Bizans'tan Osmanlı'ya İstanbul Surlarının Kapı İsimlerinin Kökeni
Bizans'tan Osmanlı'ya Sur Kapılarının İsim Hikayeleri

İstanbul'u yüzyıllar boyunca koruyan ve şehrin siluetini şekillendiren efsanevi surlar, sadece birer savunma duvarı değil; aynı zamanda tarihin sessiz tanıklarıdır. İmparatorların zafer geçişlerinden fethin en hararetli anlarına kadar birçok olaya sahne olan bu kapıların isimlerinin nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi? İşte İstanbul surlarının sırları ve kapıların isimlendirilme hikayesi...

Altınkapı (Porta Aurea)

Yedikule Hisarı içinde yer alan bu anıtsal kapı, Bizans İmparatorluğu döneminde sadece zaferle dönen imparatorların şehre giriş yaptığı en ihtişamlı noktadır. Devletin gücünü simgeleyen bu yapı, protokole tabi özel askeri törenlerde kullanılırdı.

Yedikule Kapısı

Altınkapı'nın hemen yanında bulunur. Adını, Osmanlı döneminde bu bölgeye inşa edilen ve surlarla bütünleşen görkemli Yedikule Hisarı'ndan almıştır.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Belgrad Kapısı

Bizans dönemindeki adı Xylokerkos olan bu giriş, Kanuni Sultan Süleyman'ın 1521 yılındaki Belgrad fethinden sonra buraya yerleştirilen esirler ve ustalar sebebiyle bu ismi almıştır.

Silivrikapı

Bizans döneminde Pege (Kaynak) adıyla bilinen bu kapı, isimlendirme geleneğinin en net örneklerindendir. İstanbul'dan yola çıkıp Silivri yönüne giden tarihi yol tam olarak buradan başladığı için bu adı almıştır.

Mevlanakapı

Eski adıyla Rhegion kapısı olan bu giriş, Osmanlı döneminde adını hemen sur dışında kurulan Yenikapı Mevlevihanesi'nden almıştır. Kaynaklarda sık sık Mevlevihane Kapısı olarak da geçen yapı, orijinal dokusunu en iyi koruyan alanlardandır.

Topkapı

Bizans dönemindeki ünlü Romanos kapısıdır. Kuşatma sırasında İstanbul'un fethini sağlayan büyük şahi toplarının yerleştirildiği ve surların en ağır hasarı aldığı bölge burasıdır. Kapı, adını bu tarihi olaydan ve kullanılan devasa toplardan alır.

Sulukule (Örücü) Kapısı

Bizans döneminde Pempton olarak adlandırılan kapı, su yollarına yakınlığı ve bölgenin kendine has sosyal yapısıyla dikkat çeker. Yüzyıllar boyunca şehrin en bilinen kültürel duraklarından biri olmuştur.

Edirnekapı

Kara surlarının en yüksek noktasında yer alan tarihi Kharisios kapısıdır. Fatih Sultan Mehmet'in fetihten sonra şehre ilk adımını attığı yer olması sebebiyle Türk tarihi açısından son derece büyük bir sembolik öneme sahiptir.

Eğrikapı

Tekfur Sarayı yakınlarında bulunan bu kapı, hemen girişindeki yolun keskin bir kavis çizmesi ve eğimli yapısı nedeniyle bu şekilde adlandırılmıştır. Çevresindeki tarihi doku günümüzde de yoğun şekilde hissedilir.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması