Mona Roza Şiirinin İlham Kaynağı Muazzez Akkaya 94 Yaşında Anlattı
Mona Roza'nın İlhamı Muazzez Akkaya 94 Yaşında Konuştu

Sezai Karakoç'un unutulmaz eserlerinden Mona Roza şiirinin ardındaki hikâye, yıllar sonra yeniden gündeme geldi. Şiirin ilham kaynağı olduğu belirtilen Muazzez Akkaya, 94 yaşında o yılları ilk kez anlattı. Akkaya, "Bana yazılan şiirleri zaman içinde ne yazık ki kaybettim, buna gerçekten üzülüyorum, keşke saklasaydım." dedi.

Sezai Karakoç'un Israrcı Tavrı

Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya'nın kendisine olan sevgisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cemal Süreya'nın daha çok cebine şiirler koyduğunu, sınıfa girince aynı şiiri tahtada da gördüğünü belirten Akkaya, "Şiirlerin ona ait olduğunu sonradan öğrendim. Ben o dönem bu şekilde bir arkadaş edinmeyi, ilerletmeyi hiç düşünmedim." dedi.

Sezai Karakoç'un ise daha ısrarcı bir tavrının bulunduğunu vurgulayan Akkaya, o dönem yaşananları şu sözlerle dile getirdi: "Büyüklerimizin kafamıza çiviyle çaktıkları bazı fikirler var, 'erkek yaşça büyük, hanımı ondan küçük olmalı' gibi. Annem-babam, çevremdeki herkes de böyleydi. Sezai Karakoç da benden 1-2 yaş kadar küçüktü, benim için ilk handikap oydu zaten. Bu nedenle ihtimalini bile düşünmedim çünkü kafamda yaş konusu yerleşmişti."

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Tercih Yapmayı Hiç Düşünmedim

Sezai Karakoç'la detaylı hiçbir diyaloğunun olmadığını vurgulayan Akkaya, "Üniversite 2. sınıftaydık. Yazdığı şiirleri bana vermek için çok uğraşıyordu, ben mecburen tekrar ısrar etmesin diye alıyordum. Ama dediğim gibi o zamanlar okuldan biriyle arkadaş olmayı, ikisinden birini tercih etmeyi hiç düşünmedim. Okul sonrası seçtiğim eşim, o da Mülkiye mezunu olan rahmetli Orhan Giray'la çok mutlu bir hayatım oldu, 4 güzel evlat yetiştirdik." ifadesini kullandı.

Mona Roza Şiirinin Hikayesi

Ahmet Hakan, 2006 yılında Hürriyet'teki köşesinde gizemli aşkın gizeminin çözüldüğünü ve Muazzez Akkaya'yı bulduğunu açıklamıştı. Köşe yazısında hikayeyi şöyle anlatıyor: Bundan bir süre önce bir yazımda Sezai Karakoç'un "Mona Roza" şiirine ve Muazzez Akkaya'ya şöyle bir değinmiştim. O yazının yayınlanmasının ardından New York'tan bir e-posta aldım. Şunlar yazılıydı e-postada: "Selam Ahmet Bey... Ben New York'ta doktorluk yapıyorum. Muazzez Akkaya'nın kızıyım. Yazınız ailecek çok hoşumuza gitti. Annemin adını yazınızda geçirdiğiniz için çok teşekkürler. Ayşe."

Okuyunca "Vay be" diye haykırdım. Muazzez Akkaya'nın izini bulmuştum. Hemen bir yanıt yazdım: "Lütfen anneniz hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?" Yanıt şöyleydi: "Annem Mülkiye'de okumuş. Öğrenciliğinde çok güzel bir kadınmış. Grace Kelly tipinde. Pingpong şampiyonu olmuş okulda. Bugün anneme Sezai Karakoç'un aşkını ve şiirini sordum. Annemin bu aşktan ve şiirden haberi olmamış. Ama şunu anımsıyor: Paltosunun cebinde şairi meçhul aşk şiirleri bulurmuş! Babamla evlenirken babama bu şiirlerden söz etmiş, babam da şiir yazmaya kalkışmış annem için ama tabii ki çocukça şiirler olmuş bunlar. Annem Hazine avukatlığından emekli oldu. Maliye Bakanlığı'nda çalışırken babamla tanışıp aşk evliliği yapmışlar. 48 sene harika bir evlilikleri oldu. Maalesef geçen hafta babamı kaybettik."

Mona Roza Şiiri

Mona Roza şiiri, Sezai Karakoç'un en bilinen eserlerinden biridir. Şiir, siyah güller, ak güller, Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak gibi imgelerle başlar. Şair, Mona Roza'ya olan aşkını ve çaresizliğini anlatır. Şiirin bazı dizeleri şöyledir:

"Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller"

Şiirde ayrıca "Açma pencereni perdeleri çek / Mona Roza seni görmemeliyim" gibi dizelerle şairin iç çatışması yansıtılır.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Muazzez Akkaya Kimdir?

Muazzez Akkaya, 1930'da Geyve'de doğdu. Orta okul mezunu memurlardan Hamid Akkaya ile Fitnat Hanım'ın kızıdır. Kandilli Lisesi'ni bitirmesinin ardından 1949'da Mülkiye Mektebi'nin yatılı sınavını kazanan ilk kız öğrenci olduğunu ama o dönem kız yatakhanesi olmadığı için okula evden gidip geldiğini anlatan Akkaya, ilk senesinde iki kız olarak başladıkları üniversite yıllarında zorlanmadığını, sonrasında 8 kız öğrenci arkadaşıyla güzel anılar biriktirdiklerini ifade etti.

Muazzez (Akkaya) Giray, Mülkiye'yi bitirdikten sonra Hazine avukatlığı yapmış, Maliye Bakanlığı'nda çalışırken aynı kurumdan Orhan Giray'la aşk evliliği yaparak evlenmiş ve 3 çocuğu olmuştu. Nisan 1955'te Karayolları Genel Müdürlüğü, Ağustos 1955'te tekrar Maliye Bakanlığı, Mart 1957'de Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü teşkilatlarında memurluklara girdi. Bu arada Ankara Hukuk Fakültesi'nde fark sınavı verip sertifika aldığından, Ocak 1960'da Maliye Bakanlığı Hazine Avukat stajyerliğine, sonra avukatlığına getirildi. Eylül 1964'te eşi Orhan Giray'ın Tel-Aviv Mali Müşavirliği'ne nakli üzerine memuriyetten ayrılıp Tel-Aviv'e gitti. 1967'de yine eşiyle birlikte yurda dönüp avukatlığa başladı. Adına Mona Roza şiiri yazılan Muazzez Akkaya, 82 yaşında iken bir bankanın reklam filminde de rol almıştı.