Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, imam hatip okullarının yaklaşık 1 milyon 100 bin öğrenci, 100 bine yaklaşan öğretmen kadrosu ve güçlü pansiyon kapasitesiyle eğitim sisteminin en önemli kurumsal yapılarından biri haline geldiğini söyledi.
Konya'da Büyük Türkiye Şöleni
Tekin, Konya'da Selçuklu Kongre Merkezi'nde düzenlenen İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni'nde yaptığı konuşmada, imam hatip meselesinin milletin evlatlarını kökleriyle buluşturma meselesi olduğunu ifade etti. İmam hatip meselesinin, inancı hayatın dışına itmek isteyenlere karşı milletin çocuklarına sahip çıkma mücadelesi olduğunu vurgulayan Tekin, "İmam hatip meselesi ezanın, Kur'an'ın, caminin, ailenin, ahlakın ve vatan sevgisinin nesilden nesile aktarılması mücadelesidir. Bu okulların kapısından giren her bir evladımız, bir okulun öğrencisi olmanın çok ötesinde büyük bir hafızanın, duanın ve beklentinin de muhatabıdır." dedi.
Öğrencilerin Gösterdiği Performans
Tekin, etkinliğe ülkenin dört bir yanından gelen öğrencilerin hünerlerini sergilediğini ve her öğrencinin emanet edilen alanın hakkını verme gayretini ortaya koyduğunu belirtti. Her öğrencinin imam hatip okullarının yıllar içinde taşıdığı emaneti yeni kuşaklara güçlü bir iradeyle aktardığını dile getiren Tekin, "Bugün imam hatip camiası Türkiye'nin dört bir yanında kök salmış büyük bir maarif ekosistemine sahiptir. Başta rahmetli Tevfik İleri olmak üzere Mahmut Celalettin Ökten ve emeği geçen bütün büyüklerimiz ve hocalarımız sayesinde bugün sahip olduğumuz bu model, sadece Türkiye'de değil aynı zamanda dünyanın birçok ülkesinde de model olarak sunulabilecek nevi şahsına münhasır bir okul sistemidir." ifadelerini kullandı.
İmam Hatip Okullarının Sunduğu İmkanlar
Tekin, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün pozitif bilimlerle dini eğitimin bir arada verildiği bu modeli markalaştırmak için çalıştığını belirterek, "Şu an Türkiye'de imam hatip okullarımız, yaklaşık 1 milyon 100 bin öğrencimiz, 100 bine yaklaşan öğretmen kadromuz ve güçlü pansiyon kapasitemizle eğitim sistemimizin en önemli kurumsal yapılarından biri haline dönüşmüş durumda. Bu okullarımız, 2014 yılındaki meşhur dershane kanunundaki proje okul kavramıyla çok farklı programların uygulandığı bir okul modeli haline dönüştü. Hafızlık programlarından yabancı dil hazırlık sınıflarına, fen ve sosyal bilimler tecrübesinden sanat, spor, teknoloji ve kültür alanlarına uzanan programlarıyla imam hatip okullarımız, bugün çok yönlü ve güçlü bir eğitim imkanı sunmaktadır." dedi.
28 Şubat Süreci ve Vesayet Aklı
Tekin, 28 Şubat sürecinde öğretmen olma hayali kuran gençlerin okul tercihi nedeniyle haksızlıklarla karşılaştığını hatırlatarak, "Milletin inancını, kıyafetini, okul tercihini ve hayat tarzını hizaya sokmaya çalışan vesayet aklı egemen olmaya çalıştı. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, evlatlarımızın önüne konulan bu yasakçı düzenekleri teker teker tasfiye etti. Başörtüsü yasağı, katsayı adaletsizliği sona erdirildi. İmam hatip okullarının önüne örülen bütün duvarlar bir bir yıkıldı. Eğitim hakkını, okul tercihi, inanç ve kimlik üzerinden daraltmak isteyen vesayet aklı, millet iradesinin karşısında gerilemek zorunda bırakıldı. Bugün gençlerimiz bu salonda Kur'an'ı öz güvenle okuyabiliyorsa, hafızlarımız emeklerini gururla ortaya koyabiliyorsa, kızlarımız ve erkeklerimiz kendi kimlikleriyle eğitim hayatında varlık gösterebiliyorsa burada yıllara yayılan büyük bir demokrasi mücadelesinin, milletle omuz omuza yürüyen kararlı bir liderliğin emeği var." diye konuştu.
Dijital Tehditler ve Rehberlik Hizmetleri
Tekin, çocukların ve gençlerin hızla değişen dünyada karşı karşıya oldukları risklerin geçmişten farklı biçimlerde ortaya çıktığını belirterek, "Saldırılar artık kimi zaman masum bir eğlence görüntüsüyle, kimi zaman kısa video filmiyle, elektronik oyunlarla ya da sosyal medyada viral olan bir akımla karşımıza çıkıyor. Dijital mecralar, algoritmalar, akran baskısı, siber zorbalık, yalnızlığı derinleştiren sanal ilişkiler, şiddeti sıradanlaştıran içerikler ve aile bağlarındaki zayıflama artık eğitim meselemizin tam odağında yer alıyor. Bunlar karşısında sessiz ve seyirci kalamayız, kalmamalıyız. Evlatlarımızı, ekranların insafına terk etmemeliyiz. Gençlerimizin ruh dünyası, algoritmaların merhametine bırakılmamalı." dedi.
Rehberlik Hizmetlerinin Güçlendirilmesi
Aile bağlarının zayıflaması ve dijital kuşatmanın artması karşısında eski yöntemlerle ilerlemenin mümkün olmadığını vurgulayan Tekin, "Öğrencinin öfkesini, içine kapanmasını, arkadaş çevresini, dijital dünyadaki izlerini ve ailesiyle kurduğu bağı okulda kendisini nasıl hissettiğini aynı hassasiyetle gözetmek, takip etmek zorundayız. Bir evladımız sessizce uzaklaşıyorsa mutlaka fark edeceğiz. Bir gencimizin kalbinde öfke büyüyorsa mutlaka takip edip ilgileneceğiz. Bir öğrencimiz kendini yalnız hissediyorsa ona mutlaka ulaşacağız. Bu yükü okula, aileye, öğretmene, rehberlik servisine ve fiziki güvenlik tedbirlerine bırakmadan hep beraber ilgileneceğiz. Bakanlık olarak biz bu tabloyu bütün boyutlarıyla görüyor ve ele alıyoruz. Rehberlik hizmetlerimizi daha da güçlendirmeye çaba sarf ediyoruz. Okul ve aile bağını tahkim etmek için 2,5 yıldır çok yoğun bir çaba içindeyiz." diye konuştu.
Programda, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri Mustafa Hakan Özer ve Hasan Ekici ile Din Öğretimi Genel Müdürü Ahmet İşleyen de birer konuşma yaptı. Bakan Tekin, etkinlik boyunca çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti.



