Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Bir Sofrada Miras" programında yaptığı konuşmada Türk mutfağının sadece lezzetlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatı olduğunu ifade etti.
Türk mutfağı kültür elçisi
Emine Erdoğan, "Türk mutfağı, Anadolu'nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir." dedi. "Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir" şeklinde konuştu.
İstanbul'da düzenlenen program
"Türk Mutfağı Haftası" kapsamında İstanbul'da düzenlenen programa katılan Erdoğan, İstanbul'un medeniyetlerin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi. Bu sofrada Türk mutfağının güçlü bir medeniyet mirası olduğunun yeniden hatırlandığını kaydetti.
Kültürel zenginlik ve çok kültürlülük
Erdoğan, Türk mutfağının çok kültürlülüğün en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirterek, Osmanlı medeniyetinde farklı din ve kimliklerin barış içinde yaşadığını, bunun en zarif tezahürünün Anadolu mutfağı olduğunu anlattı. Haşlanmış buğdayın aşure, koliva ve anuşabur olarak piştiğini; Şam tatlısı, Arnavut ciğeri gibi yemeklerin isimlerini koruyarak sofralarda yer aldığını ifade etti.
Dayanışma ve imece kültürü
Erdoğan, Anadolu'nun dayanışma ruhunun sofranın manevi malzemesi olduğunu vurgulayarak, imece kültürünün önemine değindi. UNESCO listesindeki keşkeğin topluluk emeğiyle yapıldığını hatırlattı. "Türk mutfağı, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır." dedi.
Gastronomi imajının güçlendirilmesi
Erdoğan, Türkiye'nin gastronomi imajının dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "'anlam, kültür ve değer mutfağı' olarak dünyada hak ettiği konuma taşımaktır" ifadelerini kullandı. Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar'ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda yer almasının gurur verici olduğunu söyledi.
Etkinlik detayları
Programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşleriyle katıldı. İstanbul Valisi Davut Gül, büyükelçiler, konsoloslar, gazeteciler, sektör temsilcileri, mutfak şefleri, sanatçılar ve sosyal medya fenomenleri de etkinlikte yer aldı. Program, Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon halk oyunları gösterisiyle başladı, Türk ve Osmanlı mutfağı yemeklerinin servisi ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konseriyle sona erdi.
Stant ziyaretleri
Emine Erdoğan, etkinlik alanında "Birikim Mutfaktan", "Anadoludakiler", "Bereketli Hilal Sofrası", "Şark Sofrası", "Kardeşlik ve Birlik Sofrası", "Yörük Sofrası", "Karadeniz Sofrası", "Rumeli Sofrası", "Sıfır Atık Vakfı" ve "Milli Saraylar Başkanlığı" stantlarını ziyaret etti. Karadeniz Sofrası'nda tulum ezgileriyle karşılanan Erdoğan, bakır tepsi işleyen bir kadınla sohbet etti. Stantlarda sarma, Rize simidi, etli çiğ köfte, baklava, börek, keşkek, macun, aşlama gibi yiyecekler ikram edildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Emine Erdoğan'a gümüş saplı boynuz çatal ve kaşık seti hediye ederken, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ise "diş kirası" takdim etti.
Sosyal medya paylaşımı
Programın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Emine Erdoğan, beşinci kez düzenlenen Türk Mutfağı Haftası'nı kutladı. "Türk mutfağı, Anadolu'nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir." diyerek, mutfağın atıksız, israfsız, sürdürülebilir ve sağlıklı yönlerinin ön plana çıkarılması çağrısında bulundu. Büyükannelerin tariflerine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.



