Bakırhan: Çerçeve yasa ayrıcalık yasası değil, barışa kapı aralanmasıdır
Bakırhan: Çerçeve yasa ayrıcalık yasası değil

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı açıklamada, çerçeve yasanın bir ayrıcalık yasası olmadığını vurgulayarak, bu düzenlemenin tarihsel bir sorunun çözümü için geçiş sürecini demokratik hukuk güvencesine kavuşturma yasası olduğunu belirtti. Bakırhan, "Yüz yıldır yok sayılan Kürt meselesinin ilk defa müzakereye dayalı yasal çerçeve ile tanışmasıdır. Çerçeve yasa, barışa kapı aralanmasıdır" dedi.

Barış İzleme Kurulu ve yol haritası talebi

Bakırhan, çerçeve yasanın ardından TBMM bünyesinde tüm partilerin katılımıyla "Barış İzleme Kurulu" kurulmasını ve sonbaharda demokratik ve hukuki reformları içeren bir yol haritası hazırlanmasını istedi. "Ağustos ayı çerçeve yasayla barışın temellerini atmanın, ekim ayı ise demokratik Türkiye'nin inşasında bir bahar ayı olsun" dedi.

Grup toplantısına katılım ve tahliye mesajı

Grup toplantısına KESK Eş Başkanları Ayfer Koçak ile Ahmet Karagöz, Barış Akademisyenleri ve KHK'lılar katıldı. Ayrıca 31 yılın ardından Burdur Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden tahliye edilen Erhan Kaya da toplantıda yer aldı. Bakırhan, Kaya'nın tahliyesine ilişkin, "Erhan arkadaşa geçmiş olsun. Emek veren, mücadele edenlerin halkımız nezdinde ne kadar kıymetli olduğunu gördünüz. Darısı Figen Yüksekdağlara, Selahattin Demirtaşlara... Darısı cezaevinde bulunan bütün siyasi tutsaklara" ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Meclis'in tarihi gündemi

Bakırhan, bu hafta Meclis'in çok önemli ve tarihi bir gündemi olduğunu belirterek, "Bu önemli gündem başarıyla amacına ulaştırabilirsek yeni bir kapı, yeni bir aralık açılacak. Türkiye toplumu daha umutlanacak, geleceğine daha güvenle bakacağı bir süreç içerisinde grup toplantımızı yapıyoruz" dedi.

Orta Doğu'daki dönüşüm ve Kürt meselesi

Dünyada ve Orta Doğu'da önümüzdeki yüzyılı etkileyecek gelişmeler yaşandığını söyleyen Bakırhan, "Bir yüzyıl kapanırken yeni yüzyılın güç ilişkileri, enerji yolları, ticaret koridorları ve siyasi özneleri yeniden oluşuyor. Orta Doğu ise bu büyük dönüşümün tam merkezinde duruyor" diye konuştu. Türkiye'nin bu dönüşümde izleyen değil şekillendiren bir rol oynaması gerektiğini belirten Bakırhan, "Kendi Kürt meselesini demokratik yollarla çözmeyen bir Türkiye, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrar öneremez" dedi.

İki yol: çatışma ya da barış

Türkiye'nin mevcut tablosunu eleştiren Bakırhan, hukukun öngörülebilirliğini kaybettiğini, siyasetin sorun çözme kapasitesini yitirdiğini ve yurttaşın geleceğe güveninin kalmadığını söyledi. "Türkiye'nin önünde iki yol var: Ya yıllardır ülkeyi yoran çatışma, kutuplaşma ve kriz sarmalı devam edecek ya da barışı, demokrasiyi, hukuku ve refahı esas alan yeni bir yüzyılın kapısını birlikte aralayacağız" dedi.

Çerçeve yasa: teknik bir düzenleme değil

Çerçeve yasanın yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını vurgulayan Bakırhan, "Silahın yerine siyaseti, çatışmanın yerine hukuku koyacak ve demokratik ortaklığı büyütecek yeni bir dönemin eşiğidir bu yasa" dedi. Bu fırsatın kolay kolay bir daha gelmeyeceğini belirterek, "Bugüne kadar tarihi adımlar atıldı. Şimdi o adımları hukuka bağlama zamanıdır" ifadelerini kullandı.

Öcalan'ın mesajı: 1000 kilometrelik yol bir adımla başlar

DEM Parti heyetinin İmralı'da Abdullah Öcalan ile "olumlu bir görüşme" gerçekleştirdiğini aktaran Bakırhan, Öcalan'ın "1000 kilometrelik yol bir adımla başlar" dediğini söyledi. "Evet, bu ilk adımı hep birlikte atalım" çağrısı yaptı.

KHK'lılar ve Barış Akademisyenleri için iade çağrısı

Bakırhan, toplantıda bulunan Barış Akademisyenleri ve KHK'lıların işlerine iade edilmesi gerektiğini belirterek, "Barışın üzerinden şu iltisak, bu iltisak gölgesi artık kaldırılmalıdır. Ölümler dursun diye bedel ödeyenler, barışın sonuçlarından en ilk faydalanması gerekenlerdir" dedi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Çerçeve yasa ayrıcalık yasası değildir

Bakırhan, "Açıkça ifade ediyoruz: Çerçeve yasa bir ayrıcalık yasası değildir. Tarihsel bir sorunun çözümü için geçiş sürecini demokratik hukuk güvencesine kavuşturma yasasıdır. Yüz yıldır yok sayılan Kürt meselesinin ilk defa müzakereye dayalı yasal çerçeve ile tanışmasıdır. Çerçeve yasa, barışa kapı aralanmasıdır" dedi.

Barış İzleme Kurulu ve sonbahar yol haritası

Meclis bünyesinde tüm partilerin katılımıyla Barış İzleme Kurulu kurulması gerektiğini belirten Bakırhan, "Çerçeve yasayı güçlendirecek siyasi, hukuki ve idari düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmelidir. Sonbaharda Meclis'in açılışıyla beraber bir yol haritası çıkarmalıyız" dedi. Bu yol haritasında eşit yurttaşlık, demokratik katılım, dil, kültür ve inanç özgürlükleri, yerel demokrasi ve kayyum uygulamalarına son verilmesi gibi reformların yer alması gerektiğini vurguladı.

86 milyonu ilgilendiriyor

Çerçeve yasanın 86 milyon yurttaşı ilgilendirdiğini belirten Bakırhan, yasa görüşmelerinde polemik ve provokasyona kapılmayacaklarını söyledi. "Barışın kapısını aralayacak her görüşü, her öneriyi büyük bir olgunlukla dinleyeceğiz" dedi.

Kardeşlik koltuktan daha kıymetlidir

Meclis'teki siyasi partilere çağrıda bulunan Bakırhan, "Çerçeve yasayı 'Benim gündemim başka' diyerek yan gözle izlemek, karşı çıkmak veya pazarlık konusu etmek doğru bir tutum olmaz. Bu ülkenin kardeşlik hukuku ve barış içinde yaşaması, milyonlarca oydan ve koltuktan daha kıymetlidir" dedi.

İktidara tarihsel sorumluluk çağrısı

Asıl çağrıyı devlete ve iktidara yaptıklarını belirten Bakırhan, yasanın Meclis'in son haftasına sıkıştırılmasını eleştirdi ancak yine de önemli bulduğunu söyledi. "Milyonların sürece artan desteğini boşa çıkarmamak, halkın talebine kulak vermek iktidarın tarihsel sorumluluğudur. Barışa herkes bir adım atarken iktidar adım gücünde yasalar çıkarmalıdır" dedi.

Eşiği umutla geçelim

Türkiye'nin yeni bir yüzyılın eşiğinde olduğunu belirten Bakırhan, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı: "Bu eşiği korkuyla değil umutla, çatışmayla değil barışla, inkarla değil demokrasiyle, ayrışmayla değil eşit yurttaşlıkla geçmek için gelin hep birlikte kenetlenelim. Bursa'dan Amed'e kadar Türkiye'nin yüzyıllık zincirlerini gelin hep birlikte çözelim."