İsveçli ünlü fotoğrafçı Karl Werner Gullers'in 79 yıl önce İstanbul'da çektiği 200'den fazla tarihi fotoğraf, Türkiye'nin görsel belleğine kazandırıldı. Telif sürecinin tamamlanmasının ardından yüksek çözünürlüklü olarak arşive eklenen kareler, İstanbul'un savaş sonrası mimarisini, sokak yaşamını ve kültürel dokusunu gözler önüne seriyor.
Fotoğrafların Arşive Kazandırılma Süreci
Anadolu Ajansı (AA) Görsel Arşiv Haber Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmayla, İsveç'teki Nordiska Müzesi koleksiyonunda yer alan fotoğrafların kullanım hakları telif mevzuatına uygun şekilde sağlandı. Yasal sürecin ardından tarihi fotoğrafların yüksek çözünürlüklü kopyaları AA'nın arşivine aktarıldı.
1940'ların İstanbul'u: Mimari ve Gündelik Yaşam
Gullers'in İstanbul'da çektiği fotoğraflar, II. Dünya Savaşı'nın yıkımından doğrudan etkilenmeyen İstanbul'un mimari dokusunu ve gündelik yaşamını yansıtıyor. 1940'lı yılların sonlarında çekilen görsellerde şehir yaşamına dair çeşitli ayrıntılar da dikkat çekiyor.
Galata Köprüsü'nden Kapalıçarşı'ya
Galata Köprüsü'nden Karaköy'e, Eminönü'nden ara sokaklara uzanan 200'den fazla karede İstanbul'un hareketli noktalarıyla sakin alanlar bir arada görülüyor. Kentin mimarisinin yanı sıra insanlar da Gullers'in odağına yerleşiyor.
Kapalıçarşı'nın Tarihi Dokusu
Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olan Kapalıçarşı'nın tarihi kemerleri ve ışık oyunlarıyla aydınlanan koridorları, şehrin kültürel hafızasına dair görsel belge sunuyor. Günlük yaşama dair karelerde, Kapalıçarşı'daki hareketlilik esnaf ve müşterilerin rutinini yansıtan ayrıntılarla öne çıkıyor.
Galata Köprüsü'nde Hamallar ve Sokak Yaşamı
Galata Köprüsü'nde sırtlarında sepet taşıyan iki hamal da bu dönemin kent yaşamına dair bir karede bulunuyor. İstanbul'un sokak yaşamına dair karelerde sahilde sandalların oluşturduğu manzara ile kavun satan bir satıcı da yer alıyor.



