ABD Bütçe Açığı 2036'da 31 Trilyon Dolara Yükselecek
ABD Kongre Bütçe Ofisi (CBO) tarafından yayınlanan son rapor, ülkenin bütçe açığının 2036 yılına kadar 31 trilyon dolara çıkacağını ortaya koydu. Bu öngörü, küresel finans piyasalarında endişelere neden olurken, Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkileri de dikkatle izleniyor.
Raporun Ana Bulguları ve Projeksiyonlar
CBO'nun analizine göre, ABD'nin bütçe açığındaki artış, temel olarak yaşlanan nüfus, artan sağlık harcamaları ve yüksek faiz ödemelerinden kaynaklanıyor. Raporda, 2024 yılında 1.6 trilyon dolar olan açığın, önümüzdeki on yıllık dönemde sürekli bir yükseliş göstereceği belirtiliyor. 2034 yılına gelindiğinde, açığın Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) oranının yüzde 6.1'den yüzde 8.5'e çıkması bekleniyor.
Bu durum, ABD'nin borç stokunun da önemli ölçüde artacağı anlamına geliyor. CBO projeksiyonlarına göre, federal borç 2034 yılında GSYH'nin yüzde 116'sına ulaşacak. Bu oran, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en yüksek seviyelerden biri olarak kayıtlara geçecek.
Küresel Ekonomi ve Türkiye İçin Riskler
ABD bütçe açığındaki bu dramatik artış, küresel ekonomi üzerinde çeşitli riskler oluşturuyor. Özellikle doların değerindeki dalgalanmalar, uluslararası ticaret dengesizlikleri ve yatırımcı güvenindeki azalma, dünya çapında ekonomik istikrarı tehdit edebilir. Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için bu durum, döviz kurları ve enflasyon üzerinde ek baskılar yaratma potansiyeli taşıyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu açık sorununu çözmek için alması gereken önlemleri şu şekilde sıralıyor:
- Vergi politikalarında reform yapılması
- Kamu harcamalarının kontrol altına alınması
- Ekonomik büyümeyi destekleyici yapısal düzenlemeler
- Sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerinde verimlilik artırıcı adımlar
Geleceğe Yönelik Senaryolar ve Uyarılar
CBO raporu, mevcut politikaların devam etmesi halinde bütçe açığının daha da kötüleşebileceğine dair uyarılarda bulunuyor. Raporda, ekonomik büyümenin yavaşlaması veya faiz oranlarının beklenenden daha hızlı artması gibi faktörlerin, açık tahminlerini olumsuz yönde etkileyebileceği vurgulanıyor. Bu nedenle, politika yapıcıların acil önlem alması gerektiği belirtiliyor.
Sonuç olarak, ABD'nin bütçe açığındaki bu öngörülen artış, sadece Amerikan ekonomisi için değil, küresel finansal sistem için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası piyasalar, bu gelişmeleri yakından takip ederek gerekli ekonomik politikaları gözden geçirmek zorunda kalacak.