İslam'da Peygamberlere İman ve İtaatin Bölünmezliği Üzerine Temel İlkeler
Peygamberlere İman ve İtaatin Bölünmez İlkesi

İslam'da Peygamberlere İman ve İtaatin Temel Esasları

İslam inancına göre, Allah'ın gönderdiği vahiy temel esasları itibariyle aynı muhtevayı taşır. Kaynağın aynı olması nedeniyle çelişki bulunmaz. Ancak toplumlara göre takdim, tehir veya bazı uygulamalarda farklılıklar görülebilir. İnanç temelleri ise asla değişmez. Peygamberler arasında değerli-değersiz, başarılı-başarısız veya günahkâr-günahsız gibi ayırımlar yapılmaz. Bir Müslüman, Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e kadar gönderilen tüm peygamberlere iman eder.

Kitaplara İman ve Kur'an'ın Korunmuşluğu

Bir Müslüman, gönderilen bütün sahifelere ve kitaplara iman eder. Fakat bu kitapların özlerinin değiştirilmesi sonucu aslî boyutlarını yitirdiklerini ve kıyamete kadar ilahi koruma altında olan Kur'an-ı Kerim'in gönderildiğine de inanır. Nisa Suresi'nin 150-151. ayetlerinde şöyle buyrulur: "Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, 'Bir kısmına inanırız ama bir kısmına inanmayız' diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçek kâfirler bunlardır ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır."

Allah'a ve Resul'e İtaatin Birlikteliği

Allah ve Resul'e itaat, birbirinden ayrılamaz bir bütündür. Nisa Suresi 80. ayette, "Kim Peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur" denmektedir. Kur'an-ı Kerim'de otuz üç ayette Allah'a ve Resul'e itaat edilmesi emredilir. Bunların on ikisinde peş peşe "Allah'a ve Resul'üne itaat edin!" ifadesi yer alır. Bu birliktelik, Allah ile Peygamber arasında bir ayırım yapılamayacağının açık kanıtıdır.

Nisa Suresi 59. ayette ise şöyle buyrulur: "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin ve Peygambere itaat edin ve sizden olan ulul emre (idarecilere) itaat edin. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah'a ve Resulüne arz edin. Bu daha iyidir sonucu bakımından da daha güzeldir."

Kur'an ve Sünnet'in Ayrılmazlığı

Kur'an ile Sünnet'i birbirinden ayırmak, dine, İslam'a ve Kur'an'a en büyük ihanet olarak değerlendirilir. Bu durum:

  • Dini bozmanın temel bir unsurudur.
  • Heva ve heveslere tabi olmanın bir sonucudur.
  • Allah'ın nice ayetlerini yok saymanın zahiri göstergesidir.
  • Ilımlı İslam projesinin bir tahakkukudur.
  • Kötü niyetli âlimlerin tahrifatıdır.

Günümüz Müslümanları, Allah'a itaat edecekleri zaman Kur'an'a bakarken, Resul'e itaat edecekleri zaman nereye bakacaklar? Eğer sadece Kur'an'a bakılacaksa, bu kadar ayet iptal mi oldu? Yoksa bu hükümler tarihsel mi? Peygamber Efendimizin sağlığında sahabiler, öğrenmek istedikleri her şeyi ona sorarlardı. Allah Resulü de ya Kur'an'dan ya da kendi dilinden cevap verirdi. Bu sözler ve hükümler boşa gitmedi.

Peygambere İtaatin Sürekliliği

Kendi döneminde Allah Resulü'ne itaat ne kadar farz ve gerekliyse, bugün de farzdır ve Allah'ın emridir. Bu emri yerine getirmenin yolu, Kur'an ve Sünnet'e tabi olmakla mümkündür. Hz. Muhammed Mustafa'ya tabi olmak bir şereftir. Ancak şerefliler ona uyar, onu sever ve izinde yürür.

Ahzâb Suresi 71. ayette, "...Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır" buyrulur. Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz şöyle demiştir: "İstemeyenler dışında, ümmetimin tamamı cennete girer." Sahabe, "Ey Allah'ın Resulü! Cennete girmeyi kim istemez ki?" diye sorunca, Peygamberimiz cevap vermiştir: "Bana itaat edenler cennete girer, bana karşı gelenler cenneti istememiş demektir."

Nisâ Suresi 69. ayette ise şöyle belirtilir: "Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır."