ANPOŞEF'in 'Gelenekten Geleceğe Tarih Sofrası' Projesi Çorum'da
ANPOŞEF'in 'Gelenekten Geleceğe Tarih Sofrası' Projesi Çorum'da

Anadolu Profesyonel Şefler Birliği (ANPOŞEF), gastronomi kültürünü genç kuşaklara aktarmayı hedefleyen sosyal sorumluluk projesi kapsamında kadim şehir Çorum'da önemli bir etkinliğe imza attı. 'Gelenekten Geleceğe Tarih Sofrası' başlıklı sosyal sorumluluk projesi, 8 bin yıllık geçmişe sahip ve yaklaşık 5 bin yıl boyunca birçok uygarlığa merkez olmuş Çorum'un köklü mutfak kültürünü geleceğe taşımayı amaçlıyor.

Etkinlik Detayları

ANPOŞEF Food Editor Şef Hüseyin Şipal öncülüğünde, Şef Cansu Tekin, Şef Mehtap Poyraz ve Şef Bilge Örnek'in katılımıyla Çorum'da düzenlenen etkinlik, Bahçelievler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirildi. Osmanlı saray mutfağı temasıyla düzenlenen programda panel, söyleşi, kariyer planlaması ve atölye eğitimleri yer aldı. Usta şefler, gastronomi eğitimi alan öğrencilere mesleki deneyimlerini aktarırken uygulamalı eğitimlerle genç şef adaylarının bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sundular.

Çorumlu Şef Mehtap Poyraz'ın girişimleri ile gerçekleştirilen etkinliğin sonunda, Anadolu mutfak kültürünün korunması, geleneksel lezzetlerin yaşatılması ve gençlerin gastronomi alanında kariyer planlamalarına destek olunması hedeflendiği belirtildi. Okul müdürü Mine Çetin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar da hazır bulunarak şeflerin öğrencilerle birlikte hazırladıkları yemekleri tattı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Şef Hüseyin Şipal'in Açıklamaları

Şef Hüseyin Şipal proje ve etkinliğe ilişkin şunları söyledi: 'ANPOŞEF sosyal sorumluluk projeleriyle Türkiye'nin yurt içinde ve yurt dışında mutfak, gastronomi, mutfak sanatları, tarihi yemeklerimiz, unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimiz, Osmanlı saray mutfağı yemeklerimizi alıp başka başka coğrafyalara tanıtan, tanıştıran ve tattıran bir yapı. Bununla birlikte Türkiye'nin birçok ilinden şeflerimizle Anadolu'yu karış karış geziyoruz. İllerdeki teknik, mesleki Anadolu liselerindeki aşçılık bölümündeki kız çocuklarımıza el veriyoruz. Onlara bu mesleğin önemini anlatıyoruz. Ekonomik anlamda güçlü olmalarını, meslek sahibi olmalarını ama bu giden yolda ve serüvende, süreçte onların ecdat ve ata mutfağını da bilmelerini istiyoruz. Biz bunun toplumsal hafıza, kültürel miras olduğunu çocuklara anlatmaya çalışıyoruz. Menülerinizde, kombinasyonlarınızda unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerimizden, Osmanlı saray mutfağından, geleneksel Türk mutfağından gözde yemeklerimizi günlük hayatlarınıza katın, menülerinize katın. Bundan sonraki çalışacağınız hayatta şefler, ustalar olursanız, lütfen oralarda bu ürünleri uygulayın. Evlerinizde, misafirlerinize yapın; annelerinize, nenelerinize bu yemeklerin kaybolmaması için paylaşımlarda bulunun diyen bir grup insanız, ustayız. Bu yemek kültürümüz, milli değerlerimiz arasında yer alıp gelecek kuşaklara yansıtılması gerekir. Toplumsal miras, kültürel hafıza diyoruz biz buna. Yani o bizim hafızamızın var olması ve bin yıllarca başka coğrafyalara, başka insan topluluklarına aktarılması için çaba sarf ediyoruz. Ve bu çabanın içinde biz bugün neredeyiz? 8 bin yıllık kültüre sahip birçok uygarlığa, ilk kil tabletlere yemek reçetelerinin yazıldığı, ilk buğday tanesinin una dönüştüğü, ilk beş-altı-yedi çeşit ekmeğin yapıldığı, ilk insanların, ilk bütün 8 milyarlık bir toplumda insanların ilk yediği ekmeğin çıktığı topraklar üzerindeyiz bugün. Çorum'dayız. Dünyanın merkezi onun için deniliyor zannedersem. Geldik, bilgi becerimizi paylaştık, el verdik, birlikte yemekler yapıyoruz.'

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması