Bolu Müftülüğü'nden Çocuklara Yönelik Ramazan Tavsiyeleri
Bolu Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü manevi danışmanı Ufuk İnan, Ramazan ayının çocukların hafızasında kalıcı ve olumlu izler bırakabilmesi için teorik anlatımlardan ziyade somut yaşantıların belirleyici olduğunu açıkladı. İnan, yetişkinlerin bu mübarek ayı genellikle "sabır ve irade terbiyesi" olarak değerlendirdiğini, ancak çocukların onu daha çok pratik deneyimler üzerinden anlamlandırdığını ifade etti.
Çocuk Zihinleri Somut Deneyimlerle Şekilleniyor
Ufuk İnan, çocuklarda dini gelişimin soyut kavramlardan ziyade somut yaşantılarla şekillendiğine dikkat çekti. Ona göre, Ramazan çocuk zihninde kalabalık iftar sofraları, kandillerin sıcak ışığı, sahurun huzurlu sessizliği ve camideki teravih namazlarının neşesi gibi somut anılarla yer ediyor. İnan, bu nedenle Ramazan'ın "aç kalmak" üzerinden değil, "paylaşmanın tadı" ve "kolektif şuur" üzerinden anlatılması gerektiğini vurguladı.
Din psikolojisi açısından bakıldığında, bu dönemin çocuğun ben merkezli dünyadan biz merkezli bir dünyaya geçiş yaptığı, empati duygusunun doğal bir şekilde filizlendiği kritik bir süreç olduğunu kaydeden İnan, yetişkinlere önemli mesajlar verdi.
İbadette Zorlama Değil, Özendirme Esas Olmalı
Ufuk İnan, çocuklarla ibadet arasında sağlıklı bir bağ kurulabilmesi için ebeveyn ve eğitimcilerin yaklaşımının "sevdirme, dahil etme ve ödüllendirme" temeline dayanması gerektiğinin altını çizdi. Dini pratiklerde zorlamanın değil, özendirmenin esas olduğunu belirten İnan, şu örnekleri verdi:
- Çocuğun iftar hazırlığında küçük görevler alması, onun aidiyet duygusunu güçlendirir.
- Su dağıtan veya hurma ikram eden bir çocuk, ibadeti sahiplenmeye ve içselleştirmeye başlar.
İnan, "tekne orucu" uygulamasının pedagojik açıdan önemli bir köprü görevi gördüğünü de aktardı. Çocuğun kendi kapasitesine göre irade deneyimi yaşamasının ve küçük başarılarının ciddiyetle takdir edilmesinin, onun manevi gelişimi için kritik olduğunu sözlerine ekledi.
Sonuç olarak, Bolu Müftülüğü yetkilisi, Ramazan'ın çocuklar için sadece bir oruç ayı değil, aynı zamanda paylaşım, empati ve kolektif bilincin geliştiği bir fırsat dönemi olduğunu hatırlatarak, ailelere bu süreci çocukların somut deneyimleriyle zenginleştirmeleri tavsiyesinde bulundu.