Devrim Muhafızları'ndan Trump'a Sert Yanıt: 'Ya Herkes İçin Güvenlik Ya Hiç Kimse İçin'
İran Devrim Muhafızları, ABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamalarına karşılık olarak keskin bir bildiri yayınladı. Açıklamada, "Ya herkes için güvenlik olur ya da hiç kimse için güvenlik olmaz" ifadeleri kullanılarak, bölgesel güvenliğin kolektif bir yaklaşım gerektirdiği vurgulandı. Bu sözler, Trump'ın önceki gün yaptığı ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması durumunda küresel bir enerji krizini tetikleyebileceği uyarısına yanıt niteliği taşıyor.
Trump'ın Hürmüz Boğazı Tehditleri ve İran'ın Karşılığı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini engellemeye devam etmesi halinde, şu anki durumdan 20 kat daha sert bir şekilde saldıracaklarını belirterek açık bir tehditte bulunmuştu. Trump, "Hürmüz Boğazı'nı ele geçireceğiz" şeklindeki sözleriyle, bölgedeki gerilimi tırmandırmıştı. Devrim Muhafızları'nın yanıtında ise, ABD'nin bölgedeki savaşta istediği sonuçları elde edemediği ve kamuoyunu yanıltmaya çalıştığı iddia edildi.
Ayrıca, açıklamada ABD savaş gemilerinin hedef olmamak için Hürmüz Boğazı'ndan 1000 kilometreden fazla uzaklaştığı öne sürüldü. Trump'ın İran'ın askeri gücünün zayıfladığı yönündeki iddiaları da reddedilirken, Devrim Muhafızları'nın bir tonun üzerinde savaş başlığı taşıyan yeni füzeleri düzenli olarak ateşlediği ve saldırı kapasitesini sürdürdüğü belirtildi. İsrail'de halkın sığınaklarda kalmaya alıştığı ve havaalanlarındaki yoğunluğun savaşın gerçek etkisini gösterdiği vurgulandı.
İran'dan ABD'ye Müzakere Koşulu: Uluslararası Garantiler
Diplomatik cephede ise, Trump'ın savaşın sona ermesinin yakın olduğu yönündeki açıklamasının ardından çabalar yoğunlaşıyor. İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Amerikan PBS kanalına yaptığı değerlendirmede, Amerikalılarla tekrar müzakere meselesinin masada olacağını düşünmediğini ifade etti. Şubat ayındaki müzakerelerde ABD'nin saldırı niyetinin olmadığını söylediğini hatırlatan Erakçi, buna rağmen ABD'nin İran'a saldırdığını vurguladı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Garibabadi ise Şark gazetesine yaptığı açıklamada, ABD ile müzakereleri ancak uluslararası garantiler verilmesi halinde kabul edebileceklerini söyledi. Savaşı İran'ın başlatmadığını ve meşru müdafaa hakkını kullandığını anlatan Garibabadi, son birkaç gün içinde Rusya, Çin, Fransa ve diğer ülkelerle diplomatik çabaların sürdüğünü ekledi.
Trump'tan İran'a Görüşme İmajı
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e verdiği röportajda İran ile görüşebileceğini, ancak bunun şartlara bağlı olduğunu belirtti. Tahran yönetiminin görüşmek istediğini net bir şekilde dile getirdiğini söyleyen Trump, ABD'nin İran'daki askeri operasyonunun sonuçlarının "beklentilerin çok ötesinde" olduğunu vurguladı. İran'ın Körfez ülkelerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırmasını şaşırtıcı bulan Trump, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney için "Huzur içinde yaşayabileceğine inanmıyorum" ifadelerini kullandı.
Bu gelişmeler, Orta Doğu'daki gerilimin diplomasi ve askeri tehditler arasında gidip geldiğini gösteriyor. İran'ın uluslararası garantiler talebi, çatışmanın çözümü için yeni bir boyut eklerken, tarafların sert açıklamaları bölgesel istikrarı riske atıyor.



