Haftanın Kitapları: Homeros'tan Morante'ye 10 Yeni Eser
Haftanın Kitapları: Homeros'tan Morante'ye 10 Yeni Eser

Bu hafta edebiyatseverler için zengin bir kitap rafı oluştu. Homeros'un ölümsüz destanından Elsa Morante'nin günlüklerine, psikolojik gerilimden soyut sanat atlasına uzanan on farklı eser, yayınevlerinin özenli çalışmalarıyla okurlarla buluşuyor. İşte bu haftanın öne çıkan kitapları ve detayları...

Homeros'un Odysseia'sı Türkçede: Filolojik Sadakatle Yeniden

Batı edebiyatının temel taşlarından Homeros'un Odysseia destanı, Everest Yayınları'nın özel çalışmasıyla raflardaki yerini aldı. MÖ 9. ve 8. yüzyıllarda yaşadığı varsayılan Homeros'un bu devasa eseri, Truva Savaşı sonrası Odysseus'un yirmi yıl süren eve dönüş yolculuğunu anlatıyor. Eseri Eski Yunanca aslından çeviren Prof. Dr. Erman Gören, çeviride "filolojik sadakat" ilkesini benimsediğini belirtiyor. Gören, Homeros'un dilinin gündelik bir sokak dili değil, "suni/sanatlı-dil" (Kunstsprache) olduğunu vurgulayarak, metnin arkaik tınısını koruyan bu özel kelime dağarcığını Türkçeye aktarmış. Mısra temelli bu çeviride sabit bir vezin ya da kafiye aranmamış; metnin kendi içindeki ahenk, çeşitli ses olaylarıyla yakalanmaya çalışılmış. Homerosçu geleneğin formül ve epitetleri de aslına uygun biçimde korunmuş.

Modern Alman Edebiyatı: İki Buçuk Asırlık Bir Panorama

VakıfBank Kültür Yayınları, Michael Minden'in kaleme aldığı Modern Alman Edebiyatı adlı eseri okurlarla buluşturdu. Kitap, yaklaşık iki buçuk asırlık Alman edebiyatı tarihini yeniden değerlendiriyor ve edebiyatı teorik kalıplar yerine doğrudan metinler üzerinden inceliyor. Lessing, Herder, Goethe ve Schiller ile başlayan; Kleist, Hölderlin, Rilke, Trakl, Kafka, Brecht ve Paul Celan'a uzanan geniş bir panorama sunan eser, Alman edebiyatının Avrupa modernitesiyle kurduğu yaratıcı ve çoğu zaman çelişkili ilişkiyi ele alıyor. Aydınlanma düşüncesinden romantizmin yükselişine, sanatın özerklik iddiasından dünya savaşlarının yol açtığı kültürel kırılmalara uzanan çalışma, edebiyatı toplumsal değişimlere tepki veren canlı bir kültürel pratik olarak değerlendiriyor. Alman Dili ve Edebiyatı, Karşılaştırmalı Edebiyat ve Kültürel Çalışmalar alanlarında çalışan araştırmacılar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kıyısında: Kayıp Bir Çocuğun Gölgesinde Aile Travmaları

Gülhan Davarcı'nın İletişim Yayınları'ndan çıkan romanı Kıyısında, iki kardeşin küçük kardeşlerinin kaybolması üzerine memleketlerine dönmek zorunda kalmalarını konu alıyor. Aile içindeki travmalar, iletişim kopuklukları, gerilimler ve unutulmaya çalışılan hatıralar bu süreçte yeniden gün yüzüne çıkıyor. Şiddetini giderek artıran fırtına, yağmur ve nehrin taşma tehlikesi, ortamı boğan kasveti daha da koyulaştırıyor. Davarcı, ufak bir çocuğu aradıkları gibi, kendilerini, varoluş sebeplerini, geçmişlerini ve bugünlerini de arayan insanların hikâyesini anlatırken, duyguların zamanla, zamanın hayatla yarıştığı unutulmaz üç gün resmediyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Elsa Morante'den İki Kitap: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü

İtalyan yazar Elsa Morante, Can Yayınları etiketiyle yayımlanan iki kitabıyla okurla buluşuyor: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü. Morante, Çocukluk Anıları'nda çocukluğunun ülkesine geri dönüyor; ilk heyecanlarını, oyunlarını, korkularını, ilk aşklarını, kardeşlerini, okul arkadaşlarını ve Roma'nın gündelik hayatını çocuk Elsa'nın bakışıyla anlatıyor. Morante'nin oyunbaz, muzip ve dokunaklı çocuk sesi tüm canlılığıyla yankılanıyor. 1938 Günlüğü ise gençlik yıllarında tuttuğu notlardan oluşuyor. Yalnızca gündelik hayatın değil; rüyalar, arzular, suçluluk duygusu, yalnızlık ve aşkın yarattığı kırılganlıkların da yer aldığı bu sayfalarda Morante, henüz yirmi altı yaşındayken kendi iç dünyasını büyük bir açıklıkla izliyor. Yazarın sonraki eserlerinde belirginleşecek çocukluk, arzu, suçluluk, annelik, yalnızlık, hayal gücü gibi temalar ilk kez bu metinde bütün çıplaklığıyla ortaya çıkıyor. Dante'den Rimbaud'ya, Freud'dan Kafka'ya uzanan edebî evreniyle birlikte, 1938 Günlüğü hem kişisel bir belge hem de bir yazarın kendi sesini arayışının eşsiz bir kaydı.

Çiçekçi Kadın: Huzurlu Bahçelerin Karanlık Sırrı

Minyoung Kang'ın Timaş Yayınları'ndan çıkan romanı Çiçekçi Kadın, Dosan'ın sakin bir mahallesindeki küçük bir bitki dükkânında geçiyor. Özenle bakılan saksılar, toprak kokusu ve her bitkiyi sevgiyle büyüten Yuhui... Burası yalnızca bitkilerin değil, hayata yeniden tutunmaya çalışan insanların da sığınağı. Ancak güneş battığında, dükkânın kapıları kapansa da Yuhui'nin mesaisi sona ermiyor. Hayatlarındaki bir erkeğin sonsuza dek yok olmasını isteyen kadınlar, çözümü onun bahçesinde arıyor. Çok geçmeden kasabada insanlar gizemli biçimde ortadan kaybolmaya başlıyor. Yoohee ise her sabah dükkânını aynı sakinlikle açıyor, bitkilerini suluyor ve hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam ediyor. Peki, en huzurlu görünen bahçeler gerçekten göründükleri kadar masum mu? Kadın öfkesini, kara mizahı ve gerilimi ustalıkla harmanlayan bu roman, son sayfasına kadar gizemini koruyan sarsıcı bir yapıt.

Soyut Sanat Atlası: İki Yüzyıllık Bir Serüven

Özkan Eroğlu'nun, Cubart Gallery işbirliğiyle Tekhne Yayınları'ndan çıkan Soyut Sanat Atlası, soyut sanatın yaklaşık iki yüzyıllık serüvenini tarihsel, düşünsel ve görsel bir bütünlük içinde ele alıyor. Sanat tarihçisi ve sanat eleştirmeni Eroğlu, kitabında soyut sanatı yalnızca bir akım ya da ekol gibi değil, insanın görme, düşünme ve dünyayı anlamlandırma şeklindeki büyük dönüşümün bir parçası olarak değerlendiriyor. Kitap; William Turner'dan Kandinsky'ye, Mondrian'dan Soyut Ekspresyonizm'e, Avrupa'dan Amerika'ya, savaş sonrası dönemden günümüz dijital üretimlerine dek uzanan geniş bir tarihsel panoramayı kronolojik olduğu kadar düşünsel ilişkileriyle de sunuyor. Ancak bu eser klasik anlamda hazırlanmış bir sanat tarihi kitabı değil. Sanatçıları art arda sıralamak yerine, onların birbirlerini nasıl hazırladıklarını, hangi düşünsel iklimlerden beslendiklerini ve soyut sanatın büyük haritası içinde nasıl konumlandıklarını hem metinsel hem de görsel bir izlek eşliğinde görünür kılıyor.

Kabil'in Çocukluğu: Bir Çocuğun Tehlikeli Yolculuğu

Michael Amherst'in Domingo Yayınları'ndan çıkan romanı Kabil'in Çocukluğu, nehirler arasında yer alan eski bir manastırın gölgesinde büyüyen Daniel'in hikâyesini anlatıyor. Yaşıtlarından farklı bir çocuk olan Daniel, her şeyi anlamak istiyor; soru sormak onun için nefes almak gibi. Ama zekâsı ve hassasiyeti çoğu zaman yanlış anlaşılmış, babasının okul müdürü olması ise onu arkadaşlarından uzaklaştırıp daha da yalnızlaştırmış. Babasının işini kaybetmesi ve boş bir heves uğruna kırsala taşınmalarıyla Daniel ve ailesi için her şey kötüye gidiyor. Daniel, yeni okuluna gelen Philip adında bir öğrenciyle teselli buluyor. Hayranlık ve merakla bağlandığı Philip ve okulun karizmatik resim öğretmeni Bay Miller, ona sonunda parlayabileceği bir dünyanın kapılarını aralıyor. Ama kapıldığı büyü, Daniel'ı sevdiği her şeye ihanet etmesine yol açabilecek tehlikeli bir yola sürükleyecek. Şefkatli, sarsıcı ve sürükleyici bu roman, anne ile baba, benlik ile arzu, itaat ile özgürlük arasında kalan bir çocuğun unutulmaz portresini çiziyor.

Çocuk: Polisiye-Psikolojik Bir Gerilim

Murat İsmail Oğru, Motto Yayınları'ndan yayımlanan ikinci romanı Çocuk'ta sinematografik bir dille, kentin alacakaranlık köşelerinde geçen bir polisiye-psikolojik gerilim kuruyor. Sezgin Kutlu ya da nam-ı diğer Bektaş; Türk edebiyatında az rastlanır bir karakterle hayatımıza giriyor: Küçük bedeniyle koca yıkımlar yaratan, şefkatle gülümseyerek bıçağını saplayan, kaybettiği ailesi yerine kendi ailesini kuran ve kurduğu her şeyi koruyabilmek için aklının ve ufkunun sınırlarına kadar gidebilen bir çocuk. Sezgin'in arkasında sürüklediği gölgeler büyüdükçe, etrafına topladığı insanlar onun için bir aile, kendi içinse bir hesap olmaya başlıyor. İstemese de büyümek zorunda kalan, herkesin bilmediği, sadece içindeki matematik öğretmeninin tanıdığı bu çocuk; etrafına demir tuğlalardan bir kale örmeye çalışıyor. Ancak tuğlaları seçerken hata payı yok...

Hayırlı İşler: Anlam ve Ahlaki Kazanç Peşinde

İhsan Taşer'in The Kitap Yayınları etiketiyle okurla buluşan kitabı Hayırlı İşler: Anlam ve Ahlaki Kazanç Peşinde Hayat Yolculuğu, başarıyı yalnızca kâr ve büyüme üzerinden tanımlayan anlayışı sorguluyor; ahlaki değerleri, anlamı ve insanı merkeze alan yeni bir iş ve yaşam perspektifi sunuyor. Taşer, çalışmayı yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, insanın karakterini, vicdanını ve hayata bıraktığı izi ortaya koyduğu anlamlı bir yolculuk olarak ele alıyor. Verimlilik kadar merhametin, rekabet kadar adaletin, kazanç kadar sorumluluğun da iş hayatının ayrılmaz parçaları olduğunu hatırlatıyor. Okuru hazır cevaplarla değil, güçlü sorularla buluşturan kitap, bireyin meslek hayatına ve yaşam amacına yeniden bakmasını sağlayan ilham verici bir rehber niteliği taşıyor.

İçimdeki Kalabalık: İnsan Ruhunun Derinliklerine Yolculuk

Gamze Güller'in Everest Yayınları'ndan çıkan ilk öykü kitabı İçimdeki Kalabalık, görünürde sıradan hayatların içinde dolaşırken görünmeyen ağırlıklar taşıyanların yüklerini öyküleştiriyor. Kayıp bir sevgilinin peşinde savaş coğrafyasına uzanan bir kadın, annesinin ağrısıyla büyüyen bir çocuk, aylarını verdiği otelin açılışını bambaşka bir sona hazırlayan bir mimar, giderek yalnızlaşan insanlar... Güller, kurduğu güçlü atmosfer ve ayrıntılardaki titizliğiyle okuru olayları görmekten ziyade öykü kişilerinin zihinlerine girmeye davet ediyor. Gerçekle hayalin, umutla yıkımın, sevgiyle saplantının birbirine karıştığı bu öykülerin temel izleği, insanın kendi içine yaptığı yolculuk. İçimdeki Kalabalık, Gamze Güller'in edebiyat serüveninin başlangıç noktası olmasının yanı sıra, insan ruhunun en kırılgan ve en dirençli yanlarını aynı anda görünür kılan güçlü bir ilk kitap.