Küresel metal piyasalarında yeni gün farklı yönlerde hareketlerle başladı. Bakır yüksek seviyelerini korurken kalay, çinko ve diğer bazı sanayi metalleri satış baskısıyla karşı karşıya kaldı.
LME'de Karışık Görünüm
London Metal Exchange (LME) kapanış verilerine göre altı ana metal arasında yalnızca nikel yükseliş kaydetti. Kalay ve çinko en fazla değer kaybeden metaller olurken, bakır sınırlı düşüşle güçlü seviyelerini korudu.
Sanayi metalleri; Çin ekonomisindeki yavaşlama, Orta Doğu'daki arz riskleri, ABD'nin ticaret politikaları ve madencilik şirketlerinin üretim verileriyle şekillenen dalgalı bir görünüm sergiliyor.
Metal Fiyatlarında Son Durum
Üç ay vadeli bakır kontratları yüzde 0,45 gerileyerek ton başına 13 bin 581,50 dolara indi. Buna rağmen bakır fiyatı 13 bin 500 dolar seviyesinin üzerinde kalmayı başardı.
Alüminyum yüzde 0,85 düşüşle 3 bin 150 dolara, çinko yüzde 1,46 kayıpla 3 bin 546 dolara ve kurşun yüzde 0,75 gerileyerek 1.852 dolara düştü.
Kalay fiyatı yüzde 1,92 azalarak 52 bin 780 dolara gerilerken, nikel yüzde 0,23 yükselişle 16 bin 803 dolara çıktı. Demir cevheri ise ton başına 98,88 dolar seviyesinde işlem görerek 100 dolar sınırının altında kalmaya devam etti.
Bakır Güçlü Görünümünü Koruyor
Sanayi metallerinin en önemli göstergelerinden biri olan bakır, günlük kayba rağmen kritik 13 bin 500 dolar seviyesinin üzerinde tutunuyor. Bakır fiyatlarını yıl boyunca destekleyen başlıca unsurlar arasında ABD'nin ithalat tarifelerine yönelik beklentiler, düşük borsa stokları ve enerji dönüşümünün uzun vadeli talep yaratacağı öngörüsü bulunuyor. Ancak Çin ekonomisindeki yavaşlama fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İkinci çeyrekte büyümenin yüzde 4,3 seviyesine kadar gerilemesi ve iç talepteki zayıflık, kısa vadeli tüketim beklentilerini sınırlıyor.
Elektrik altyapısı, inşaat, otomotiv, yenilenebilir enerji ve veri merkezi yatırımlarında yoğun kullanılan bakır, küresel ekonomik aktivite için önemli göstergelerden biri olarak takip ediliyor. ABD piyasalarındaki bakır vadeli işlemleri sınırlı toparlanma gösterse de Londra ve ABD piyasaları arasındaki fiyat farkı devam ediyor.
Alüminyumda Hürmüz Riski Sürüyor
Alüminyum fiyatları 3 bin 150 dolar seviyesine gerilese de hâlen son yılların yüksek bölgelerinde hareket ediyor. Orta Doğu'daki gelişmeler, özellikle Körfez ülkelerinin küresel alüminyum üretimindeki önemli rolü nedeniyle piyasalar üzerinde etkili oluyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin yavaşlaması, ham madde ve ürün sevkiyatlarına ilişkin riskleri artırırken, LME depolarındaki düşük stok seviyeleri arz endişelerini canlı tutuyor. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates Global Aluminium'ın Al Taweelah alümina rafinerisini yeniden devreye alması ise fiyatlardaki yükseliş baskısını sınırlayan gelişmeler arasında yer alıyor. Rafineride üretimin kademeli olarak artırılması beklenirken, Hürmüz üzerinden yapılan taşımacılığın güvenliği alüminyum piyasasının önemli risk başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Nikel Arz Fazlasıyla Mücadele Ediyor
Nikel, diğer metallerin aksine yüzde 0,23 yükselerek 16 bin 803 dolara çıktı. Ancak bu seviye, yıl içinde görülen 19 bin dolar üzerindeki fiyatların hâlâ altında bulunuyor. Dünyanın en büyük nikel üreticisi olan Endonezya'da artan üretim, paslanmaz çelik ve batarya sektörlerinden gelen talebin üzerinde kalarak piyasada arz fazlasına neden oldu.
Üretim kesintileri veya maden izinlerine yönelik kısıtlamalar kısa süreli fiyat artışları yaratabilse de Endonezya kaynaklı yüksek arz, nikelde kalıcı bir yükseliş hareketini zorlaştırıyor. İran kaynaklı gelişmeler nedeniyle kükürt ve sülfürik asit tedarikinde yaşanan sorunlar ise bazı nikel işleme tesislerinde maliyetleri artırıyor.
Kalay ve Çinkoda Satış Baskısı Arttı
Günün en sert düşüşü kalayda görüldü. Kalay fiyatları yüzde 1,92 düşerek 52 bin 780 dolara gerilese de tarihsel ortalamalara göre yüksek seviyelerini koruyor. Piyasa hacminin diğer metallere göre daha küçük olması, kalayda fon hareketlerinin fiyatlar üzerinde daha sert etkiler oluşturmasına neden oluyor.
Elektronik, yarı iletken ve enerji teknolojilerinde kullanılan kalay, yılın başında 59 bin dolar seviyesini aşarak rekor seviyelere ulaşmıştı. Çinko ise yüzde 1,46 düşüşle 3 bin 546 dolara indi. Galvanizli çelik üretiminin temel girdilerinden biri olan çinkonun görünümü, Çin'in inşaat ve altyapı talebine bağlı olarak şekilleniyor. Çin gayrimenkul sektöründeki zayıflık, çinko fiyatlarının yükseliş potansiyelini sınırlayan önemli faktörlerden biri olmaya devam ediyor.
Demir Cevheri 100 Dolar Seviyesini Aşamadı
Demir cevheri vadeli işlemleri 98,88 dolar seviyesinde kalarak kritik 100 dolar eşiğinin altında hareket etti. Deniz yoluyla taşınan küresel demir cevheri arzının büyük bölümünü Çin'deki çelik üreticileri tüketiyor. Bu nedenle Çin'in konut, altyapı ve inşaat sektörlerindeki gelişmeler fiyatların yönünde belirleyici oluyor.
Rio Tinto'nun ikinci çeyrekte Pilbara bölgesinden yaptığı demir cevheri satışlarının yıllık bazda yüzde 7 artarak 85,3 milyon tona ulaşması, kısa vadeli arz görünümünü destekledi. Şirketin ortalama satış fiyatı ton başına 85,2 dolara yükselse de yüksek sevkiyat seviyeleri ve Çin'deki zayıf gayrimenkul talebi, demir cevherinin 100 dolar üzerinde kalmasını zorlaştırıyor.
Metal Piyasalarında Gözler Çin ve Arz Risklerinde
Önümüzdeki dönemde yatırımcılar Çin'in sanayi üretimi ve inşaat talebine ilişkin verileri, ABD'nin bakır tarifelerine yönelik olası adımları ve Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik gelişmeleri yakından takip edecek. Çin'de yeni teşviklerin devreye alınması bakır, demir cevheri ve çinko fiyatlarını destekleyebilirken, gayrimenkul sektöründeki zayıflığın sürmesi yükselişleri sınırlayabilir.
Alüminyumda Körfez üretiminin normale dönüş hızı, nikelde Endonezya'nın arz politikası ve kalayda düşük likidite, fiyatların yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Metal piyasalarının mevcut görünümü, genel bir emtia rallisinden çok her metalin kendi arz ve talep dengelerine göre farklılaştığı bir döneme işaret ediyor.



