Ev Yapımı Reçelin Püf Noktaları: Taş Gibi Kıvam İçin Bu Yöntemler
Ev Yapımı Reçelin Sırrı: Taş Gibi Kıvam İçin İpuçları

Yaz aylarının en sevilen lezzetlerinden reçelin tam kıvamında olması için bazı püf noktalarına dikkat etmek gerekiyor. Meyvelerin doğru seçilmesinden limon suyunun kullanımına kadar uygulanan basit yöntemler sayesinde reçeller hem şekerlenmiyor hem de uzun süre tazeliğini koruyor. Osmanlı mutfağından günümüze uzanan bu geleneksel yöntemlerle hazırlanan reçeller, kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.

Reçelin Tarihçesi

Reçelin hikayesi aslında şekerle başlıyor. Pers İmparatoru Darius M.Ö. 510 yılında Hindistan'ı işgal ettiğinde, askerleri şeker kamışı ile tanışırlar. Tadından dolayı şeker kamışına 'Arılar olmadan, bal veren bitki' denir. İran'a getirilen şeker kamışı, şifalı bitki olarak görüldüğü için askerler tarafından korunur ve sırrı saklanır. 7'nci yüzyılda Arap Müslümanlar şeker kamışı ile tanışır ve şerbetini yapmayı öğrenir. İlk reçel de yaz meyvelerinin uzun süre korunması amacıyla Müslüman Türkler tarafından geliştirilir. Türklerin meyveyi reçel sayesinde uzun süre saklamaları, Batı'yı hayrete düşürür. Önceleri bayramlarda ve uzun kış gecelerinde ikram olarak sunulan reçel, saray ve dergahların vazgeçilmezidir. Mevlevi dergahlarında bilinen en eski tarif de gül reçeli olur.

Leziz Bir Reçelin Sırları

Reçelin yapımında kullanacağınız meyvelerin çürük olmamasına dikkat edin. Reçeli kaynatmak için kullandığınız tencerenin içerisine bir cam bilye atarsanız dibinin tutmasını engellemiş olursunuz. Reçelin kabarmaması amacıyla içine bir miktar tereyağı koyup, tahta kaşıkla karıştırın. Yapımı sırasında reçelin kıvamını kontrol etmek isterseniz, suya birkaç damla reçel damlatın. Eğer dağılmıyorsa kıvamı uygun hale gelmiş demektir.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kayısı, şeftali gibi tatlı meyvelere az; vişne, erik gibi ekşi meyvelere daha çok şeker koymalısınız. Kışın tüketmeyi planladığınız reçellerin şekerlenmemesi için içerisine limon ya da limon tuzu katabilirsiniz. Böylece şekerlenmesini önlemiş olursunuz. Taze ve olgun meyvelerin kullanımı reçelinizin lezzetine doğrudan etki edecektir.

Reçeli pişirme sırasında tahta kaşıkla hep aynı yönde karıştırmanız gerekmektedir. Aksi takdirde reçeliniz geç kıvama gelir ya da sulanabilir. Reçelin yapımı sırasında oluşan köpüklenmeyi, kıvamı tuttuğu zaman sıcak suya batırılmış metal süzgeç ile alabilirsiniz.

Yapımı biten reçelleri güzelce temizlenmiş ve sıcak tutulan kavanozların ağızlarına kadar doldurmalısınız. Kapak kısmını kapatırken peçeteyle desteklemek gerekir. Kavanozlara doldurduğunuz reçellerin kapağını kapatırken sıcak ya da soğumuş olmasına dikkat edin. Ilık olması durumunda soğumasını bekleyin. Reçel dolu kavanozları ışık görmeyen, ferah ve çok sıcak olmayan alanlarda saklamanız gerekiyor.

Osmanlı'da Reçel

Reçel, Osmanlı'da itibarı yüksek bir tatlıydı. İlk zamanlar saraylarda ve konaklarda yapıldı. 10 bölümden oluşan saray mutfağında helvahane adı verilen yer sadece tatlılara ayrıldı. Reçeller ise sadece helvahanede değil, Gülhane bahçesinde yapılırdı. Burada yapılan reçellerin farklı bir özelliği vardı. Bahçede III. Selim'in yenilediği köşkte sadece padişah için gül reçelleri yapılırdı.

Günümüzde kahvaltıda tüketilen reçel, Osmanlı'da halkın tadamayacağı kadar lükstü. Çünkü içeriğinde az bulunan şeker kamışı suyu bir o kadar da bal bulunuyordu. Elbette reçel yapan reçelciler de vardı, ekmek yapan fırınlar da. Ama buraları denetleyen muhtesipler, zanaatkar, tüccarlar da fazlaydı.

Günümüzde evde reçel yapma hasleti korunuyor. Ancak önemli birkaç farkla... Şimdilerde daha az çeşit meyveden reçel yapılıyor. Halbuki Osmanlı'da çeşit boldu: Trabzon hurması, elma, armut, gülbeşeker, turunç, ceviz, vişne, kızılcık, şeftali, kavun, kabak, patlıcan, muşmula, ayva, mürekkep, hünnap, kayısı, karpuz, limon, limon-i frengi, çağla bademi, erik, gül, fulya, menekşe, portakal çiçeği, erguvan, nilüfer, sakız gülü, yasemin, zerdali, zencefil, adaçayı mazısı, Şam fıstığı, ebegümeci, kaya koruğu, kestane, zeytin...

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Kahve Yanı Reçel İkramı

Osmanlı'da kahve şekersiz içilirdi. Ancak gümüş tepsilerde kahveden önce bir küçük kase reçel sunulurdu. Misafir bir kaşık reçeli tattıktan sonra kahvesini içer, ardından lokumunu yerdi. Yabancı seyyahlar reçeli o kadar sevmiş ki, ikramın bir kaşıkla sınırlı kalmasını eleştirmiş, sarayı cimrilikle itham etmişler. Oysa durum farklıydı. Sunum adetinin temelinde toplum sağlığına verilen önem vardı. Bir de dipnot verelim. Sarayda en çok gül, menekşe, ağaç kavunu ve fulya çiçeği reçeli pişiyordu.

Çilek Reçeli Tarifi

Malzemeler

  • 2 kilo çilek
  • 2 kilo toz şeker (8 su bardağı)
  • Yarım limon suyu

Yapılışı

Çilekler temizlenerek güzelce yıkanır. İki kilo şeker üzerine dökülerek geceden sabaha bekletilir. Orta ateşte köpükleri kaşık yardımı ile alınarak kaynatılır. 45 dakika kadar kaynatılır ve ocaktan almaya yakın içerisine limon dökülür. Hazır olan çilek reçeli, sıcak sıcak kavanozlara konarak ağızları iyice kapatılır.