Türkiye'nin Tarihi Eser Mücadelesi Dünyaya Örnek Oluyor
Türkiye, son yıllarda yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan kültürel mirasını geri kazanma konusunda küresel bir ekol haline geldi. Hukuki kararlılık, bilimsel kanıtlar ve proaktif diplomasiyle yürütülen süreç, uluslararası alanda yeni standartlar belirliyor. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı'nın çalışmaları, "Satın alınan eser meşrudur" dönemini kapatarak tarihi bir dönüşümü simgeliyor.
Dedektif Titizliğiyle Takip ve İade Süreçleri
Bakanlık bünyesinde 2020'de kurulan Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı, bir dedektif gibi çalışarak dünya çapındaki müzayede evlerinin satış kataloglarını ve müze envanterlerini anlık olarak takip ediyor. Şüpheli bir eser tespit edildiğinde, bilimsel verilerle desteklenen hukuki süreç vakit kaybetmeksizin başlatılıyor. Bu sayede, son 8 yılda 9.134 tarihi eserin Anadolu topraklarına dönüşü sağlandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuyla ilgili olarak şunları ifade etti: "Son 5 yıldır ikili protokoller yapıyoruz. Bu protokoller sayesinde yıllarca sürecek hukuk mücadelesini aylar içinde sonuçlandırmayı başarıyoruz."
Önemli İade Örnekleri ve Küresel Etki
Türkiye'nin başarıları, sadece tekil eserlerle sınırlı kalmıyor. Binlerce parçadan oluşan sikke koleksiyonları ve devasa imparator heykelleri de yurda döndürülüyor. Örneğin, ABD'den iade edilen Yorgun Herakles heykelinin üst yarısı, Antalya Müzesi'ndeki alt yarısıyla birleştirildi. Benzer şekilde, Zeugma Mozaikleri'nin eksik parçaları da Türkiye'ye getirildi.
Bu süreçte, Türk arkeologlar kaçak kazı izlerinden mineral yapısına kadar en küçük detayları inceleyerek eserlerin Anadolu kökenli olduğunu tartışmaya kapalı bir şekilde ispatlıyor. Bu bilimsel strateji, karşı tarafa itiraz alanı bırakmayan bir hukuki zemin oluşturuyor.
Dünyada Yankı Uyandıran Türkiye Modeli
Türkiye'nin tavizsiz tutumu, Batılı büyük müzelerin yıllardır sığındığı anlayışı temelinden sarstı. Bugün dünyanın en prestijli müze küratörleri bile koleksiyonlarına yeni bir parça eklemeden önce "Bu eser Türkiye'den mi kaçırıldı?" sorusunu sormak zorunda kalıyor. Nijerya'nın Benin Bronzları ve Yunanistan'ın Elgin Mermerleri için yürüttüğü diplomatik çabalarda Türkiye modeli örnek alınıyor.
Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanı Arkeolog Zeynep Boz, yapılan çalışmaların önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Eserlerimiz; geldi, geliyor, gelecek. Bu mücadele, kültürel mirasımızın korunması için verdiğimiz kararlılığın bir göstergesidir."
Kritik Vakalar ve Süregelen Mücadele
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın peşine düştüğü en kritik eserlerden biri, II. Selim Türbesi çinileri. 1880'li yıllarda restorasyon bahanesiyle Fransa'ya kaçırılan bu çiniler, günümüzde Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergileniyor. Bakanlık, çini panoların Türkiye'ye ait olduğunu somut delillerle sunarak kayıtsız şartsız iade talebini sürdürüyor.
Bugüne kadar en çok tarihi eser iadesi şu ülkelerden sağlandı:
- Almanya: 8.653 eser
- İngiltere: 3.712 eser
- Hırvatistan: 3.088 eser
- Sırbistan: 1.865 eser
- ABD: 1.328 eser
Türkiye'nin UNESCO nezdindeki girişimleri de eser iadelerinin bir "bağış" veya "lütuf" değil, hukuki bir zorunluluk ve asli bir kültürel hak olduğunu vurguluyor. Bu çabalar, Türkiye'yi kültürel mirasın korunması konusunda küresel bir lider haline getiriyor.