Petrolde Savaş Baskısı: Hürmüz Boğazı Kapanırsa Akaryakıta Zam Gelir
ABD-İsrail-İran arasında başlayan saldırılar, küresel enerji ve finans piyasalarını derinden etkiledi. Jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte petrol fiyatları yükselirken, altının gramı 8 bin TL seviyesini aştı ve kripto para piyasasında satış baskısı arttı. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali, enerji arzında ciddi daralma endişelerini beraberinde getiriyor.
Hürmüz Boğazı Neden Kritik Öneme Sahip?
Dünya ham petrolünün yaklaşık beşte biri, sadece 40 kilometre genişliğindeki Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. OPEC üyeleri Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak, petrol ihracatlarının büyük bölümünü bu boğaz üzerinden gerçekleştiriyor. Ayrıca, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatçılarından Katar'ın LNG'sinin neredeyse tamamı bu güzergahtan taşınıyor.
Çin'in ithal petrolünün yüzde 45'i ve Türkiye'nin ithal petrolünün yüzde 20'si Basra-Hürmüz koridorundan geçiyor. Suudi Arabistan, günde yaklaşık 5.5 milyon varil petrol sevkiyatıyla bölgede en yüksek hacme sahip ülke konumunda. İran'ın petrol ihracatının ise yaklaşık yüzde 90'ı Çin'e gidiyor ve 2025'in ilk yarısında günlük ortalama 1.7 milyon varil seviyesindeydi.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, 2024'te günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol boğazdan geçti. Bu rakam, küresel sıvı petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine denk geliyor. Bu nedenle, Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda küresel enerji arzında ani bir daralma yaşanabilir ve petrol fiyatlarında keskin artışlar görülebilir.
Akaryakıt Fiyatlarına Yansıma Beklentisi
Petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarını da olumsuz etkilemesi bekleniyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve petrol varil fiyatlarının hızla yükselmesi durumunda, akaryakıt fiyatlarına yakın vadede litrede yüzde 10 zam gelebileceğini ifade ediyor. Bu oran, yaklaşık 6-7 Türk Lirası'na denk geliyor.
Petrol Ürünleri İşveren Sendikası Başkanı İmran Okumuş, bölgedeki her gerilimin petrol fiyatlarını tırmandırdığını vurgulayarak, "İsrail ve ABD'nin İran'a saldırılarına devam etmesi petrol fiyatlarını hızla artırır. Piyasalar pazartesi açıldığında akaryakıt fiyatları üzerindeki etkisi net olarak ortaya çıkacaktır" dedi.
Petrol Fiyatları 150 Doları Görebilir
Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, petrol fiyatlarındaki artışın enerji altyapısının hedef alınıp alınmamasına bağlı olacağını belirtti. Rizvi, "Bu durumda bile petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10'luk bir artış görülebilir. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla petrol fiyatları varil başına 150 dolara kadar çıkabilir, küresel büyüme yaklaşık yüzde 1.5 baskı altında kalabilir" açıklamasını yaptı.
Altın ve Kripto Piyasalarındaki Gelişmeler
Jeopolitik belirsizlikler, altın piyasasında da yukarı yönlü hareketlere neden oldu. Kapalıçarşı'da altının gramı 8 bin Türk Lirası'nı geçti. Analistler, ABD-İsrail-İran geriliminin devam etmesi halinde ons altının 5.450-5.600 dolar seviyelerine yükselebileceğini öngörüyor. Büyük finans kuruluşları da son bir ayda altın fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize etti:
- JP Morgan: 6.300 dolar
- Deutsche Bank: 6.000 dolar
- UBS: 5.900 dolar
- Bank of America: 5.750 dolar
Kripto para piyasasında ise satış baskısı arttı. Bitcoin ve Ethereum'da düşüş yüzde 3'ü, Ripple'da ise yüzde 5.5'i aştı. Bitcoin 63 bin 847 dolara, Ethereum 1.858 dolara, Ripple da 1.3 dolara geriledi. Toplam piyasa değeri yüzde 2.7 düşüşle 2.2 trilyon dolara indi.
OPEC+ Olağanüstü Toplanıyor
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC+), İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bugün olağanüstü toplanarak üretimi artırma seçeneğini değerlendirecek. Suudi Arabistan ve Rusya öncülüğündeki grubun, üç aylık arz dondurma sürecinin ardından nisan ayından itibaren üretim artışını kademeli olarak yeniden başlatması bekleniyordu.
Sonuç olarak, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin devam etmesi durumunda enerji ve finans piyasalarında dalgalanmaların süreceği öngörülüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın durumu, küresel ekonomiyi doğrudan etkileyecek kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.
