Marmara Adaları'nda bir zamanlar çocukların atık tenekeleri şekillendirerek denize indirdiği teneke kayık geleneği, düzenlenen atölye ve yarışmalarla yeniden canlandırılıyor. Etkinlikte çocuklar, büyüklerinin izinden giderek tenekeleri kendi elleriyle tasarlayıp denize indirdi.
Tenekeler Çocukların Elinde Kayığa Dönüştü
Geleneğin yeniden canlandırılmasının son örneklerinden biri, Marmara Adaları'nda gerçekleştirilen etkinlik oldu. Çocuklar, geçmişte ada kıyılarında kendi oyuncaklarını yapan büyüklerinin izinden giderek atık zeytinyağı veya peynir tenekelerini makas ve çekiç yardımıyla şekillendirdi. Gün boyunca süren atölye ve yarışma, çocukları yalnızca bir el becerisi etkinliğinde değil; ekranlardan uzak, üretmenin, yaratıcılığın ve birlikte vakit geçirmenin öne çıktığı bir açık hava buluşmasında bir araya getirdi.
Kuşaklar Arasında Hafıza Köprüsü
Marmara Adaları Kültürel Miras Araştırma Derneği Başkanı Mehmet Akif Yıldırım, amaçlarının yalnızca geçmişe ait bir çocukluk hatırasını yeniden canlandırmak olmadığını belirterek, geleneğin taşıdığı kültürel hafızayı yeni kuşaklara aktarmayı hedeflediklerini söyledi. Yıldırım, çocukların bir zamanlar teneke kayıklarla oynayan büyükleriyle birlikte festivallere ve atölyelere katıldığını belirterek, “Bir yandan geçmişe ilişkin hikâyeler anlatılırken diğer yandan kuşaklar arasında ortak bir hafıza köprüsü kuruluyor” dedi. Bir teneke parçasının çocukların hayal gücü ve el becerileriyle kayığa dönüşmesinin geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ oluşturduğunu ifade eden Yıldırım, çalışmalarını yalnızca bir etkinlik olarak görmediklerini vurguladı.
Marmara'dan Paros'a Uzanan Gelenek
Derneğin yaptığı araştırmalar, teneke kayık geleneğinin yalnızca Marmara Adaları'nda değil, Türkiye'nin ve dünyanın farklı sahil yerleşimlerinde de çeşitli biçimlerde sürdüğünü ortaya koydu. Yıldırım, Yunanistan'ın Paros Adası ile yürütülen çalışmalara dikkati çekerek, Paros'ta gerçekleştirilen teneke kayık atölyelerinin çocukları deniz, üretim ve kültürel miras etrafında ortak bir deneyimde buluşturduğunu ifade etti. “Bizim için asıl önemli olan, bu somut olmayan kültürel mirasın yalnızca geçmişte kalmış bir hatıra olarak anılması değil, yeniden yaşatılarak gelecek kuşaklara aktarılmasıdır” diye konuştu. Geleneğin yaşatılması, ada çocuklarının üretme kültürünü ve denizle bağını güçlendirmeye devam ediyor.



