Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, deprem tehlikesi değerlendirmelerinde sıkça referans gösterilen fay haritalarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Diri fay haritalarının tek başına bir deprem haritası olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizen Bektaş, mevcut haritada fay hattının görünmemesinin o bölgede deprem riskinin bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
Diri Fay Haritası ile Deprem Haritası Arasındaki Fark
Kamuoyunda “diri fay haritası” ile “deprem haritası” kavramlarının sıklıkla birbirine karıştırıldığını belirten Bektaş, mevcut haritalardaki eksikliklerin risk değerlendirmelerinde yanıltıcı sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti. Bektaş, sosyal medya X hesabından yaptığı açıklamada, "Diri fay haritası deprem haritası değildir" diyerek ezber bozan bir açıklama yaptı. Harita üzerinde fay hattı çizilmemiş olmasının “deprem riski yok” şeklinde yorumlanmasının ciddi bir yanılgı olacağını belirten Bektaş, vatandaşları ve yetkilileri mevcut haritaların sınırları konusunda uyardı.
Gizli Faylar ve Denizaltı Fayları Risk Oluşturabilir
Bektaş, diri fay haritasında herhangi bir fay hattının gösterilmemesinin söz konusu bölgenin tamamen güvenli olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Henüz tespit edilmemiş veya haritalandırılmamış gizli fayların yanı sıra denizaltında bulunan fayların da mevcut kayıtlarda eksik kalabileceğini belirten Bektaş, deprem tehlikesinin yalnızca haritada görünen faylar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Yavaş Kayma Özelliği Gösteren Faylar ve Küçük Depremler
Fayların hareket mekanizmalarına ilişkin de bilgi veren Bektaş, “creep” olarak adlandırılan yavaş kayma özelliği gösteren aktif fayların büyük depremler meydana getirmeden de hareket edebileceğini belirtti. Bu tür fayların 4,5’ten küçük büyüklükte depremler üretebileceğini aktaran Bektaş, bir fayın “diri fay” olarak sınıflandırılması için mutlaka 5,5 ve üzeri büyüklükte bir deprem üretmiş olması gerekmediğini kaydetti.
Karadeniz Fayı Örneği ve Bartın Depremi
Bektaş, değerlendirmesine örnek olarak Karadeniz sahili boyunca uzanan ve kıyı yerleşimlerini etkileme potansiyeli bulunan Karadeniz Fayı’nı gösterdi. Karadeniz Fayı’nın 1968 yılında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki yıkıcı Bartın depremiyle bölgeyi etkilediğini hatırlatan Bektaş, deprem riskine karşı bilimsel verilerin bütüncül şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.



