Haaretz Batı Şeria'daki Yahudi Terörizmine Dikkat Çekti
İsrail merkezli Haaretz gazetesi, işgal altındaki Batı Şeria'da her geçen gün artan Yahudi terörizmine ilişkin çarpıcı bir başyazı yayımladı. Gazetenin editörleri, dünyanın gözünün başka bölgelere çevrildiği bir dönemde, Batı Şeria'da Yahudi terörizminin yükselişte olduğunu vurguladı.
Terörist Yerleşimciler ve Cezasızlık Kültürü
Başyazıda, bölgedeki terörist Yahudi yerleşimcilerin sıklıkla İsrail polisi eşliğinde Filistinli sivillere saldırdığı ve hatta öldürdüğü belirtildi. En dikkat çekici nokta ise, bu katil Yahudilerin hiçbirinin herhangi bir suçlama ile karşılaşmadan hayatlarına devam etmesi oldu. Bu durum, bölgede derin bir cezasızlık kültürünün hakim olduğunu gözler önüne seriyor.
Haaretz, bu vahşetin İsrail kamuoyunda ve uluslararası arenada yeterince konuşulmadığına dikkat çekti. Yazıda, "Dünyanın dikkati başka krizlere odaklanmışken, Batı Şeria'da sessizce büyüyen bu terör dalgası göz ardı ediliyor" ifadelerine yer verildi.
Gazze'deki Saldırılar ve Can Kayıpları
Batı Şeria'daki zulmün yanı sıra, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonları da devam ediyor. Son olarak İsrail ordusu, Gazze'nin kuzey ve güney bölgelerinde düzenlediği saldırılarda 6 Filistinliyi hayatını kaybetti.
Rakamlar oldukça çarpıcı: Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana, İsrail saldırılarında toplam 649 kişi hayatını kaybetti, 1730 kişi ise yaralandı. Bu veriler, bölgedeki şiddetin boyutunu ve insani maliyetini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Uluslararası Toplumun Sessizliği
Haaretz'in başyazısı, uluslararası toplumun bu konudaki sessizliğini de eleştirdi. Batı Şeria'da yaşananların sistematik bir insan hakları ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Yazıda, İsrail yetkililerinin bu terör eylemlerini önlemek ve failleri adalete teslim etmek konusundaki yetersizliği de sert bir dille eleştirildi.
Sonuç olarak, Haaretz'in bu çarpıcı başyazısı, Batı Şeria'da giderek büyüyen Yahudi terörizmi tehdidini ve Gazze'deki devam eden çatışmaların insani boyutunu bir kez daha dünya gündemine taşıdı. Bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için bu tür insan hakları ihlallerinin acilen durdurulması ve adaletin tesis edilmesi gerektiği mesajı verildi.



