Haşmet Babaoğlu, 'Sen kimsin ya!' ifadesinin günümüzde bir kimlik sorgulamasından çok, karşıdaki kişiyi değersizleştirme ve susturma aracı olarak kullanıldığını belirtiyor. Bu kültürün, insanların kişiliğini, fikrini ve insanlığını bir anda yok saydığını vurguluyor.
Sosyal Hiyerarşinin Karmaşık Dili
Babaoğlu, bu ifadenin sosyal hiyerarşinin karmaşık bir dili olduğunu ve karşıdaki kişiyi 'insan' yerine koymamak anlamına geldiğini söylüyor. Bir psikiyatr arkadaşının aktardığına göre, evlilik sorunlarında kocaların eşlerine 'Sen kimsin ya!' diye çıkışması, eşlerin insan yanının gözden silinmesine neden oluyor. Bu durum, eş olmanın kocanın izniyle sınırlı olduğu bir anlayışı yansıtıyor.
Bir Susturma ve Hatırlatma Çabası
Yazar, 'Sen kimsin!' sorusunun aslında 'Sus!' anlamına geldiğini ve karşıdakinin yerini, güce göre hatırlatma çabası olduğunu ifade ediyor. Kendisinin de zaman zaman bu tür çıkışlar yaptığını itiraf eden Babaoğlu, saçma sapan konuşan birine sınırı ihlal ettiğini anlatmanın en kestirme ama incitici yolu olduğunu belirtiyor.
Kimliksizlik Duygusundan Kaynaklanan Saldırganlık
Babaoğlu, bu kültürün artık en ufak kızgınlıklarda bile kullanıldığını gözlemliyor. Özellikle kimliksizlik duygusundan en çok çeken öğrenciler, işsizler ve dışlanmışlar gibi grupların, küfreder gibi 'Sen kimsin?' diye haykırmayı sevdiğini aktarıyor. Kendi deneyiminden örnek veren yazar, bir stand-up sanatçısını eleştirdiği için sosyal medyada 'Sen kimsin?' lincine uğradığını ve bu saldırıları yapanların profillerinin ise 'facia' olduğunu söylüyor.
Psikolojik Temeller: Kırılganlık ve Utanç
Psikolog Şule Öncü'nün tespitine atıfta bulunan Babaoğlu, Türk dizilerinde herkesin birbirine 'Sen kimsin?' diye çıkıştığını hatırlatıyor. Öncü'ye göre, herkes kırılgan ve güvensizdir; gizli bir utanç duyarlar. Taşıyamadıkları bu ağır duyguyu, kendilerine utanç hissettiren kişilere 'Sen kimsin!' hamlesiyle yansıtarak 'Ben değil sen değersizsin' mesajı verirler.
Yazı, Ömer F. Oyal'ın 'Ferahlık Anına Övgü' adlı eserinden alıntıyla sona eriyor: 'Güzelliğin derisinin altındaki acı verici kırılganlık. Güzelin çirkinlikle bozuluverdiği noktanın büyülü derinliği...'



