Haftanın Kitapları: Borges'ten Atlara, Yeni Çıkan Eserler Okurlarla Buluştu
Haftanın Kitapları: Yeni Çıkan Eserler Okurlarla Buluştu (11.04.2026)

Haftanın Kitapları: Edebiyat Dünyasına Yeni Soluklar

Edebiyatın farklı türlerinden seçkiler sunan haftanın kitapları, okurları yeni dünyalara davet ediyor. Biyografiden öyküye, araştırmadan romana, anıdan şiire uzanan geniş bir yelpazede, bu hafta da pek çok değerli eser kitapçı raflarında ve dijital platformlarda okurlarla buluştu. İşte yeni çıkan kitaplar arasından sizin için özenle seçtiğimiz, edebiyatseverlerin ilgisini çekecek öne çıkan eserler...

Borges'le Yarım Asır: Bir Dostluğun Edebiyat Yolculuğu

Mario Vargas Llosa'nın kaleme aldığı Borges'le Yarım Asır, Nobel Ödüllü Perulu yazarın, Arjantinli edebiyat devi Jorge Luis Borges'le yarım yüzyılı aşan edebiyat, okurluk ve dostluk maceralarının izlerini taşıyor. Denemeler, söyleşiler ve anılar eşliğinde Borges'in edebiyatı, düşünce tarzı, alışkanlıkları ve dünyaya bakış açısı eşsiz bir samimiyetle aktarılıyor.

Kaplanlardan labirentlere, siyasi tartışmalardan edebiyatın keskin sınırlarına dek uzanan sayfalar, hem Borges'in hem de okuyucuların zihinlerinde açılan yolları ve labirentleri ortaya koyuyor. Bu eser, iki edebiyat devinin entelektüel mirasını keşfetmek isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Öncesi: Çocukluğa Veda Etmeyen Bir Büyüme Hikâyesi

Jehan Barbur'un Doğan Kitap'tan çıkan Öncesi adlı romanı, çocukluğuna hiçbir zaman hoşça kal diyememiş ama daha ilk yıllarından itibaren yetişkin olmanın ağırlığını yüklenmiş cesur ve kararlı bir kız çocuğunun büyüme hikâyesini anlatıyor. Romanda adı geçen kişiler ve yaşanan olayların tamamı gerçek hayattan alınmıştır.

Anlatılanlar okura zaman zaman gerçeküstü gelse de, hayatın kendisi kitaplarda yazanlardan çok daha yoğun, katlanması bazen daha zor ve gerçeküstüdür. Yazar ve kahramanı olan Jehan Barbur, edebiyatın ve romanın sınırlarını zorlayarak, alışılmışın dışında bir eserle karşımıza çıkıyor. Öncesi, çocukluğunu hiç bırakmadan büyüyen tüm kız çocuklarının hikâyesidir.

Artuçkule'nin Tepegöz'ü: Kadim Anlatıcılığın Çağdaş Yorumu

Çağan Irmak'ın Everest Yayınları'ndan çıkan Artuçkule'nin Tepegöz'ü, kadim anlatıcılık geleneğini çağdaş anlatı düzlemine taşıyor. Irmak, sözlü kültürün ritmini, destansı dili ve sert gerçekliği bir araya getirerek, okuru hem tanıdık hem de tekinsiz bir evrene davet ediyor.

Toprağı insanı reddeden uğursuz bir köyde, herkesin unuttuğu bir kızın ve onun tek gözlü çocuğunun hikâyesi, Dokuz Kıta On Okyanus'un kaderini geri dönülmez biçimde değiştirirken, iktidar hırsı, taht sevdası ve gizli oyunlar birer birer sahneye çıkıyor. Bu, yalnızca bir "canavarın" hikâyesi değil, onu yaratan dünyanın da hikâyesi.

Geç Kaldığımız Her Şey Gibi: Akademik Dünyanın Karanlık Yüzü

Ekin Kadir Selçuk, İletişim Yayınları'ndan çıkan Geç Kaldığımız Her Şey Gibi adlı ilk romanında, geçirdiği beyin kanaması sonrası hayatı değişen, karakterinde açılan gediklerle yüzleşen, hem çalıştığı üniversitede hem özel ilişkilerinde çıkmaza giren bir akademisyenin hikâyesini anlatıyor.

Selçuk, toplumdaki ve akademideki yozlaşmayı, erkeklerin ikili ahlâk anlayışını ve erkek şiddetini, hayatın her alanına sirayet eden derin mutsuzluğu ve karamsarlığı bir roman kurgusu içinde tüm çıplaklığıyla ele alıyor. Roman, "Neşesizler Cumhuriyeti" olarak adlandırdığı bir dünyada, neşenin ve hevesin nasıl bir suç gibi görüldüğünü gözler önüne seriyor.

Tasmanya: Modern Dünyanın Kırılganlıklarına Yolculuk

Çağdaş edebiyatın en güçlü seslerinden, Premio Strega ödüllü Paolo Giordano'nun son romanı Tasmanya, Kafka Kitap'tan çıktı. Modern dünyanın kırılganlıklarını bireysel bir çöküş anlatısıyla iç içe geçiren roman, iklim krizi, terör, teknolojik tehditler ve varoluşsal kaygılar arasında sıkışmış bir zihnin haritasını çıkarıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Tasmanya, bir yazarın gözünden, hem dünyayı hem de kendi hayatını anlamlandırma çabasının romanı. Dünyanın sonuna dair kehanetlerin havada uçuştuğu bir çağda, kişisel yıkımların gölgesinde hayatta kalma sanatına dair samimi ve sarsıcı bir itiraf. Aynı zamanda, anlatıcının eşi Lorenza ile kurduğu ilişki üzerinden modern aşkın kırılgan doğasını sorguluyor.

Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek adlı derlemeyi okurlarla buluşturuyor. Edward Said'in yarım yüzyıldır Doğu ile Batı arasındaki bilgi, iktidar ve temsil ilişkilerine dair tartışmaların merkezinde yer alan Oryantalizm eserinin mirasını ele alan bu kapsamlı çalışma, Fuat Aydın, Mehmet Murat Şahin, Yücel Bulut ve Feyza Betül Aydın tarafından yayına hazırlandı.

Kitap, Said sonrası dönemde gelişen postkolonyal teorinin izlerini sürerken, oryantalizmin sanat, edebiyat ve popüler kültürdeki yansımalarını ele alıyor. Geniş bir yelpazede oryantalizm tartışmalarına bütüncül ve eleştirel bir katkı sunuyor.

17 Haziran: Geçmişin Hayaletleriyle Yüzleşme

Romanlarıyla 30'u aşkın ülkede okurla buluşan Alex Schulman'dan, geçmişin hayaletleriyle bugünün gerçeklerini birbirine düğümleyen zamansız bir roman: 17 Haziran. Timaş Yayınları'ndan çıkan eser, öğretmenlik yaptığı okulda karıştığı bir olay sonrası açığa alınan Vidar'ın hikâyesini anlatıyor.

Vidar'ın hayatı, eski bir kolide ailesinin 1980'lerdeki yazlık evinin numarasını bulmasıyla altüst olur. Numara çevrildiğinde, hattın ucunda uzun zaman önce ölen babasının sesi yankılanır. Vidar her aramada aynı güne, 17 Haziran 1986'ya adım atar; çocukluğunun seslerini dinler, sekiz yaşındaki haline yaklaşmaya çalışır. Belleğin labirentlerinde ilerledikçe, kendi karanlığı ve ailesinin saklı kalmış yaralarıyla yüzleşir.

Gelişigüzel: Umut Dolu Bir Dünya Düşü

Can Göknil'in yeni öykü kitabı Gelişigüzel, Can Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor. Göknil, bu eserde bütün dikkati, heyecanı, yaratma arzusuyla umut dolu bir dünya düşlüyor. Dünyaya nefretle değil sevgiyle, öfkeyle değil sağduyuyla, hayal kırıklığıyla değil umutla bakanlar, bu öykülerde kendilerine yeni bir direnme alanı buluyor.

Gelişigüzel'de hayata ve doğaya umutla bakan, dünyayla bütünleşen insanları anlatıyor. Birlikte olmak için mücadele eden, birbirine değer veren, sadece "ben"i değil "biz"i de düşünen insanlar bu öykülerde kendilerine vücut buluyor.

Tarih Öncesinden Orta Çağ'a Atlar: İnsanlık Tarihinin Sessiz Tanığı

Nobel Bilimsel Eserler'den çıkan Tarih Öncesinden Orta Çağ'a Atlar adlı derleme eser, insanlık tarihinin en köklü ortaklıklarından biri olan insan ve at ilişkisini farklı disiplinlerin bakış açılarını buluşturarak yeniden düşünmeye davet ediyor. Eserde yer alan çalışmalar, atın tarihsel serüvenini yalnızca bir "araç" ya da "ikon" olarak değil, insanın çevresiyle kurduğu ilişkinin aktif bir bileşeni olarak ele alıyor.

Paleolitik sanatın erken izlerinden antik uygarlıkların sembolik temsillerine ve Orta Çağ toplumlarının teknolojik dönüşümlerine kadar uzanan bu bütüncül inceleme, insanlık tarihindeki ilerlemenin sessiz tanığı olan atı merkeze alıyor.

Tam O Sırada İstanbul: Şehrin Edebi Hafızası

Jale Sancak ve Ayça Erdura'nın Masa Kitap'tan çıkan Tam O Sırada İstanbul adlı eseri, İstanbul'u yaşayan, konuşan ve hatırlayan bir varlık olarak yeniden kuruyor. Jale Sancak'ın öyküleri ve Ayça Erdura'nın şiirleriyle örülen kitap, İstanbul'u bir hafıza mekânına dönüştürüyor.

İstanbul'un sokaklarında yürürken bir öykünün içinde düşleyebilir misiniz kendinizi? Ya da bir şiirin kıyısında durup geçmişten gelen sedayı duyabilir misiniz? Tam O Sırada İstanbul, tam da bunu yapıyor. Beyoğlu'ndan Cibali'ye, Samatya'dan Galata'ya uzanan bu edebi yolculukta okur, İstanbul'un nasıl bir bellek oluşturduğuna şahit oluyor.

Bu haftanın kitapları, edebiyatın farklı türlerinde okurlara zengin bir seçenek sunuyor. Keyifli okumalar dileriz...