Uzman İklim Uyarısı: Türkiye Su Stresi Yaşıyor, Kuraklık Kalıcı Hale Geldi
Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Öğr. Üyesi Dr. Ahmet Adiller, Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını, aksine su stresi yaşayan bir ülke konumunda bulunduğunu belirtti. Adiller, kuraklık riskinin artık kalıcı bir hale geldiğini vurgulayarak, ülke genelinde su kaynakları üzerindeki baskının sürdüğünü ifade etti.
İstanbul Barajlarında Doluluk Oranları Endişe Verici
İstanbul'daki baraj doluluk oranlarının son yağışlarla birlikte yükseldiğini ancak geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük seviyelerde kaldığını açıklayan Dr. Adiller, yaz aylarında sıcaklık artışlarıyla birlikte su seviyelerinin yeniden hızla düşebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu durumun, su yönetimi politikalarında acil önlemler alınması gerektiğini gösterdiğini söyledi.
Vahşi Sulama ve Su Kaçakları Kritik Sorunlar
Kuraklıkla mücadelede bazı ilerlemeler kaydedilse de eksikliklerin devam ettiğini hatırlatan Adiller, "Geçmiş yıllarda yapılan altyapı yatırımları ile su kayıp ve kaçak oranları azalsa da, ülke genelinde ortalama yüzde 30'un üzerinde bir kaçak oranımız bulunuyor" dedi. Ayrıca, pek çok bölgede hâlâ vahşi sulama yöntemleriyle tarım yapıldığını belirterek, bu durumun bölgesel su tüketimini artırdığı gibi tarımda verimliliği de düşürdüğünü ekledi.
Çiftçilerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini ve verimli sulama yöntemlerinin ülke genelinde yaygın bir şekilde uygulanmasının şart olduğunu vurgulayan Adiller, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için acil adımlar atılması çağrısında bulundu.
Rehavete Kapılmayın: Su Tasarrufu Alışkanlığı Sürekli Olmalı
Baraj doluluk oranlarındaki artışa ilişkin haberlerin toplumda rehavete yol açtığını belirten Dr. Ahmet Adiller, "Vatandaşlar su tasarrufu konusunda bilinçlenmiş olsa da, kuraklık konusunda dikkatli olmamız gerekiyor. Ülke olarak maalesef su stresi yaşayan bir ülkeyiz. O yüzden barajlar dolu da olsa, tasarruf alışkanlığımızı sürekli hale getirmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Adiller, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımı için bireysel ve kurumsal düzeyde farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Aksi takdirde, gelecek dönemlerde daha ciddi su kıtlığı sorunlarıyla karşı karşıya kalınabileceği uyarısında bulundu.



