Van'ın leylakları apartmanlaşmaya yenik düştü: Kayıt altına alınıyor
Van'ın leylakları apartmanlaşmaya yenik düştü

Van'da geçmişte hemen her evin bahçesini ve hatta mezarlıkları süsleyen leylaklar, bahçeli ev kültürünün yerini apartman yaşamına bırakmasıyla giderek azalmaya başladı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şevket Alp, kentin tarihi bahçelerinde ve eski yerleşim alanlarında yetişen leylakları kayıt altına almak amacıyla bir proje başlattıklarını duyurdu.

Leylaklar Van'ın kültürel hafızasını taşıyor

Prof. Dr. Şevket Alp, proje kapsamında yalnızca bitkilerin değil, Van'ın kültürü, emeği, geçmişten gelen sevgisi ve bitkisel hafızasının da kayıt altına alınacağını belirtti. Doğal yayılış alanı Balkanlar ve çevresi olan leylaklar, Van'da nisan sonu ve mayıs aylarında açan mor, eflatun ve beyaz çiçekleriyle kente renk katıyor. Kış soğuklarına dayanıklı yapısı ve yüksek rakımlı karasal iklim koşullarına uyumuyla dikkat çeken leylaklar, geçmişte ev bahçelerinin yanı sıra mezarlıklarda da önemli bir yere sahipti.

Apartmanlaşma bahçe kültürünü yok ediyor

Van'ın geçmişte bahçeleriyle öne çıkan şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alp, tarihi kaynaklarda Van bahçelerinden sıkça söz edildiğini söyledi. Leylakların Van'ın doğal florasına ait olmadığını, ancak yüzyıllar içinde bahçe kültürüne yerleşmiş ve şehir kimliğinin parçası haline gelmiş kültür kökenli süs bitkisi olduğunu ifade etti. Son yıllarda kentte yaşanan yapılaşma nedeniyle eski bahçe kültürünün büyük ölçüde kaybolmaya başladığını belirten Prof. Dr. Alp, "Apartmanlaşmayla birlikte Van'ın geleneksel bahçeleri de kayboluyor. Biz de bu tarihi bahçelerdeki bitki mirasını korumak amacıyla bir proje başlattık. Önceliği leylaklara verdik. Çünkü leylak, Van'ın hem baharını hem de geçmiş bahçe kültürünü hatırlatan çok özel bir bitki" dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Mezarlıklarda leylak geleneği

Araştırmalar sırasında Van'ın farklı bölgelerinde saha çalışmaları yürüttüklerini ve değişik özellikler gösteren leylak bireylerini kayıt altına aldıklarını anlatan Prof. Dr. Alp, özellikle eski köyler, mezarlıklar ve tarihi bahçelerde incelemeler yaptıklarını söyledi. Yalnızca bahçelerde değil, mezarlıklarda da çok sayıda eski leylak ağacına rastladıklarını belirten Prof. Dr. Alp, şöyle konuştu: "Bu proje sırasında yalnızca bahçelerde değil, mezarlıklarda da çok değerli leylak örnekleriyle karşılaştık. Bu bizim için çok anlamlıydı. Çünkü leylak, Van'ın geleneksel bahçe kültüründe yalnızca bir süs bitkisi değildir. Aynı zamanda hatıranın, sevginin, emeğin ve vefanın da bir parçasıdır. Özellikle bazı mezarlarda, hayattayken evinde leylak yetiştiren kadınların kabirlerine leylak dikildiğini gördük. Böylece leylak, yalnızca bir bitki olmaktan çıkıp bir hatıraya, geçmişe ve insani bir değere dönüşmüş. Bu durum, projemizi daha da anlamlı hale getirdi. Amacımız, geçmişin birikimini kaybetmemek. Mümkün olursa bu leylakları çoğaltarak yeniden Van'ın bahçelerine, parklarına ve kamusal yeşil alanlarına kazandırmak istiyoruz."

Proje büyüyerek devam edecek

Daha önce Van lalesi ve Van nergisi üzerine de çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Prof. Dr. Alp, leylakların kokusu ve renkleriyle baharın önemli simgelerinden olduğunu söyledi. Projenin şu aşamada üniversite bünyesinde yürütüldüğünü ve bilimsel araştırma destek programına başvurduklarını belirten Prof. Dr. Alp, "Büyükşehir Belediyesi ile de görüşmelerimiz sürüyor. İlerleyen süreçte projeyi daha da büyüterek Van'ın ortak kültürel mirasına katkı sağlayan kalıcı bir çalışmaya dönüştürmek istiyoruz" dedi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması