YÖK Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde yürütülen dönüşüm çalışmalarının merkezinde Türkiye'nin insan kaynağı ihtiyacının bulunduğunu belirtti. Program kontenjanlarının ülkenin gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirildiğini ifade etti.
İstihdam ve Beşeri Sermaye Odaklı Dönüşüm
Özvar, Türkiye'nin istihdam planlamasını, iş gücüne duyulan ihtiyacı, gelecekte öne çıkacak alanları ve ülkenin beşeri sermayesinin doğru şekilde yönlendirilmesini dikkate aldıklarını söyledi. Başta yapay zeka ve dijital tabanlı programlar olmak üzere bazı yeni programlar açarak yeni kontenjanlar oluşturduklarını anımsattı.
Tanıtım Faaliyetleri ve Uluslararasılaşma
Tercih döneminde adayların doğru karar verebilmeleri için bilgilendirme çalışmalarının sürdürüleceğini aktaran Özvar, rektörlerden tanıtım günlerinde kampüslerde bulunmalarını rica etti. Üniversitelerin internet siteleri, sosyal medya hesapları ve diğer iletişim araçlarıyla tanıtıcı faaliyetlerin sadece Türkçe değil, yabancı dillerde de yapılması gerektiğini vurguladı. "Üniversitelerimiz her bir programa daha yüksek başarı sıralamasından öğrenci alabilmeyi hedeflemek zorundadır" dedi.
Sanayi ve Ticaret Sektörüyle İşbirliği
Mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve iş yeri temelli uygulamalı eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla kapsamlı bir dönüşüm süreci yürüttüklerini belirten Özvar, eğitim ile istihdam arasındaki ilişkiyi güçlendirmeyi, öğrencilerin mezuniyet öncesinde gerçek iş ortamlarıyla buluşmasını sağlamayı ve yükseköğretim sistemini sektörlerin değişen ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. İstanbul, İzmir ve Gaziantep'te yürütülen pilot uygulamaların beklentilerin üzerinde sonuçlar verdiğini, iş dünyasıyla kurulan güçlü bağların öğrencilerin istihdamına doğrudan katkı sunduğunu kaydetti.
Küresel Görünürlük ve Akreditasyon
Türk yükseköğretiminin küresel görünürlüğünün artırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını vurgulayan Özvar, "Üniversitelerimizin uluslararası araştırma alanına daha fazla dahil olması, farklı ülkelerden öğrenciler ve akademisyenler için daha cazip hale gelmesi, Türk yükseköğretiminin küresel ölçekte tanınırlığını ve etki alanını genişletmektedir" dedi. Program ve kurumsal akreditasyon oranlarının her geçen yıl arttığını belirten Özvar, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) kapsamında önemli bir aşamaya gelindiğini vurguladı. TYÇ logosu alan program sayısının 2 bin 120'ye ulaştığını aktardı.
Mikro Yeterlilikler ve Esnek Öğrenme
Özvar, "Yükseköğretim Kurumlarında Mikro Yeterlikler Çerçevesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın geçen hafta yürürlüğe girdiğini anımsattı. Düzenlemeyle yükseköğretimde esnek öğrenme, hayat boyu öğrenme ve beceri temelli eğitimi merkeze alan yeni bir yaklaşımın hayata geçirildiğini ifade eden Özvar, mikro yeterliliklerin yükseköğretim için "cesur bir adım" olduğunu, bu sistem sayesinde öğrencilerin, mezunların ve çalışanların ihtiyaç duydukları bilgi ve becerileri uzun süreli programlara bağlı kalmadan, modüler ve esnek eğitimlerle kazanabileceklerini kaydetti.



