ABD Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı son veriler, ülkenin bütçe açığında dikkat çekici bir artış olduğunu ortaya koydu. 2024 mali yılının Ekim ayından itibaren geçen ilk dört aylık dönemde, federal bütçe açığı 600 milyar dolar sınırını aşarak 828 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla açıktaki büyük bir sıçramayı işaret ediyor.
Açıktaki Artışın Arkasındaki Nedenler
Bütçe açığındaki bu önemli yükselişin arkasında birkaç temel faktör bulunuyor. En öne çıkan neden, faiz giderlerindeki keskin artış. Yükselen faiz oranları ortamında, ABD hazinesinin borçlanma maliyetleri ciddi şekilde arttı. Sadece bu dört aylık dönemde, faiz giderleri 357 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık %37'lik bir artış anlamına geliyor.
Diğer yandan, devletin gelir tarafında da bir daralma yaşandı. Vergi gelirleri, özellikle kurumlar vergisi alanında düşüş gösterdi. Gelirlerdeki bu azalma, harcamaların ise yüksek seviyelerde seyretmesiyle birleşince, açığın genişlemesine yol açtı. Harcama kalemleri arasında sosyal güvenlik programları, sağlık harcamaları ve savunma bütçesi öne çıkıyor.
Gelecek Döneme İlişkin Beklentiler ve Etkiler
Uzmanlar, mevcut eğilimin devam etmesi halinde, 2024 mali yılı sonunda bütçe açığının 1.5 trilyon dolar civarında olabileceğini öngörüyor. Bu durum, ABD'nin sürdürülebilir maliye politikası konusundaki tartışmaları yeniden alevlendiriyor. Yüksek bütçe açıkları, uzun vadede ekonomik istikrar, enflasyon ve doların değeri üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar olarak görülüyor.
Kongre Bütçe Ofisi (CBO) gibi kurumlar, artan borç stoku ve faiz ödemelerinin, gelecekteki hükümet politikaları üzerinde kısıtlayıcı bir etki yapabileceği uyarısında bulunuyor. Açıktaki bu büyüme, aynı zamanda küresel finans piyasaları tarafından da yakından takip ediliyor, çünkü ABD hazine bonoları dünyanın en önemli yatırım araçları arasında yer alıyor.
Sonuç ve Küresel Yansımalar
ABD'nin bütçe açığındaki bu hızlı artış, sadece Amerikan ekonomisi için değil, tüm dünya için önemli sinyaller taşıyor. Dünyanın en büyük ekonomisindeki mali disiplinle ilgili endişeler, uluslararası yatırımcıların risk algısını etkileyebilir. Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımları da bu süreçten etkilenebilir.
Önümüzdeki aylarda, vergi politikaları ve harcama öncelikleri konusunda Washington'da yaşanacak tartışmalar, bütçe açığının seyrini belirleyecek. Maliye Bakanlığı'nın gelecek raporları, bu eğilimin kalıcı mı yoksa geçici mi olduğunu gösterecek. Ancak şu anki veriler, ABD maliyesinin yüksek faiz ortamında önemli bir sınav verdiğini açıkça ortaya koyuyor.