Kurban Bayramı'nın gelmesiyle birlikte vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri de kurban derisinin nasıl değerlendirileceği oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, kurban derisinin satılması, kesim veya bakım ücreti olarak verilmesi gibi konularda önemli açıklamalarda bulundu.
Kurban derisi nasıl değerlendirilmelidir?
Diyanet'in açıklamasına göre, kurbanın derisi bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), veda haccında Hz. Ali'ye, kurban olarak kesilen develerin başında durmasını ve derileri ile sırtlarındaki çullarını sadaka olarak vermesini, kasap ücreti olarak bunlardan bir şey vermemesini emretmiştir (Müslim, Hac, 348; Buhârî, Hac, 120, 121; Ebû Dâvûd, Menâsik, 21).
Buna göre kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi caiz değildir (İbn Nüceym, el-Bahr, VIII, 203). Derinin satılması halinde bedelinin yoksullara verilmesi gerekir (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 165). Ancak kurbanın derisi, bir yoksula veya hayır kurumuna bağışlanabileceği gibi, evde namazlık, kalbur ve benzeri ev eşyası yapılarak kullanılmasında da bir sakınca yoktur (Kâsânî, Bedâi', V, 81; Merğînânî, el-Hidâye, VII, 164).
Kurbanın mahiyeti
Kurban, dini bir terim olarak, Yüce Allah'a yakınlık sağlamak ve O'nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı belirlenen zaman diliminde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban, İslam dinindeki başlıca ibadetlerden biri olup İslam ümmetinin şiarlarındandır.
Kurbanın, bayram günlerinde kesilen "udhiyye kurbanı" ve hac ya da umre yapanların Harem bölgesinde kestikleri "hedy kurbanı" gibi çeşitleri bulunmaktadır. Peygamberimiz (s.a.s.), meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl udhiyye kurbanı kesmiş (Tirmizi, "Edâhi", 11) ve Kurban Bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dahil olmak üzere her bir parçasının kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade ederek bu ibadeti tavsiye etmiştir (Tirmizi, "Edâhi", 1; İbn Mace, "Edâhi", 2-3).



