami nedeniyle, Müslümanlar kendi imkanlarıyla çeşitli semtlerde mescitler açarak ibadetlerine devam ediyor. Ancak, bu mescitlerin bir kısmı bürokratik engeller nedeniyle ruhsatsız ibadethane statüsünde bulunuyor, bu da yeni önlemlerin temelini oluşturuyor.

Bu gelişmeler, Yunanistan'ın göçmen politikaları ve dini özgürlükler arasındaki dengeleri nasıl yönettiğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Atina'daki Müslüman topluluğunun ibadet ihtiyaçları ile yasal düzenlemeler arasındaki gerilim, önümüzdeki dönemde daha fazla tartışma konusu olabilir.