Yeşilçam'ın altın çağında beyaz perdeye yansıyan çocuk yıldızların ardında tek bir ses vardı: Nilgün Kasapbaşoğlu. Sezercik, Yumurcak, Ömercik, Gülşah Soydan ve Küçük Ceylan gibi dönemin en sevilen çocuk oyuncuları, Kasapbaşoğlu'nun sesiyle ekranda hayat buldu. Bu şaşırtıcı gerçek, yıllar sonra ortaya çıkan bir detayla sinema tarihine ışık tutuyor.
Yıldızların arkasındaki usta isim
Nilgün Kasapbaşoğlu, henüz 3 yaşındayken seslendirme stüdyolarında yer almaya başladı. Kendi ifadesiyle: "3 yaşında seslendirmeye başladım. Yeşilçam'daki tüm çocuk yıldızları hemen hemen ben konuştum." Bu sözler, tek bir sesin koca bir kuşağın çocuk karakterlerine ruh verdiğini gösteriyor. Kasapbaşoğlu, aynı zamanda İstanbul Şehir Tiyatroları'nda oyunculuk yaparak tiyatro sahnelerinde de adından söz ettirdi.
Sadece dublaj değil, tiyatro ve sinema oyunculuğunda da büyük başarı gösteren sanatçı, Türkiye'nin en genç yaşta sahneye çıkan oyuncularından biri oldu. Onun mikrofon başındaki yeteneği sayesinde Sezercik'in ağlamaları, Yumurcak'ın muzip kahkahaları hafızalara kazındı.
Yeşilçam'ın diğer unutulmaz dublaj sesleri
Nilgün Kasapbaşoğlu yalnız değildi. Yeşilçam'ın karakteristik sesleri arasında birçok usta isim vardı. İşte o repliklerin arkasındaki dev yetenekler:
Sadettin Erbil: Kötü adamların sesi
Erol Taş'ın meşhur kahkahası ve Ali Şen'in kurnaz bakışları, Sadettin Erbil'in sesiyle bütünleşti. Mehmet Ali Erbil'in babası olan sanatçı, sinemamızın en karakteristik "kötü adam" tınılarını yarattı. Erol Taş ile özdeşleşen o ses, bugün bile unutulmaz. "Lütfücüğüm her şeyi yapıyorum da bu gözlerimden ateş çıkaramıyorum" repliği hâlâ akıllarda.
Tijen Par: Duygunun sesi
Asya'nın Selvi Boylum Al Yazmalım'daki yürek burkan iç sesi Tijen Par'a aitti. Sadece Türkan Şoray'a değil, Müjde Ar'dan Gülşen Bubikoğlu'na kadar birçok aktrisin duygusuna ses oldu. "Sevgi neydi? Sevgi emekti" sözleri onun sesiyle anlam kazandı.
Abdurrahman Palay: Sert bakışların gür tınısı
Kadir İnanır'ın ödün vermez sesi Abdurrahman Palay'dı. Cüneyt Arkın'dan Yılmaz Güney'e kadar jönlere racon kesmeyi o öğretti. "Ben Kadir, deli Kadir ulen" repliğiyle akıllara kazındı.
Adalet Cimcoz: Kibarlığın temsilcisi
"Reca ederim" dediğinde akan suları durduran o ses Adalet Cimcoz'a aitti. Fatma Girik, Hülya Koçyiğit gibi hanımefendi karakterleri kendine has üslubuyla canlandırdı. "Nen var kujum?" ve "Reca ederim duygularımla oynamayın" replikleri unutulmaz.
Nevin Akkaya: Her rolün kadını
Filiz Akın'ın zarafetinden Neriman Köksal'ın sertliğine kadar geniş bir yelpazede sesini duyurdu. Sultan filminde Türkan Şoray'ın meşhur çıkışındaki güç, onun ses tellerinde saklıydı: "Sus Nalan! Çıldırasıya sus!"
Kamran Usluer: Dağları titreten heybet
Yaşar Usta'nın o meşhur tiradını hafızalarımıza kazıyan isim Kamran Usluer'di. Hem jönlerin hem ağır karakterlerin vazgeçilmez sesi oldu. "Sen mi büyüksün hayır ben büyüğüm ben! Yaşar Usta!" sözleri hâlâ kulaklarda yankılanıyor.
Jeyan Mahfi Ayral: Esas kızların vazgeçilmezi
Eski filmlerde "nevet" ve "nolamaz" diyen o meşhur esas kızların arkasında Jeyan Mahfi Ayral vardı. Sinemanın nezaket elçisiydi adeta. "Parayla saadet olmaz evladım, bunu sakın unutma!" repliği ile hatırlanıyor.
Rıza Tüzün: Şivelerin efendisi
Ali Şen'in Kayseri şivesini ve Şener Şen'in eşsiz tınısını yaratan dahi isim Rıza Tüzün'dü. "Bu da mı gol değil hakim bey?" repliğiyle gönüllerde taht kurdu.
İstem Betil: Laz Ziya'dan Gandalf'a
Kurtlar Vadisi'nde tanınan İstem Betil, Yüzüklerin Efendisi'nden radyo tiyatrolarına kadar sesini her yere nakşetti. Onun çok yönlülüğü, Yeşilçam dublajının ne kadar zengin olduğunu gösteriyor.
Yeşilçam'ın bu unutulmaz sesleri, filmlerin ruhunu oluşturdu. Bugün hâlâ replikleri dillerden düşmeyen bu sanatçılar, Türk sinemasının altın sayfalarında yerlerini koruyor.



