
Sanat tarihine tutkuyla bağlı olanlar, kulak kabartsın! İş dünyasının tanınmış isimlerinden Murat Ülker, bu kez fırçasını değil kalemini konuşturuyor. Yepyeni bir kitaba imza atan Ülker, Rönesans'ın en etkileyici figürlerini benzersiz bir bakış açısıyla ele alıyor.
Kitap, o dönemi şekillendiren dehâların yaşam öykülerine, eserlerine ve arkalarında bıraktıkları o muazzam mirasa odaklanıyor. Leonardo da Vinci'nin bitmek bilmeyen merakı, Michelangelo'nun tutkuyla yonttuğu mermerler, Machiavelli'nin keskin siyasi analizleri... Hepsi, Ülker'in satırlarında adeta yeniden nefes alıyor.
Peki Neden Rönesans? Neden Şimdi?
Belki de içinden geçtiğimiz çağın karmaşası, bizi yeniden bir aydınlanma, bir 'yeniden doğuş' arayışına itiyordur. Ülker'in bu çalışması, sadece geçmişe bir özlem değil; aynı zamanda günümüz için de bir ilham kaynağı sunma niyetinin bir ürünü. Düşünsenize, o isimler olmasaydı, bugünkü dünyamız nasıl bir yer olurdu? Cevabı düşünmek bile insanı ürpertiyor.
Yeni Şafak gazetesinde yayınlanan habere göre, bu eser sanatseverler ve tarih meraklıları için tam bir hazine niteliğinde. Ülker, okuru sıkıcı bir ders kitabı tonundan uzaklaştırıp, onları 15. ve 16. yüzyıl İtalya'sının tozlu atölyelerine, muhteşem saraylarına ve entrikalarla dolu koridorlarına götürüyor. Hisleriyle, zaferleriyle ve hatta hatalarıyla insan olan bu dahilerle bir bağ kurmanızı sağlıyor.
İşte O Muazzam İsimlerden Birkaçı:
- Leonardo da Vinci: Sadece bir ressam değil, aynı zamanda bir bilim insanı, mühendis ve sonsuz bir hayalperest.
- Michelangelo Buonarroti: Heykelin ve freskin kusursuz ustası, Sistina Şapeli'nin efsanevi mimarı.
- Niccolò Machiavelli: Siyaset biliminin temellerini atan, 'Hükümdar' ile tarihe geçen keskin zeka.
- Raffaello Sanzio: Zarafetin ve uyumun ressamı, Rönesans'ın en parlak yıldızlarından biri.
Kitap, bu isimlerin nasıl bir ortamda yetiştiklerini, birbirlerinden nasıl etkilendiklerini ve birbirleriyle olan o karmaşık, bazen de rekabet dolu ilişkilerini de mercek altına alıyor. Yani, sadece bir kişi listesi sunmakla kalmıyor; onları bir ekosistemin parçası olarak anlatıyor. Bu da işin içine müthiş bir derinlik katıyor, itiraf etmek gerek.
Kısacası, Murat Ülker'in bu titiz çalışması, sanat tarihine ilgi duyan herkesin kütüphanesinde bulunmayı hak ediyor. Rönesans'ı anlamak, modern dünyayı anlamanın da anahtarı belki de. Bu kitap da o anahtarı sunan nadide eserlerden biri olmaya aday.