FIFA 2026 Dünya Kupası başladı. 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdiren Ay-Yıldızlıların kaptanı Hakan Çalhanoğlu, Amerika'daki macera için iddiasını ortaya koydu: "Hedefimde milli takımla kupa kaldırmak var. Her zaman hedefimi yüksek tutarım. Dünya Kupası'ndayız, hedefim tabii ki final ve dünya kupasını getirmek."
Hedef Gruptan Lider Çıkmak
Tecrübeli kaptan, D Grubu'nda karşılaşacakları ABD, Paraguay ve Avustralya ile ilgili olarak "Hiçbir zaman rakibinizi küçümsemeyeceksiniz. Futbolda böyle. Onlar bizden düşük görünse de tehlikeli olabiliyorlar. Genelde kapanan takım ortaya çıkıyor, bu bizi zorluyor. İyi hazırlanmamız gerekiyor. Tabii ki hedefimiz gruptan lider çıkmak" dedi.
Hakan, "Turnuva ağacını incelediğiniz mi? İhtimaller üzerine konuşuyor musunuz?" sorusuna ise "Onu hiç konuşmayız, tabii ki rakipleri analiz ederiz ama hedefimiz her zaman lider çıkmak, sonraki yolu hesaplamayız. Her zaman kazanıp en iyi şekilde gruptan çıkmak istiyoruz" yanıtını verdi.
Fransa Favori Ama...
Milli takımın kaptanı, Dünya Kupası'nda favori takımların sorulması üzerine, "Fransa'yı favori olarak görüyorum. 1 tane 11'leri yok, 3 takımı var, o kadar güçlü oyuncuları var. Hepsi birbirinden iyi. İsimlere baktığımızda bu takım normalde şampiyon olması gerekiyor dersiniz. Onun dışında Arjantin ve Brezilya gibi ekipler favori oluyor ama inşallah onlar olmaz biz oluruz. Hangi takımla karşılaşacağımız fark etmez. Kendine ve takımına güvendiğinde hangi takım olursa olsun fark etmez. Ben büyük isimlerle karşılaştım, kazandığımız maçlar oldu. O yüzden iyi takımlarla karşılaşmak da güzel oluyor" ifadelerini kullandı.
Hiçbir Pozisyonda Sıkıntımız Yok
UEFA Başkanı Aleksander Ceferin'in Türkiye'nin orta sahasını övmesiyle ilgili görüşü sorulan Hakan Çalhanoğlu, "Bizi 'Underdog (Sürpriz)' olarak gösteriyorlar. Eskiden, 'Sağ bekimiz az, orta sahamız yetersiz, stoperimiz yok.' diyorlardı. Allah'a şükür şimdi bereketliyiz. Her yerde doluyuz, bu da avantaj. Oyuna giren ya da çıkan fark etmiyor. Hiçbir pozisyonda sorunumuz yok" dedi.
3.'lük Bizi Baskı Altına Almaz
Hakan Çalhanoğlu, A Milli Futbol Takımı'nın 2002'deki dünya 3'üncüsü olmasının kendilerini baskı altına alıp almadığı sorusuna şu yanıtı verdi: "Bu milli takımın başarısı. Bir gün biz de milli takımdan ayrılınca diğerlerinin başarısını isteriz. Hiçbir zaman 'Onlar bunu başardı.' diye düşünmüyoruz. Nasıl ki o zaman gururlandıysak, sevindiysek, aynısını biz de yapmak istiyoruz. Bülent ve Rüştü ağabeyler Riva'ya geldi. Sohbet ettik, anıları konuştuk. Soracağımız soruları sorduk ve cevapları aldık. Bülent ağabey ile konuşurken, 'Siz orada mutlu ve huzurlu olduğunuz sürece hiçbir sıkıntı olmaz. Kamp 1 hafta gibi geçer.' dedi. Bizde de bu potansiyel var, Avrupa Şampiyonası'nda bunu yaşadık. İnşallah bu kamp da böyle olur" diye konuştu.
Bazı Şeyleri Anlatmaya Kelimelerim Yetmiyor
2002 yılında 8 yaşında olduğunu söyleyen Hakan Çalhanoğlu, milli takıma dair o günlerdeki anılarını şöyle anlattı: "Dünya Kupası maçlarını hep camide izlerdim. Kur'an-ı Kerim okumaya gidiyorduk, namazdan sonra öğlene doğru maçlar oluyordu, hep camide izliyordum, orada seviniyorduk, gol olduğunda sandalyeler havada uçuyordu. Küçükken televizyondan izliyorsun, şimdi sahadasın, hem de kaptan olarak sahadasın. Bu, anlatmakla olmaz, bunu yaşamak gerek. O zaman bizim dualarımız kabul oldu, inşallah şimdiki gençlerimiz bize dua eder. Sahaya çıkıp elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz."
Önce Soğuk Su Sonra Besmele
Hakan, maç öncesi vazgeçilmezlerini şöyle anlattı: "Otelden çıkmadan önce mutlaka eşimi ararım, çocuklarımla konuşurum her zaman. Çocuklarımın ve eşimin sesini duymam gerek. Stada geldiğimizde soyunma odasında müziği açarız, bizi coşturan şarkılar açarız. Birbirimizle sesli konuşarak, motive ederek hazırlanıyoruz. Eski günleri anıp nerelere kadar geldiğimizi hatırlatma yaparız. Sahaya çıkmadan önce soğuk suyla yüzümü yıkarım, sonra besmele çekip sahaya çıkarım."
Montella Bize İyi Geldi
Teknik direktör Vincenzo Montella ile yükselişe geçmeleri hakkında da konuşan Hakan, "Hocanın gelmesi takıma iyi geldi. Kendi düşünceleriyle, kendi taktiğiyle takıma verdikleri çok önemli. Adım adım gelişmeye başladık. Her zaman 'Sabırlı olmalıyız.' demiştim. Sonunda dediğim ortaya çıktı. Biz Türk insanı olarak biraz sabırsızız. Yavaş yavaş merdivenleri çıktık. Uluslar A Ligi'ne çıktık, bu da başarı ve bizim zaten orada olmamız gerek. 24 yıl sonra Dünya Kupası'na katıldık, demek ki iyi yoldayız. Hocanın katkısı burada çok. Herkesle iyi anlaşıyor, herkese aynı şekilde yaklaşıyor, dengeyi iyi kuruyor. Bazen kötü durum olunca sesi tabii ki yükseliyor. Bunu siz fazla görmüyorsunuz ama hocayla ağabey-kardeş gibi bağımız var" değerlendirmesinde bulundu.
Milli Takımda İnsan Büyüdükçe Küçülmeli
'Yaşı geldi, çok sakatlanıyor' diyorlar. Ama fitim, kendimi yaşlı olarak görmüyorum. Almanya'da doğup büyüyen birisi olarak Türk Milli Takımı'nı seçmem kolay olmadı. Beni ilk kez milli takıma Fatih hoca çağırmıştı. Ülkem adına oynadığım için mutluyum ve ayrı bir gurur yaşıyorum. Tırnaklarımla kazıyarak buraya geldim. Benim ilk Dünya Kupası tecrübem olduğu için ayrı bir gurur yaşıyorum. Kaptan olarak sahaya çıkarken o hissiyatı anlatabilmek kolay değil. Futbolculuğumdan ziyade insanlığıma güvendiler. Ben her zaman herkese eşit davrandım. Burası milli takım. İnsan büyüdükçe küçülmeli. Bunu ağabeylerim ve hocalarım sayesinde öğrendim."
Unutulmazlar
Dünya Kupası'nda unutamadığı anları aktaran Hakan, "İlhan ağabeyin (Mansız) attığı altın gol her zaman gözümün önünden geçiyor ve İlhan ağabeyin Okocha hareketi aklıma geliyor. Ronaldinho'nun İngiltere'ye attığı frikik golünü unutmuyorum. Zidane'ın Materazzi'ye attığı kafa da unutulmaz." dedi. Tecrübeli yıldız, ayrıca Dünya Kupası denildiğinde Zidane, Pirlo, Ronaldinho, Beckham ve A Milli Futbol Takımı'ndan Rüştü Reçber, İlhan Mansız, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş gibi isimlerin aklına geldiğini vurguladı.



