Cam mozaik sanatçısı Meyçem Ezengin'in öncülüğünde hazırlanan "Kırık Camların Ardında 33 Kadın" sergisi, farklı mesleklerden 33 kadının 72 eserini Dolmabahçe Saray Koleksiyonları Müzesi'nde bir araya getiriyor. Sergi, camın kırılgan yapısı üzerinden emek, sabır, dayanışma ve iz bırakma fikrini görünür kılıyor.
Cam Mozaik Sanatının Sabırlı Üretim Süreci
Cam mozaik sanatı, hızlı sonuç veren bir üretim alanı değil. Bir eserin ortaya çıkması bazen aylar, bazen yıllar sürebiliyor. "Kırık Camların Ardında 33 Kadın" sergisi de tam bu sabırlı üretim sürecinin izini taşıyor. Aralarında Reyhan Kalyoncu'nun yanı sıra avukat, doktor, veteriner hekim, mimar, mühendis, öğretmen ve farklı meslek gruplarından 33 kadının hazırladığı 72 eser, Dolmabahçe Saray Koleksiyonları Müzesi'nde sanatseverlerle buluştu.
Cam mozaik sanatçısı Meyçem Ezengin'in öncülüğünde hayata geçirilen sergi, yalnızca bir teknik ustalık gösterisi değil; farklı hayatların aynı masa etrafında buluştuğu ortak bir üretim hikâyesi olarak öne çıkıyor. Camın kırılan, kesilen, sabırla bir araya getirilen yapısı, sergide kadınların üretim yolculuğuyla birlikte okunuyor.
"Bu Eserlerin İçinde Emek ve Vazgeçmemek Var"
Sanat yolculuğunun 19. yılında olduğunu belirten Meyçem Ezengin, yaklaşık 19 yıldır cam mozaik alanında eğitim verdiğini söyledi. Ezengin, her yeni çalışmanın ve her yeni öğrencinin kendisine başka bir şey öğrettiğini dile getirerek, sanatın en güçlü tarafının "paylaşırken çoğalmak, üretirken birlikte büyümek" olduğunu ifade etti.
Serginin uzun yıllara yayılan bir üretim, öğrenme ve paylaşım sürecinin sonucu olduğunu söyleyen Ezengin, "Burada göreceğiniz eserler yalnızca camdan oluşmuyor. Bu eserlerin içinde emek var, sabır var, vazgeçmemek var, öğrenmek var, paylaşmak var, dostluk var" dedi.
Ezengin, cam mozaik sanatının hızlı tüketilen bir üretim biçimi olmadığını vurgulayarak, "Bir eserin ortaya çıkması bazen aylar, bazen de yıllar alıyor. Bugün burada yer alan 72 eser, farklı yaşam hikâyelerine sahip 33 kadının ortak emeğinin ürünüdür. Farklı mesleklerden gelen kadınlar, aynı masa etrafında, aynı tutkuyla üretmenin mutluluğunu paylaştılar" ifadelerini kullandı.
Eserleriyle Sergide Yaşamaya Devam Ediyorlar
Serginin en duygusal başlıklarından biri ise artık hayatta olmayan Aynur Baysoy ve Saadet Çiçekyurt'un eserleriyle sergide yer alması oldu. Ezengin, iki ismi de açılışta anarak, sanatın iz bırakma gücüne dikkat çekti.
"Onlar bugün burada olmayabilirler, ama eserleri burada" diyen Ezengin, emekle üretilen güzelliklerin zamanın ötesine geçtiğini belirtti. Bu yönüyle sergi, yalnızca bugünün üretimlerini değil, geride kalan izleri de görünür kılan bir hafıza alanına dönüşüyor.
İzleyiciye Bakmaktan Fazlasını Teklif Ediyor
Sergi editörü Ceyda Candaş ise açılışta yaptığı konuşmada izleyicileri eserleri yalnızca değerlendirmeye değil, onlarla gerçek bir karşılaşma yaşamaya davet etti. Candaş, sergide yer alan çalışmaların "bir merakın, bir cesaretin, bir arayışın ve uzun bir emeğin izi" olduğunu belirterek, eserlerin ardındaki hikâyenin ve üreticinin de görülmesi gerektiğini söyledi.
Türk Telekom'un ana sponsorluğunda, Milli Saraylar Başkanlığı'nın desteği ve Artesman Kültür Sanat organizasyonuyla düzenlenen serginin açılışına sanat, iş ve cemiyet dünyasından çok sayıda isim katıldı. Açılışta konuşan Gülden Gül de sanatın birleştirici ve iyileştirici yönüne dikkat çekerek, sergide 33 sanatçının iç dünyasının ortak bir güzellikte buluştuğunu ifade etti.
"Kırık Camların Ardında 33 Kadın" Cam Mozaik Sergisi, 21 Haziran'a kadar Dolmabahçe Saray Koleksiyonları Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.



