Tarımsal Drenaj Turbalıklardan Yıllık 2 Milyar Ton Karbon Salınımına Yol Açıyor
Turbalıklardan Yıllık 2 Milyar Ton Karbon Salınımı

Tarımsal Faaliyetler Turbalıklardan Devasa Karbon Salınımına Neden Oluyor

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan İnce, tarımsal amaçlarla drenaj uygulanan turbalıkların yıllık 1,5 ila 2 milyar ton karbondioksit eşdeğeri salınıma yol açtığını açıkladı. Bu rakam, insan faaliyetlerinden kaynaklanan toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık %4 ila %6'sına denk geliyor.

Norveç'teki Araştırma Umut Verici Sonuçlar Sunuyor

Norveç Biyoekonomi Araştırma Enstitüsü (NIBIO) tarafından yayımlanan bir çalışma, yer altı su seviyesini toprak yüzeyinin 25-50 santimetre altına yükseltip sabit tutmanın, sera gazı emisyonlarını büyük ölçüde azaltabileceğini ortaya koydu. 2022 ve 2023 yıllarında Kuzey Norveç'teki Pasvik Vadisi'nde yapılan saha çalışmalarında, yüksek su seviyelerinde karbondioksit salımlarının önemli ölçüde düştüğü gözlemlendi.

Turbalıkların Kritik Karbon Depolama Rolü

Prof. Dr. İnce, dünya kara alanının yaklaşık %3'ünü kapsayan turbalıkların, toprak karbonunun üçte birini barındırdığını ve depolanan karbon miktarının 500-600 milyar ton düzeyinde olduğunu vurguladı. Ancak tarımsal drenaj, bu doğal karbon yutaklarını karbon kaynağına dönüştürüyor.

  1. Drenaj yapılmış turbalıklarda hektar başına yıllık 20-40 ton karbondioksit eşdeğeri emisyon oluşabiliyor.
  2. Kuzey kuşaktaki permafrost-turbalık sistemlerinde depolanan 1300-1600 milyar ton karbon, çözülme durumunda ciddi risk taşıyor.
  3. Restore edilen turbalıklarda sera gazı emisyonları %50-90 oranında azaltılabiliyor.

Drenajın Yıkıcı Etkileri ve Çözüm Önerileri

Drenajın yalnızca karbon salınımını artırmakla kalmayıp, toprak çökmesi, su rejiminin bozulması ve biyolojik çeşitlilik kaybına da neden olduğunu belirten İnce, turbalıkların korunması için şu önerilerde bulundu:

  • Yeni drenaj projelerinin durdurulması ve bozulmuş turbalıkların yeniden ıslatılması.
  • Su seviyesini koruyan ıslak tarım (paludikültür) sistemlerinin teşvik edilmesi.
  • Kuruyan turbalıklarda yangın riskine karşı erken uyarı sistemlerinin kurulması.
  • Yer altı su seviyesi ve emisyonların düzenli olarak izlenip raporlanması.

İklim Değişikliğiyle Mücadelede Doğa Temelli Çözümler

Arktik bölgesinin hızla ısınmasının permafrost çözülmesi ve karbon salımı riskini artırdığını vurgulayan Prof. Dr. İnce, turbalıkların korunması ve restorasyonunun, iklim değişikliğiyle mücadelede en etkili doğa temelli çözümler arasında yer aldığını ifade etti. Yeniden ıslatma yöntemiyle karbondioksit emisyonlarının belirgin şekilde azaldığı, 100 yıllık ölçekte toplam sera gazı etkisinin net olarak düştüğü kaydedildi.