2026 Dünya Kupası: Futbol, Siyaset ve Efsanelerin Vedası
2026 Dünya Kupası: Futbol, Siyaset ve Efsanelerin Vedası

Futbol, icat edileli 150 yılı henüz geçse de tüm dünyada kitleleri peşinden sürükleyen basit bir oyun olmaktan çok daha fazlası oldu. Toplumsal kırılmaların, politik hesaplaşmaların ve insani dramların aynası futbol... Ancak perşembe günü Meksika-Güney Afrika arasındaki açılış maçıyla başlayacak 2026 Dünya Kupası, katılan 48 ülkeyle bu zamana kadar şahit olduğumuz her şeyi gölgede bırakmaya aday. ABD, Kanada ve Meksika ortaklığı, bizlere futbol tarihinin en geniş, en kalabalık ve en karmaşık karnavalını sunmaya hazırlanıyor. Türk Milli Takımı'nı spor sayfalarımızdan takip ediyorsunuz. Biz de kupada 'diğerleri'ne bakalım istedik.

Neden Üç Ülke?

İlk 1930 yılında Uruguay'da düzenlenen bu organizasyonda eleme yoktu ve 13 ülke katılmıştı. Geçen 100 yılda dünya büyümedi ama dünya futbolunun patronu FIFA paraya doymadı. Peki, neden tek bir ülke değil de koca bir kıta? Tarihte ilk kez 32 yerine 48 ülke, 104 maç oynanacak. Bu fikstürü bir ülkenin kaldırması neredeyse imkânsızdı. Paylaşım ise ABD'ye yakışır şekilde aç gözlülükle şekillendi. Turnuvada çeyrek finallerden tüm maçlar ABD'de oynanacak.

1994'ün Kaotik Mirası

Kupa, en son 1994'te ayak bastığı Kuzey Amerika topraklarına geri dönüyor. Meksika için bu atmosfer tanıdık; zira onlar 1970 ve 1986'nın ardından bu heyecanı üçüncü kez tadacaklar. Ancak hafızalarımızı tazelediğimizde, 1994 ABD Dünya Kupası'nın futbol mitolojisinde bambaşka bir yerde durduğunu görürüz. Brezilya'nın İtalya'yı penaltılarla 3-2 devirerek dördüncü kez dünya şampiyonu olduğu final, yeşil sahaların en dramatik anlarından birine sahne olmuştu. Kaptan Dunga, kupayı turnuvadan hemen önce trajik bir kazada hayatını kaybeden Formula 1 efsanesi Ayrton Senna'ya ithaf ederken; sahanın diğer ucunda o ana kadar turnuvayı tek başına sırtlayan Roberto Baggio duruyordu. Baggio'nun kaçırdığı penaltı sonrası başı öne eğik, o omuzları düşmüş yürüyüşü, futbol tarihinin en ikonik, en hüzünlü fotoğraf karesi olarak hafızalara kazındı. 1994 yılında ABD tam anlamıyla bir toplumsal cinnet ve magazin sirkini yaşıyordu. O.J. Simpson'ın canlı yayında naklen izlenen kaçış davası, grev nedeniyle iptal edilen beyzbol şampiyonası ve parkelere veda edip eline beyzbol sopası alan bir Michael Jordan... Dünya Kupası, ABD medyasını esir alan bu devasa sirki gölgede bırakmak için gelmişti; başaramadı ama finansal olarak tarihi bir devrim yaptı. Futbolun adının bile doğru dürüst anılmadığı kıtada, maç başına 68 bin 991 seyirci ortalaması yakalandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Lionel Messi ve Ronaldo İçin Veda Zamanı

Şu an yaşı 50'ye merdiven dayayan sporsever nesil şanslı. Çünkü basketbolda Jordan, Kobe, LeBron; Formula 1'de Schumacher, teniste Federer, Djokovic, Nadal gibi efsaneleri izleme şansı buldular. İşte bu efsanelerin futboldaki karşılığı Ronaldo ve Messi son kez dünya kupasında sahneye çıkacak. Kaç 90 dakikada sahada kalacaklar ya da takımları kaç 90 dakika turnuvada kalacaklar meçhul... Cristiano Ronaldo 41, Lionel Messi ise turnuva esnasında 39 yaşına basacak. 2030 yılına gelindiğinde ikisi de kırklı yaşlarının ortasında olacağına göre, bu onların dünya sahnesindeki son resmi valsi... Messi 2022'de Katar'da göğe kaldırdığı o eksik unvanı, tahtını korumak için Kuzey Amerika'ya getiriyor. Dile kolay; birlikte 80'den fazla kupa, 13 Ballon d'Or ve 1600'den fazla gol sığdırdıkları 20 yıllık bir hükümdarlık bu yeşil sahalarda son buluyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

ABD'de Futbol Kadınlardan Sorulur

ABD'de futboldan bahsederken, alışılmış bakış açımızı bir kenara bırakmamız gerekiyor. Çünkü ABD spor kültüründe çok tuhaf, bir o kadar da hayranlık uyandırıcı bir durum var: ABD'de futbol, kadınların oyunudur. Rakamların dili bu gerçeği tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor. 2022 Dünya Kupası'nda ABD'nin Hollanda ile oynadığı maçı ekran başında 16 milyon Amerikalı takip ederken, 2019 Kadınlar Dünya Kupası'ndaki aynı eşleşme 20 milyon, 2015'teki kadınlar finali ise tam 23 milyon izleyiciyi ekran başına kilitledi. Çünkü ABD'de erkek çocukları, büyürken ülkenin milyar dolarlık endüstrileri olan NFL (Amerikan futbolu), MLB (beyzbol) ve NBA'ye savrulurken, kadın atletler için en prestijli ve alternatifsiz rota futbol oldu. Sonuç müzesinde dört Dünya Kupası ve dört olimpiyat altını bulunan efsanevi bir Kadın Milli Futbol Takımı ve tarih boyunca tek bir final dahi görememiş bir erkek takımı! Bugün Amerikan halkının yüzde 85'i, kadın futbol takımıyla erkeklerden çok daha fazla gurur duyduğunu açıkça beyan ediyor. Bu kupada ABD; Türkiye, Paraguay, Avustralya ile D Grubu'nda yer alıyor. FIFA tabii ki ev sahibinin erken elenmesini istemez, Türkiye ile ilk ikide yer alıp gruptan çıkacaktır.

Yeni Kral Kim Olacak?

Messi ve Ronaldo sahneden çekilirken yeni kral kim olacak? Gözler, 16'sında Barcelona'da, 17'sinde İspanya ile Avrupa şampiyonluğunda harikalar yaratan, ancak geçirdiği kas sakatlığı nedeniyle üzerinde soru işaretleri barındıran 18 yaşındaki dahi Lamine Yamal'da... Bizim tarafta ise, Türkiye'nin zorlu bir Avrupa play-off'u sonrasında vize aldığı ve ironik bir şekilde ABD ile aynı gruba düştüğü senaryoda, Real Madrid'in yıldızı Arda Güler var. ABD medyasının spot ışıkları altında Arda'nın yaratacağı etki, turnuvanın en büyük hikayelerinden birine dönüşebilir. Tabii bir de Fransa'nın genç yeteneği Désiré Doué gibi pusuda bekleyenler var ki, Dünya Kupaları her zaman kendi gizli kahramanlarını yaratmayı sever.

Sahada Futbol, Sınırda Savaş: Tijuana Planı

Turnuvanın en gerilimli, casusluk romanını andıran siyasi kulisi İran meselesi... Şubat 2026'da İran Dini Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi, Orta Doğu'yu yangın yerine çevirmişti. Küba'da Castro'yu deviremeyen, Vietnam'ı kan gölüne çevirip geri çekilen, Afganistan'da Taliban'ın dönüşünü izleyen ABD; şimdi İran'a boyun eğdiremedi. Siyonist lobilerin gazıyla İran'la savaşa giren ancak yolunu kaybeden Trump; futbolu siyasi emellerine alet etmekten çekinmiyor. FIFA Başkanı Infantino'ya "İran takımı gelebilir ama kendi güvenlikleri için uygun olur mu bilmem" şeklindeki üstü kapalı tehdit mesajının ardından, ortaya sinema filmlerine taş çıkartacak bir "Tijuana Planı" çıktı. FIFA'nın onayladığı formüle göre İran milli takımı ABD topraklarında kamp kuramayacak. California sınırının hemen güneyindeki Meksika şehri Tijuana'ya yerleşecekler ve Los Angeles'ta oynayacakları maçlar için her seferinde sınır kapısından geçerek günübirlik seyahat edecekler. Ama işte yine şeytan kaybetti. Çünkü bu zorunlu plan İran'ın lojistik olarak işine geldi. Zira Tijuana, Los Angeles'a daha önce planlanan Tucson kampından çok daha yakın. İran G Grubu'nda Yeni Zelanda, Belçika ve Mısır ile mücadele verecek.

Karayipler'den Yükselen Peri Masalı: Curaçao

Bu turnuva, ekran başındaki Avrupalı ve Türk futbolseverler için tam bir uyku düşmanı. Doğu Kıyısı ile 7, Batı Kıyısı ile 10 saatlik zaman farkı, akşam 18.00'de başlayıp sabah 06.00'ya kadar uzanan 13 farklı maç saati anlamına geliyor. Ancak bu uykusuzluğa rağmen futbolu hâlâ neden bu kadar çok sevdiğimizin yanıtını veren bir hikaye var. Curaçao; 150 bin nüfuslu, haritada yerini bulmakta zorlanacağınız bir küçük Karayip adası... Milyarlık Çin ve Hindistan'ın televizyondan izleyebileceği 2026 Dünya Kupası'nda boy gösterecek. Hollanda Krallığı'na bağlı özerk bir bölge olan Curaçao, kadrosunu Hollanda altyapılarında yetişmiş oyuncularla kurdu. Takımın başındaki Fenerbahçe'nin eski hocası Advocaat, turnuvanın en yaşlı teknik direktörü. Hollandalı; 10 maçta 7 galibiyetle vizeyi aldıktan sonra 'ailevi nedenlerle' görevden ayrılmış, kupa vizesinin alınması sonrası ise iş başı yapmıştı.