Müziği Okuyanlar Kulübü: Notaların Ötesinde Bir Entelektüel Yolculuk
Müzik, yalnızca kulaklarımızla dinlediğimiz bir sanat değil, aynı zamanda bestecinin hayal dünyasını, yaşadığı çağın ruhunu ve kültürel dokusunu anlamamızı sağlayan bir köprüdür. Müziği Okuyanlar Kulübü, bu felsefeyi benimseyerek, klasik müziği entelektüel bir buluşmaya dönüştürüyor. İstanbul'da gerçekleşen bu özgün deneyim, katılımcılara müziğin derinliklerine inme fırsatı sunarken, dünyaca ünlü flüt sanatçısı Doç. Aslıhan And Say'ın performansı ve paylaşımlarıyla anlam kazanıyor.
Kulübün Doğuşu ve Kurucusu Can Özükan'ın Hikayesi
Kulübün arkasındaki isim olan Can Özükan, 2000 yılında İzmir'de dünyaya gelen genç bir piyanist ve müzik tarihi araştırmacısı. Ailesindeki ilk müzisyen olan Özükan, ortaöğretimdeki müzik öğretmeninin yönlendirmesiyle sanata yönelmiş ve hayatı, kendi ifadesiyle "hiç beklemediği bir hızla" müzikle bütünleşmiş. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda piyano eğitimi alırken, araştırma tutkusu onu müzikolojiye yönlendirmiş. Özükan, bir eseri çalmadan önce bestecinin düş dünyasını, dönemin jeopolitik koşullarını ve kültürel atmosferini derinlemesine inceliyor.
2023 yılında İzmir'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde kurduğu kulübü, 2024'te İstanbul'a taşıyarak genişletmiş ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturmuş. Özükan, bu hareketi, "Yıl boyu sayısız sanatçının binlerce konser verdiği, önemli ressam, heykeltıraş ve edebiyatçıların sergilerle, söyleşilerle bir araya geldiği dünyanın en önemli metropollerinden biri" olarak tanımladığı İstanbul'un dinamik atmosferine duyduğu ihtiyaçla açıklıyor.
İstanbul'daki Etkinlik: Narmanlı Sanat'ta Anlamlı Bir Buluşma
Kulübün İstanbul'daki etkinliği, sanat tarihçisi ve küratör Duygu Barlas'ın kuruculuğunu üstlendiği Narmanlı Sanat mekanında gerçekleşti. Bu kültür merkezi, ressam Bilge Alkor'un eserlerini, değerli sanat koleksiyonunu ve yazar Can Alkor'un kütüphanesini barındırıyor. Mekanın sanatsal ruhu, kulübün sohbetlerine ve müzisyenlerin performanslarına büyük katkı sağlıyor.
Etkinliğin konuğu, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi ve uluslararası sahnelerde başarıyla temsil eden flüt sanatçısı Doç. Aslıhan And Say oldu. And Say, Gstaad Menuhin Festivali, Schleswig-Holstein Müzik Festivali ve Dorian Müzik Festivali gibi önemli organizasyonlarda yer almış, dünyaca ünlü flüt virtüözü Sir James Galway tarafından "Yükselen Yıldız" ödülüne layık görülmüş ve altın flüt ağızlığı ile onurlandırılmış bir isim.
Etkinliğin İçeriği ve Katılımcı Profili
And Say, etkinlikte üç öğrencisi Duru Bulam, Eda Tınaz ve Sezin Dengiz ile birlikte yer aldı. Orkestradaki önemli soloları oda müziği formatında icra ederek tanıttı. Ayrıca, flütün tarihsel gelişimi, orkestradaki yeri ve önemi hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Yanında getirdiği farklı flüt çeşitlerini anlatırken, katılımcılar Google'da bulunamayacak ansiklopedik bilgilere ulaştı.
Müziği Okuyanlar Kulübü, herkese açık bir platform olarak tasarlanmış. Katılımcılar arasında genç üniversite öğrencilerinden farklı meslek gruplarındaki sanatseverlere, müzisyenlere, müzik araştırmacılarına ve tarihçilere kadar geniş bir yelpaze bulunuyor. Kulübe her yaştan insan ilgi gösteriyor ve konuk müzisyenler, isterlerse mekanda performans sergileyebiliyor. Ancak, kontenjanın sınırlı olduğu belirtiliyor.
Kulübün Misafirleri ve Türkiye'deki Sanat Çevreleri
Kulübün etkinliklerine katılan isimler, Türkiye'de sanat ve klasik müzik çevrelerinde saygı duyulan değerli sanatçılardan oluşuyor. Devlet Sanatçısı piyanist Gülsin Onay, Aydın Büke, İpek Mine Sonakın, Prof. Dr. İlke Boran, Yiğit Özatalay, müzik tarihi araştırmacısı Serhan Bali, piyanist ve yazar Gülfam Göknar, müzisyen ve araştırmacı Hüseyin Kıyak gibi isimler, kulübün prestijini artırıyor.
Can Özükan'dan Müzik Eğitimine İlişkin Önemli Uyarılar
Başarılı bir piyanist olarak dersler de veren Can Özükan, müzik eğitimindeki yanlışlara dikkat çekiyor. Özükan, Türkiye'de her sokak başında açılan müzik akademilerinin nitelik sorununa değiniyor: "Ne yazık ki Türkiye'de artık neredeyse her sokak başında bir müzik akademisi kuruluyor ve bu noktada nicelikten çok niteliğin belirleyici olması gerekiyor." Farklı enstrümanlarda yetişmiş sanatçıların piyano öğretmenliği yapmasının, fizyolojik, pedagojik ve teknik eksikliklere yol açabileceğini vurguluyor.
Özükan, öğrencilerin uzun yıllar hobi olarak müziğe zaman ayırmasına rağmen, seviyelerinin bu emeğin altında kalmasının yıpratıcı olduğunu belirtiyor ve mottosunu şu sözlerle açıklıyor: "Hobi, bir kültür ve kuşaktan kuşağa aktarılan mirastır; iyinin peşinden koştuğunuzdan emin olun."
Sonuç: Müziğin Derinliklerine Açılan Bir Kapı
Müziği Okuyanlar Kulübü, klasik müziği yüzeysel bir dinleme deneyiminin ötesine taşıyarak, katılımcılarına bestecilerin dünyasını keşfetme fırsatı sunuyor. İstanbul gibi kültürel açıdan zengin bir şehirde, Narmanlı Sanat gibi özel bir mekanda gerçekleşen etkinlikler, müziğin entelektüel boyutunu vurguluyor. Doç. Aslıhan And Say gibi uluslararası başarılara imza atmış sanatçıların katılımı, bu buluşmaları daha da anlamlı kılıyor. Kulüp, müziğe ilgi duyan herkes için notaların ardındaki dünyayı anlamaya yönelik değerli bir platform olma özelliğini koruyor.