Brezilya kıyılarının yaklaşık 33 kilometre açığında yer alan Ilha da Queimada Grande, tropikal güzelliğine rağmen dünyanın en tehlikeli adalarından biri olarak kabul ediliyor. Ada, binlerce zehirli yılana ev sahipliği yapıyor ve bu nedenle Brezilya Donanması tarafından sivil girişine tamamen kapatılmış durumda. Yalnızca özel izinle bilim insanları ve bakım ekipleri adaya ayak basabiliyor.
Altın Mızrak Başlı Engerek: Tek Isırıkta Ölüm
Adanın dünyaca ününü sağlayan temel unsur, yalnızca burada yaşayan Altın Mızrak Başlı Engerek türü (Bothrops insularis). Sarımsı kahverengi gövdeleri ve sivri baş yapılarıyla dikkat çeken bu yılanlar, 70 ile 118 santimetre arasında boya sahip. Zehirleri son derece agresif: İnsan vücudundaki kanı ve dokuları kısa sürede tahrip ederken, sinir sistemini de felç ediyor. Uzmanlar, ısırılan bir kişinin zamanında tıbbi müdahale alamaması durumunda bir saat içinde hayatını kaybedebileceğini belirtiyor. Neyse ki adaya giriş yasak olduğu için kaydedilmiş yılan ısırığı vakası neredeyse yok denecek kadar az. Adadaki yılanlar genellikle göç eden kuşlar, kertenkeleler ve diğer küçük canlılarla besleniyor.
11 Bin Yıllık Evrim ve Korsan Efsaneleri
Bilim insanlarına göre bu ölümcül türün ortaya çıkışı Buz Çağı'na kadar uzanıyor. Yaklaşık 11 bin yıl önce deniz seviyesinin yükselmesiyle ada anakaradan koptu. Adada sıkışıp kalan yılanlar, binlerce yıl boyunca bağımsız bir şekilde evrimleşerek bugün sadece bu noktada görülen Altın Mızrak Başlı Engerek türüne dönüştü. Ayrıca bir efsaneye göre, adaya bu zehirli yılanları gömdükleri defineleri korumak isteyen korsanlar bıraktı. Somut bir kanıt olmasa da bu hikaye, adanın etrafındaki gizem perdesini korumasını sağlıyor.
Başarısız Tarım ve Otomatik Deniz Feneri
Adanın geçmişinde başarısız tarım denemeleri de var. Brezilya'nın Portekiz kolonisi olduğu dönemde ormanlık alanlar yakılarak muz yetiştiriciliği yapılmak istendi. Bu olay adaya adını verdi: Queimada Grande, Portekizcede "Büyük Yangın" anlamına geliyor. Ancak yılanlar yüzünden bu tarım projesi kısa sürede rafa kaldırıldı. 1909 yılında gemilerin karaya vurmasını önlemek amacıyla adaya bir deniz feneri inşa edildi. Eskiden bir fener bekçisi ve ailesinin yaşadığı adada, günümüzde kimse kalıcı olarak kalmıyor. Deniz feneri tamamen otomatik sistemlerle çalışıyor.
Kaçak Avcılık Tehdidi: Nüfus Yarı Yarıya Azaldı
Her ne kadar dünyanın en korkulan yerlerinden biri olsa da Yılan Adası ve sakinleri ciddi bir tehdit altında. Sıkı güvenlik önlemlerine rağmen yaban hayatı kaçakçıları adaya gizlice sızarak bu nadir yılanları avlıyor. Özel koleksiyonculara veya yasadışı araştırma laboratuvarlarına satılan tek bir Altın Mızrak Başlı Engerek yılanının karaborsadaki fiyatı 10 bin ile 30 bin dolar arasında değişebiliyor. Kaçak avcılık ve zamanla tahrip olan bitki örtüsü nedeniyle adadaki yılan nüfusu son 15 yılda yarı yarıya azaldı. Günümüzde 430 bin metrekarelik adada yaklaşık 2 bin ila 4 bin arasında yılan kaldığı tahmin ediliyor.



